Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da katıldığı Keşkek Festivali’ndeki ödül töreninde, Filistin’de soykırım gerçekleştiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ayakta alkışlayan ABD kongresi üyelerine tepki gösterdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’ın Ulus ilçesine bağlı Abdipaşa Beldesi’nde gerçekleştirilen Keşkek Festivali’ne katıldı. Festival çerçevesinde yapılan keşkek yarışmasının ödül töreninde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti iktidarlarının 22 yılda demokrasinin standartlarını yükselttiğini kaydederek, “Temel insan hakları noktasında 22 yılda çok önemli mesafeler aldık. Demokrasimizin standartlarını yükselttik. Yüksek standartlı bir demokrasiye ülkemizi kavuşturduk. Bundan sonra da, hukukumuz üstünlüğü ve adaletten ayrılmadan, temel insan hakları noktasındaki güçlülüğü daha da ileriye taşımaya devam edeceğiz. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Türkiye’yi dünyada, sözü geçen, hakkaniyetli ve dengeli dış politikasıyla Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.
ABD kongre üyelerine tepki
Bakan Tunç, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırıma ve soykırımdan sorumlu tutulan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ayakta alkışlayan ABD kongresi üyelerine tepki gösterdi.
Bakan Tunç, “Filistin’de Gazze’de maalesef bir katliam, soykırım devam ediyor. Birleşmiş Milletler’in güvenlik konseyinin ateşkes kararını uygulamayan bir devletin, ona devlet bile demek çok zor. 7 Ekim’den bu yana gerçekleştirdiği soykırım ile adeta terör örgütü gibi hareket eden ülkenin başbakanını, soykırım suçlusunu, ABD’nin kongresinde ayakta alkışlayanlar, insanlık vicdanına, dünya tarihine bir kara leke olarak geçmiştir. Biz Türkiye olarak, adaleti, hakkaniyeti, insan haklarını savunmaya, Filistinli kardeşlerimizin destekçisi olmaya, barışı savunmaya, ülkemizin milli menfaatlerini korumaya devam edeceğiz. Türkiye’yi terörün her türlüsünden arındırarak, huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu
Sel tehdidi
Konuşmasında okul, tünel, viyadük, köprü, üniversite, alt yapı, üst yapı çalışmaları, spor tesisleri, organize sanayi ve fabrika inşası, hastane yapımı, kamu binaları inşası gibi Bartın’da yapılan yatırımları da hatırlatan Bakan Tunç, şehirdeki sel riskini önlemek için çalışmalar yaptıklarını da kaydetti. Tunç, “Bartın’a 4 tane baraj kazandırdık, Bartın’ı sel tehlikesinden, çok şükür uzaklaştırmaya çalıştık” diye konuştu.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan ABD kongresine tepki
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

