Adalet Bakanı Tunç, seçim yasaklarına dikkat çekti - Karabük Haber Postası
adalet bakani tunc secim yasaklarina dikkat cekti asViteXX jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Nisan, 2024 12:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Tunç, seçim yasaklarına dikkat çekti

Bartın ve Amasra’da sevgi yürüyüşüne katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kendisine hediye edilen kemençeyi çaldı. Bakan Tunç, konuşması esnada mikrofonun pili bitince yaptığı, “Mikrofon bitti, seçim yasakları mı başladı” esprisi alandakileri güldürdü.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ilk olarak Bartın’ın tarihi, turistik kenti Amasra ilçesinde gerçekleştirilen Sevgi Yürüyüşüne katıldı. AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti ve MHP’li yönetici ve vatandaşların da katıldığı yürüyüşte, esnaf ve ilçe halkına karanfil dağıttı. Yürüyüş esnasında ise bir vatandaş tarafından Bakan Tunç’a adının yazılı olduğu bir kemençe hediye edildi. Bir süre kemençeyi inceleyen Tunç, mini bir kemençe konseri vermek istedi. İlk kez kemençe kullanan Tunç, büyük bir gayret ile kemençe çalmaya çalıştı. Yürüyüşe katılanlar ise alkışlayarak Bakan Tunç’a destek verdi.

Milletvekili Aldatmaz ise, “Beraber yürüdük biz yollarda” diyerek kemençe çalmaya çalışan Bakan Tunç’a destek oldu. Amasra’nın tarihi kale bölgesine de çıkan Bakan Tunç ve beraberindekiler burada ise ilçenin eşsiz güzelliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bakan Tunç, “Amasra’yı ne kadar sevdiğinizi bu birlik ve beraberliğinizden anlıyoruz. Biz Amasra’yı çok seviyoruz. Amasra Fatih Sultan Mehmet’in emaneti” dedi.

Başarılı bir seçim dönemi geçmesi temennisinde bulunan Bakan Tunç, 2Seçimler demokrasi şöleni. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi yine yarın da inşallah ülkemiz çok başarılı bir seçimi gerçekleştirecektir’ ifadelerini kullandı.

Seçim yasakları uyarısı

Bakan Tunç, Amasralılara saat 18.00’den sonra seçim propaganda yasaklarının başladığını hatırlatarak, şu uyarılarda bulundu:

’’Birazdan biz Bartın’a sevgi yürüyüşüne katılmaya gideceğiz. Sizler saat 18.00’e kadar propaganda yapabilirsiniz. Propaganda serbestisi var. Saat 18.00’e kadar eşinizi, dostunuzu ziyaret edebilirsiniz. Saat 18.00’den sonra da telefon görüşmesi yasak değil. Telefonlarınızla, bütün komşularınızı arayabilirsiniz. Adalet Bakanımız, Amasralı komşumuzun size selamı var, bu kez böyle yapmamız gerekiyor. Bu kez Amasramıza altın çağ yaşatmamız gerekiyor diyeceğiz. Ve Amasralı da pişman olmayacak.’’

Milletvekili katılımcıları coşturdu

Ardından Bartın’a geçen Bakan Tunç, Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na destek için düzenlenen Sevgi Yürüyüşü’ne katıldı. Bakan Tunç, Başkan Fırıncıoğlu ile birlikte vatandaşlara ve esnafa karanfil dağıttı.

Belediye Başkanı Fırıncıoğlu, “Ben hayal görmedim. 1 yıldır bu gücü arkamda hissettim. Bir senelik başarılı dönemimden sonra belediye başkanı olsam ne olurdu, olmasam ne olurdu. Ama Bartın kararını verdi. Büyüklerim de aday gösterdi. Bana da bir tek çalışmak düşer” dedi.

Seçim yasakları esprisi güldürdü

Bakan Tunç, konuşması esnasında mikrofon pili bitince seçim yasakları ile ilgili espri yaptı. Tunç’un ’’Mikrofon bitti, seçim yasakları mı başladı’’ esprisi alandakileri güldürdü.

Bakan Tunç, Bartın’da tam anlamda ittifakı sağladıklarını belirterek, “Bartın’ımızda Cumhur İttifakı olarak Türkiye’ye örnek bir birlikteliği gerçekleştirdik. Gerçek belediyecilik, proje üretir. Ürettiği projeleri milletvekiline ve bakana ulaştırır ve gerçekleşmesi için çalışır. Bu avantaj, Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’nda var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı var. Genel Başkanlarımız var. Olmayan ne var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı, üçü bir arada olsun, Bartın güçlü olsun inşallah. Bartın’ımızda tam ittifak sağladık, tam. Bu birlikteliği seçimden sonra inşallah, eser ve hizmet siyasetine dönüştüreceğiz’’ şeklinde konuştu

Herkesi oy kullanmaya davet eden Tunç, sandık esprisi de yaptı. Tunç, konuşmasında, ’’Sandıklar patlasın dediler ama bir dahaki seçimde yeniden kullanırız. Sonuna kadar, tam dolduralım. İnşallah akşam da erken saatte, Türkiye’nin seçim sonuçları belli olan ilk ili Bartın olsun, Belediye Başkanı Fahri Fırıncıoğlu olsun’’ diye konuştu.

Bakan Tunç ve beraberindekiler, bir süre daha karanfil dağıtarak alandan ayrıldı

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay