Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Kasım, 2024 20:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da gerçekleşen Ak Parti Merkez İlçe 8. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Türk yargı ve adaletine yönelik saldırıların düzenlendiğini belirterek, “Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım” dedi.

Ak Parti Bartın Merkez İlçe 8. Olağan Kongresi bartın Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Divan heyetinin seçilmesiyle başlayan kongre, istiklal marşı okunmasının ardından konuşan Merkez İlçe Başkanı Muhammet Kızılayoğlu, “Bu bir bayrak yarışı. Bir süre önce atamayla ilçe başkanım, inşallah tek liste ile gidilen bu seçimde mazbatamı alarak, bayrağı en üste taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Gelir gider raporları okunduğu ve mevcut yönetimin ibra edildiği kongrede konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ak Parti iktidarlarının 22 yıldır tesis etmeye çalıştığı yargı ve adelet sisteminin kasıtlı olarak saldırıya uğradığını belirterek, “Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çok çalıştık. Reformlar yaptık. Ak Parti reformcu parti. AK Parti bir yandan adaleti savunup, diğer yana kalkınmayı savunur. ‘İkisi birden’ olacak diyoruz. Bunun için yola çıktık. e dolayısıyla güvenilir bir adalet sistemi. Hukukun üstünlüğünden esas alan, gecikmeye ve öngörülebilir adaletsizlikten noktasında çok mesafeler aldık. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında eğer biz hukukun üstünlüğünü esas alan bir yargı sistemi tesis etmeseydik, o geçmişte 367 krizlerini çıkaran yargı sistemi, o geçmişte 12 Eylül’lerde darbecilerin yanında duran yargı sistemi, 28 Şubat’larda darbeciler karşısında cübbeleri yerlere seren, onların karşısında hazır olda duran bir yargı sistemi, 27 Mayıs’ta Adnan Menderesleri, bakanları, idama mahkum eden bir yargı sistemi, eğer ülkemizde hakim olsaydı, 15 Temmuz’da bu millet darbecilere karşı olabilmesi mümkün olabilir miydi? İşte milletimizle, beraber o gece evlerinde oturmayan, adliyelere koşan, o vatan hainlerine karşı yakalama kararları çıkaran, gözaltı kararları çıkaran ve onların yargı önünde hesap vermelerini sağlayan bir yargı sistemimiz var. Bugün hazmedilemeyen de bu. Her gün adalete yönelik, her gün hukuka yönelik, her gün yargıya yönelik saldırıların sebebi bu. Vesayetçi anlayışı özleyenler, Yassı ada yargısını özleyenler, geçmişte yargıyı kendilerine arka bahçe yapanlar, bugün yargı milletin yargısı olduğu için hazmedemiyorlar ve sürekli saldırmaya çalışıyorlar. Biz o saldırılara kesinlikle müsaade etmeyiz. Türkiye’nin hukuk güvenliği endeksinde, ta aşağı sıralarda olduğunu söylemek de, saçmalık. Bunu devamlı tekrar ediyorlar. Amerika Birleşik Devletlerinde eski ABD Barolar Birliği Başkanı’nın kurduğu bir dernek ve bu derneğin yaptığı bir liste. Bilimsel kriterleren uzak, Türkiye gerçekleri ile hiç uyuşmayan, Türkiye’de birkaç muhalif isimden görüş olarak oluşturulan ve bağışlarla ayakta duran, bağış yapanın en ön sıralarda yer aldığı, başta birinci bağışçı Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, ikinci, üçüncü, dördüncü bağışçının ön sıralarda yer aldığı, hukuka güven endeksinde Türkiye’yi son sıralarda göstermeye çalışıyorlar. Kim yani bunlar? Basın Özgürlüğü Endeksinde Türkiye’yi, daha şu bir yılda 170 gazeteciyi şehit eden, öldüren İsrail’i, Türkiye’nin önünde gösteriyorlar. Böyle bir endekse güvenilir mi? Bunlar tamamen kara propaganda. Ülkemiz için yapılan bir kara propaganda. Ve bu para propaganda bu güvenilmeyen, saçma sapan endekslerin sözcülüğünü de maalesef muhalefet partileri burada yapmanın gayreti içerisinde. Yargımızın karalanmasına kesinlikle müsaade etmeyiz. Yirmi beş bin hakim ve savcımız gece gündüz büyük bir gayret içerisinde milletimizin yargı hizmetlerinden en adil bir şekilde yararlanması için çalışmak istiyorum. İçerisinde elbette ki hatalı kararlar veren olabilir. Ama onun düzeltme mekanizması, istinapı, temyizi, itirazı mümkün. Ve kendi içerisinde bunlar gerçekleştirilir. Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım. Ve ülkemizde hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, ve öngörülebilir bir adalet konusunda aldığımız mesafeyi daha ileri taşıyacak, önümüzdeki günlerde yargı reformu strateji belgemizi de Sayın Cumhurbaşkanımız açıklayacak ve özellikle toplumu huzursuz eden, suç ve suçluyla mücadelede kararlılığı ortaya koyan yeni düzenlemeleri de inşallah hayata geçireceğiz. Geçtiğimiz 22 yıl boyunca özellikle reform süreci kapsamında kanunlarımızın hemen hemen tamamını değiştirdik, yeniledik. Vatandaşlarımızın ihtiyacına uygun hale getirmenin gayreti içerisinde olduk ve anayasamızda da çok önemli reformlar yaptık. Hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları, çocuk hakları, çocukların korunması ve engelli yaşlı hakları bunları sadece anayasa değişiklikleriyle yaptığımız bu reformları biz aynı zamanda hayata da geçirdik, icraata da dönüştürdük. Temel hak ve özgürlükleri daha da güçlendirdik. Daha da tahkim ettik. Hukuk devletinin seçimini güçlendirdik” dedi.

Anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, “Bir daha bu ülkede darbeler olmasın, bu ülkede vesayetçi anlayış, milletin önünü bir daha kesmesin diye anayasamızda önemli yapısal reformlar yaptık. Hakimler, Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Askeri Şura, Milli Güvenlik Kurulu tüm bunların yapısını demokratik ilkelere uygun hale getirdik. Anayasamızda darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Kaldırdık, sizin onayınızla. Milletimizi desteğiyle. Sıkı yönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı, Anayasamızda. Bunların hepsini milletimizin evet oylarıyla değiştik. İç Hizmet Kanunu 35., hep konuşulurdu. Darbelere gerekçe gösterilirdi. Bunların hepsi değişti. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok çalıştık. Milletimiz buna destek verdi ve şimdi hedefimiz yeni bir anayasa. Demokratik, sivil, katılımcı bunca değişikliğe rağmen hala maddeleri arasında o vesayetçi ruhu taşıyan, bir takım çelişkilere ve tartışmalara yol açan tüm maddelerindeki çelişkileri, ortadan kaldıracak, yektesaplığı sağlayacak, vesayetçi ruhu tamamen ortadan kaldıracak, milletimizin temsilcileri tarafından yapılan, milletvekillerimiz tarafından yapılıp milletimize onaylatılan bir toplum sözleşmesini inşallah hayata geçirmek nasip olur. Türkiye yüz yılına bu yakışır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının başladığını bu anlamlı günlerde inşallah mecliste bir uzlaşma sağlanır ve Türkiye yüzyılına aşlarken ülkemiz demokratik bir anayasayla inşallah yoluna devam eder. Bu yönde mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Bakan Tunç, ardından Amasra ilçe teşkilatının kongresi katımak üzere ilçeye hareket etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonu universitesinde nevruz coskusu QiNFHwht
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi’nde Nevruz coşkusu

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen Nevruz Şenliği, renkli görüntülere sahne oldu.

Kastamonu Üniversitesi tarafından Nevruz Şenliği düzenlendi. Etkinlik, Kuzeykent Bayrak Anıtı’ndan Kastamonu Üniversitesi Etkinlik Alanı’na kadar gerçekleştirilen bayrak yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşün sonunda etkinlik alanında saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edildi. Günün anlam ve önemine dair konuşma yapan Kastamonu Üniversitesi Kültür, Sanat, Uygulama ve Araştırma Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. Zeki Gürel, nevruzun Türk milleti için Ergenekon’dan çıkışı temsil eden milli bir bayram olduğunu ifade etti. Gürel, bu özel günün dil, din ve coğrafya fark etmeksizin barışın, kardeşliğin ve kültürel birlikteliğin simgesi olduğunu vurguladı.

Daha sonra uluslararası öğrenciler sahne alarak kültürel zenginliği yansıtan gösteriler sundu. Kazakistanlı öğrencilerin “Dombra” performansı büyük beğeni toplarken, Azerbaycanlı öğrencilerin dans gösterisi izleyicilerden alkış aldı. Endonezyalı ve Filipinli öğrencilerin sergilediği geleneksel danslar programa renk kattı. Son olarak Raksan Halk Dansları Topluluğu’nun halk oyunları gösterisi ise katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı.

Gösterilerin ardından nevruz ateşi yakıldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın da katılımıyla protokol üyeleri ateşin üzerinden atlayarak baharın gelişini kutladı. Rektör Topal ve beraberindeki heyet örs üzerinde demir dövdü.

Etkinlikte yabanco öğrenciler, yöresel yemeklerini misafirlere ikram etti. Programın devamında ise Prof. Dr. Sıtkı Akarsu öncülüğünde Müzikoloji Bölümü öğrencileri tarafından konser verildi.

Etkinliğe katılan Sevde Gül, “Gayet güzel bir etkinlik olmuş, eğleniyoruz. Üniversitemiz bununla alakalı konferansta düzenledi. Kültürümüzün devamı açısından nevruz ve Hıdırellez etkinliklerinin devamının olması gerekiyor. Gençlerimizin bilinçlenmesi gerekiyor” dedi.

Azerbaycanlı öğrenci Elyaf Kasımı da, “Nevruzu çok güzel kutluyoruz. Azerbaycan’ın yöresel yemeklerini tanıtıyoruz. Eğleniyorum, çok güzel etkinlik geçiyor” diye konuştu.

Programa Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, İl Göç İdaresi Müdür Vekili Turgay Atsız ile çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin