Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Ülkemizin kronikleşmiş meselelerini birer birer çözdüğümüz üzere inşallah şu terör belasını da tarihe gömeceğiz. Terörsüz bir Türkiye’ye yanlışsız gidiyoruz” dedi.
Amasya Kapalı Spor Salonunda düzenlenen AK Parti Amasya 8. Olağan Vilayet Kongresi’ne katılan Bakan Tunç, son dönemde terörün bitmesine yönelik atılan adımlara değindi. Şehitlerin ve gazilerin emanetine sahip çıkılacağını vurgularken, kardeşlik ile ulusal birliğin güçlenmesine kıymet verildiğinin altını çizen Tunç, “Vatandaşlarımız ortasında ırkı, rengi, dini, lisanı nedeniyle hiçbir ayrımcılık yok. Bugüne kadar da yapmadık. Temel hak ve özgürlükler noktasındaki kısıtlamaları ortadan kaldırdık. Hasebiyle hiçbir ayrım yapmadan bugünlere geldik. Kardeşliğimizi daha da güçlendirerek milletimiz ortasında ırkı, rengi, lisanı, dini, mezhebi nedeniyle fitne sokmak isteyenlere de müsaade etmeyeceğiz. Terörü de devreden çıkararak silahlarıyla bir arada toprağa gömeceğiz inşallah. Ülkemizin kronikleşmiş meselelerini birer birer çözdüğümüz üzere, inşallah şu terör belasını da tarihe gömeceğiz. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Terörsüz bir Türkiye’ye gerçek gidiyoruz” diye konuştu.
Galip Uzun’un vilayet lideri seçildiği kongreye AK Parti Genel Lider Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Amasya Milletvekilleri Haluk İpek, Hasan Çilez, parti yöneticileri ve çok sayıda partili de katıldı.


Adalet Bakanı Tunç: “Terör belasını tarihe gömeceğiz”
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

