Karabük Postası tarafından
26 Ekim, 2019 09:55 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Açık hava müzesi Safranbolu, tarihi dokusunu koruyor

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma tarihi eserleriyle açık hava müzesi unvanıyla anılan  Safranbolu ilçesi, tarihi dokusunu koruyarak geleceğe aktarıyor. Türkiye’den UNESCO Dünya Miras Kalıcı Listesi’nde yer alan alanlar içerisinde “Safranbolu Şehri” adıyla bulunan kent ölçeğinde tek yer oma özelliği taşıyan Safranbolu, Osmanlı kent kültürünün İstanbul dışında en büyük yaşamsal imgesinin olduğu yer olarak da öne çıkıyor. “Osmanlı’nın parmak izi”, “korumanın başkenti”, “kendini koruyan kent” ve “açık hava müzesi” unvanlarıyla anılan tarihi ilçe, adını da bölgede yetişen “safran” çiçeğinden alıyor. Kazasker Cinci Hoca, Sadrazam İzzet Mehmet Paşa, Köprülü Mehmet Paşa, Kaptan-ı Derya Salih Paşa gibi isimlerin Osmanlı Sarayı ile yakın ilişkiler kurulmasını sağlamasıyla, ilçede birçok ihtişamlı yapılar inşa edildi. İlçede Kazasker Cinci Hoca tarafından yaptırılan Cinci Hanı ve Hamamı, İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılan cami ve Saat Kulesi, Köprülü Mehmet Paşa, Mehmet Ağa, Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi camileri, İncekaya Su Kemeri, Eski Hükümet Konağı, çeşmeler, arastalar ve köprüler, yıllardır hizmet verirken, yerli ve yabancı turistlerinde ilgisini çekiyor. 3000 YILLIK GEÇMİŞ Tarihte Paflagonya olarak adlandırılan bölgede bulunan tarihi Safranbolu’nun bilinen geçmişi Milattan Önce 3000 yıllarına kadar gidiyor. Hititler, Firigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar, Selçuklular, Çabanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği süren bölge, tarih boyunca çeşitli uygarlıklar arasında el değiştirdiği gibi Türklerle Bizanslılar, Türk beylikleri ile Osmanlılar arasında da el değiştirmişti. Safranbolu Kalesi’nin bugünkü Kent Tarihi Müzesi’nin bulunduğu tepe ise Türklerin kesin egemenliğine Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın oğlu Melik Muhiddin Mesut tarafından 1196 yılında geçtiği biliniyor. ZİYARETÇİ SAYISI HER YIL ARTIYOR Osmanlı kent kültürünün en önemli yerlerinin başında gelen Safranbolu, geçen yıl 1 milyon 260 bin yerli ve yabancı turist ağırladı. Dünyanın 80 ülkesinden ziyaretçi ağırlayan tarihi ilçe en çok ziyaretçiyi; Çin, Tayvan, Kore, Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinden ağırlıyor. Safranbolu bu yılın ilk 8 ayında 220 bin yerli ve yabancı konaklamalı turist ağırlarken, ilçeyi 27 bin Çinli, 21 bin Tayvanlı turist ziyaret etti. Safranbolu 8 ayda; Çin, Tayvan, Japonya, Malezya, Amerika, Güney Kore, İtalya, Suudi Arabistan, Almanya ve Tayland başta olmak üzere 76 ülkeden misafir ağırlarken, ilçeyi ilk 8 ayda günü birlik 900 bin kişi ziyaret etti. Kent üzerine araştırmalar yapan ve kitapları bulunan araştırmacı yazar Aytekin Kuş, ilçenin kent ölçeğinde UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan tek yer olduğunu söyledi. Kuş, dünya markası olmasının kente birçok kazanım getirdiğini, Safranbolu’nun dünya çapında tanınan, yurt içinden ve yurt dışından konukların gelebildiği, gezdiği ve Osmanlı-Türk yaşamının en güzel ayrıntılarıyla gözlemlediği bir yer olduğunu belirtti. Aytekin Kuş, "Bir şehrin bütün varlıkları başka ülkelere başka medeniyetlere ait olsa da toprağın son sahibi olarak bizlere emanet edilmiştir. O nedenle Safranbolu’ya geldiğinizde daha önceki dönemlere ilişkin 24’e yakın tümülüs, mezar alınlıkları görebilirsiniz. Roma ve Bizans dönemine ilişki kaya mezarları ve diğer yapıları görebilirsiniz. Yakın zaman içerisinde de yine Türkleri buraya gelmeden önce var olan bazı yapılar var. Bunların bir tanesi Gazi Süleyman Paşa diye isimlendirdiğimiz Eski Cami onu bir kiliseden dönüştüğü söylenegelir. Yine Bizans dönemine ait Ayestefenos Kilisesi var. Diğerlerin hepsi Osmanlı kültürüne ilişkin eserler. Bu nedenle bir açık hava müzesi olarak Safranbolu’yu söyleyebiliriz. Özelikle 16, 17, 18, 19 ve 20. yüz yılı burada görebilirsiniz" diye konuştu

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin