Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Mayıs, 2015 08:06 tarihinde yayınlandı
0

Açık İlk ve Ortaöğretim için Mezuniyet Töreni Düzenlendi

KASTAMONU Açık İlk ve Ortaöğretim Okullarından mezun olan öğrenciler için Kastamonu’da mezuniyet töreni düzenlendi.
Halk Eğitim Merkezinde gerçekleştirilen törende konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Zeki Başyemenici, Kastamonu’da Açık Öğretim Okullarına kayıtlı aktif öğrenci sayısının yaklaşık altı bin civarında olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Bu sayının önemli bir bölümünü, yüzde 50’den fazlasını da bayan öğrencilerimiz yani 3 bin 357 kişi oluşturmaktadır. Ayrıca Açık Öğretim Okullarına kayıtlı bayan öğrenci sayısının artışını, Kurtuluş Savaşında tarihe altın harflerle adını yazdıran Kastamonu şehrine yakışır bir sayı olarak kabul ediyorum ve bayanlarımızı da ayrıca kutluyorum. İlimizde halen aktif olarak Açık Öğretim Lisesinde 2 bin 109’u erkek, 2 bin 326’ıs bayan olmak üzere toplam 4 bin 435, Mesleki Açık Öğretim Lisesinde 175’i erkek, 468’i bayan olmak üzere toplam 643, Açık Öğretim Ortaokulunda ise 173’ü erkek, 563’ü bayan olmak üzere toplam 736 öğrenci, öğrenim görmektedir. Kastamonu’da bugüne kadar Açık Öğretim Lisesinden 2 bin 964, Mesleki Açık Öğretim Lisesinden 312 ve Açık Öğretim Orta Okulundan da 2 bin 843 öğrencimiz mezun olmuştur. Bu gün mezunlar kafilesine sizleri de dahil etmenin haklı gururunu hep birlikte yaşıyoruz.”
Türkiye’ye genelinde çeşitli nedenlerle eğitim sürecinden ayrılmak zorunda kalmış vatandaşların Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Açık öğretim Okullarının aktif öğrenci sayısının Türkiye genelinde 1 milyon 500 bine yaklaştığını ifade eden Başyemenici, şunları söyledi:
“Daha 2006 yılına kadar Türkiye genelinde 90’na yakın merkezden Açık Öğretim Okullarının iş ve işlemleri yapılırken daha kaliteli hizmet anlayışı ile bugün meslek liseleri de dahil 3 bini aşkın kurum ve merkezlerden iş ve işlemler yürütülmektedir. Sınavlarımız daha önceleri 90 merkezde (il merkezleri ve birkaç büyükşehir merkez ilçesi) yapılırken öğrencilerimizin ulaşım ve konaklama mağduriyetleri göz önüne alınarak bugün sınav yapılan merkez sayımızı 769’a çıkardık. Açık Öğretim Lisesi ve Mesleki Açık Öğretim Lisesi mezunlarından üniversiteye yerleşen öğrenci sayısının da küçümsenemeyecek kadar fazla ve başarı oranlan da bir o derece yüksek olması bizleri son derece mutlu etmektedir.”
“AÇIK ÖĞRETİM OKULLARI, EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLIYOR”
Açık Öğretim Okullarının amacının gelişmiş kitle iletişim araçları ve yeni teknolojileri kullanarak, temel eğitimi tamamlayamayan temel eğitimi tamamlamış ancak orta öğretime devam edememiş veya orta öğretimden ayrılan bireylere genel lise veya meslek lisesinde öğrenim görme fırsatı vermek olduğunu aktaran Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Cengiz Bahçacıoğlu ise, “Yani, eğitimde fırsat ve imkan eşitliğine, toplumun eğitim seviyesinin yükselmesine ve güçlenmesine katkı sağlamak ve öğrencileri yüksek öğrenime hazırlamaktır. Ayrıca açık öğretim okulları sayıları binlerle ifade edilen örgün eğitime gitme imkanı bulamayan engelli öğrencilerimize, cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülere de eğitim hizmeti vermektedir” dedi.
Açık Öğretim Lisesi’nin Türkiye’deki en geniş uzaktan eğitim uygulamalarından birisi olduğunu ifade eden Bahçacıoğlu, şöyle devam etti: “Programın önemli özelliği ise, yetişkin ve çocuk eğitiminin karıştırılmış olmasıdır. Açık Lise diploması ile örgün eğitim lise diploması arasında hiçbir fark bulunmamaktadır, öğrencilerimiz aynı şartlara ve haklara sahiptir.
İşte bu amacın gerçekleştirilmesinde en önemli rolü Halk Eğitimi Merkezleri üstlenmiştir”
Konuşmaların ardından mezun olan öğrencilere, diplomaları verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin