Adalet Bakanı Tunç’tan Bartın Belediye Başkanı Yalçınkaya’ya ziyaret - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Kasım, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Tunç’tan Bartın Belediye Başkanı Yalçınkaya’ya ziyaret

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP’li Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya’yı ziyaret etti.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın temasları kapsamında belediyeyi ziyaret etti. Bakan Tunç ve beraberindekileri, Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya karşıladı. Bakan Tunç ile tanışıklığının eski dönemlere dayandığını ifade eden Başkan Yalçınkaya, davetini geri çevirmediği için Bakan Tunç’a teşekkür etti. Yalçınkaya, Bartın için gerçekleştirilecek projeler için destek istedi.

Bakan Tunç ise Bartın için yapılacak her hizmete gereken desteği verdiklerini ve vermeye devam edeceğini ifade etti. Başkan Yalçınkaya ile olan eskiye dayalı tanışıklığını ise esprili bir şekilde anlatan Bakan Tunç, “Uzun zamandır belediye başkanımızın bir daveti vardı, gerçekleştirelim ve hem bir hayırlı olsun temennimizi iletelim hem de gerek belediye çalışmaları, gerekse hükümet çalışmalarıyla ilgili istişareleri yapmak niyetiyle ziyarette bulunuyoruz. Tabii başkanımız ile 3 dönem birlikte milletvekilliği yaptık. Bartın için çalıştık. O muhalefetteydi, biz iktidar partisi milletvekili olarak Bartın’ımıza hizmet etmenin gayreti içerisinde olduk. Milletvekilliğinden önce belediye başkanlığı da vardı. 2 dönem belediye başkanlığından sonra parlamentoda birlikte Bartın’ımız için güzel hizmetlere vesile olmanın gayreti içerisinde olduk. O, milletvekilliğini bıraktı, yerel yönetime tekrar geriye döndü. Biz durmak yok, ileriye diyoruz. Tekrar Bartın halkının takdirleriyle tekrar belediye çalışmalarına koyuldu” dedi.

Bakan Tunç, hediyelerin verildiği anlarda da yaptığı iki ayrı espri ile güldürdü. Başkan Yalçınkaya’nın hediyesi olacağını söylemesi üzerine Bakan Tunç, 30 Mart-2009 ile 16 Mart 2023 tarihleri arasında Bartın Belediye Başkanlığı görevini yapan Cemal Akın’ı kast ederek, “Bu hediye Cemal Bey’den kalma değil, değil mi” diye sordu. Türk bayrağının bulunduğu kutunun kilidini açmaya çalışan Başkan Yalçınkaya ise, çevredekilerin gülerek tepki verdiği soruya, “Hayır, kesinlikle” cevabını verdi.

Bakan Tunç ise Başkan Yalçınkaya’ya cezaevlerindeki hükümlülerin yaptığı el işlemeli vazo hediye etti. Hediye karşısında memnuniyetini dile getiren Başkan Yalçınkaya, makam masasının önündeki sehpaya konulmasını isteyince Bakan Tunç ise esprili bir dille, “Ayak altına koyma, yükseğe bir yere koy” ifadelerini kullandı. Başkan Yalçınkaya ise, “Olur mu öyle hiç. Çok önemli bir hediye” diye konuştu.

Hediyelerin verilmesinin ardından ise ziyaret basına kapalı bir şekilde devam etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay