Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Haziran, 2022 13:15 tarihinde yayınlandı
0

Abaoğlu’ndan Yenice İçin Birlik Çağrısı

Yenice Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Cevdet Abaoğlu, “Şahsi çatışmaları kenara bırakıp, şehrimizin selameti için çalışalım” dedi.

Abaoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“İlçemiz Zümrüt Yenicemiz emsalleri ile kıyaslandığında tabiatıyla, doğasıyla, kültürel zenginlikleriyle, turizme açılan penceresiyle birçok yerleşim yerini geride bırakmış, rakiplerine tabiri caizse fark atmıştır. İlçemizin jeopolitik konumuyla atalarımızın bize miras bıraktığı doğa ve kültürel dokunun bizler emanetçileri olarak bugüne kadar layıkıyla muhafaza ettik, etmeye de devam edeceğiz.

İlçemizin içinde bulunduğu daralan ekonomisiyle birlikte emekçilerimiz, gençlerimiz ve vatandaşlarımızın çoğunu iş göçü nedeniyle şehrimiz dışına uğurlamış, nüfus anlamında azalmanın eşiğine gelmiştir.

Sizler de biliyorsunuz ki, Batı Karadeniz Bölgemizin incisi Yeşil Yenicemize 74,2 km uzaklıkta şekillenen Türkiye’nin önemli üretim tesislerine kucak açmaya, misafir etmeye mücadele eden Zonguldak ilimizin Çaycuma ilçesinin Filyos beldesi var.

Filyos beldesinin önemi yapılan yatırımlarca anlaşılmış birçok üretim tesisini teşvik etmiş ve yeni iş alanları açılmasına vesile olmuştur. Göç unsurları, ekonominin getirdiği dalgalanmalar ve Esnaf, Sanatkâr olarak yaşadığımız ortak sıkıntılarla birlikte ilçemizde temsili bulunduğumuz sivil toplum kuruluşumuza gelen istekler doğrultusunda açıklamaları yapmak hasıl olmuştur.

Yakın gelecekte Filyos beldesinin önemini idrak eden il ve ilçeler üretim tesislerinin istekleri, niyetleri doğrultusunda kendilerini şekillendirmişlerdir. Yenicemize 1 saat 18 dakika mesafede bulunan yerleşke için İlçemiz temsil makamları ne gibi plan ve projeler hazırlamıştır, üretim tesislerinin ilçemize gelmesi, teşvik edilmesi noktasında ne gibi çalışmalar yapılmıştır, ilçemizin göç veren değil göç alan bir yaşam alanı olması adına neler düşünülmektedir?

İlçemizin jeopolitik konumunun değerlendirilerek cazibe merkezi haline gelmesi önümüzdeki fırsatların başında gelmektedir. Daralan ekonomimize, üretim ve tüketim çemberine girmemiz artık bizlere şarttır ve zamanı geçmektedir.

Dün olduğu gibi, bugün ve yarında ilçemizin sorunlarını birlik, beraberlik içerisinde Sen, Ben, O, Şuçu, Bucu, Onlardan demeden ilçemizin hayrına üzerimizdeki emanetin geçmişten geleceğe bırakılması adına ağız ve kalp birliği yapmak zaruretten çıkmış mecburi olmuştur.

Bizler bu ilçenin bir evladı olarak “Şahsi çatışmaları kenara bırakıp, şehrimizin selamet için çalışmalı” diyor memleketine güzel bir miras bırakma niyetinde olan herkesi dertlenmeye davet ediyoruz.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin