blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Temmuz, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‘A kan grubundakilerde mide kanseri riski fazla’

SAMSUN (İHA) – Türkiye’de erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 7,4’ünü, kadınlarda ise yüzde 6’lık bir oranı oluşturan mide kanserinin sinsi ilerlediğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, “Erkeklerde, A kan grubundaki kişilerde, sigara içenlerde ve şişmanlarda mide kanseri görülme riski daha fazladır” dedi.
Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Medikal Onkoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, mide kanserinde son yıllarda artış görüldüğüne dikkat çekerek, hastalığın hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini belirtti. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yol, mide kanserinden korunmak için aşırı tuzlu, salamuralı yiyecekleri her gün yemekten kaçınmak gerektiğini söyledi.

“Dünyada en sık görülen ikinci kanser türü”
Mide kanserinin dünya genelinde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Yol, "Ülkemizde erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 7,4’ünü, kadınlarda ise yüzde 6’lık bir oranı oluşturan mide kanseri, son yıllarda giderek artış göstermektedir. Erkeklerde, A kan grubundaki kişilerde, sigara içenlerde ve şişmanlarda mide kanseri görülme riski daha fazlayken; hastalık farklı nedenlerle de gelişebilmektedir. Bu sebeplerden bazıları şöyle sıralanabilir; midede hazımsızlık, şişkinlik ve ülsere neden olan “Helicobacter pylori” adı verilen bakteri türü tedavisinin ihmal edilmesi, geçmişte mide sinirleri kesildiği için uzun yıllar midede asit salgılanmamış olması, tütsülenmiş yiyecekler (mide kanserinin japonya’daki görülme sıklığı fazladır), genetik yatkınlık, kişide gastrit ve b12 vitamini eksikliği olması ve mide polipleridir" şeklinde konuştu.

“Karnın üst kısmında şişkinlik, çabuk doyma ve bulantıya dikkat”
Mide kanserinin bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Yol, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
"Mide kanseri bazen hiçbir belirti vermeden, sinsice ilerleyebilir. Belirtiler geç dönemlerde görüldüğünde, hasta cerrahi müdahale şansını kaybetmiş olabilir. Öte yandan, karnın üst kısmında şişkinlik, ağrı, çabuk doyma, iştahsızlık, bulantı, kusma, beraberinde hızlı kilo kaybı, kansızlık (anemi), dışkıda gizli kan testinin pozitif çıkması hastalığın başlıca belirtileri arasındadır. Ancak tüm bu bulguların günlük yaşantıda sık rastlanan, sıradan şikâyetler olması, doktora başvurma konusunda gecikmelere yol açabilir. Hastalığın erken tanısı cerrahi girişimler bakımından avantaj sağlar. Kanser ileri dönemlerde teşhis edildiğinde, çevre organlara yayılmış olma riski hastalığın kesin tedavi şansını azaltmaktadır. Böyle durumlarda, ameliyat öncesinde kemoterapi uygulanır ve kanserdeki gerileme izlenir. Burada amaç, tekrar ameliyat şansını kazanmaktır. Eğer cerrahi olarak kansere müdahale şansı yok ise; ‘palyatif’ denilen, hastaya konfor sağlayacak ameliyat yöntemleri uygulanır. Bu işlemde hastanın kanser açısından tedavisi gerçekleşmez ancak hastanın yeme içme düzenine devam etmesi sağlanır."

“Ameliyat sonrası tedbiri elden bırakmayın”
Hastanın tedavisi için cerrahi yöntemler kullanıldığında, midenin büyük bir kısmı veya tamamının alındığını ifade eden Prof. Dr. Serdar Yol, "Böyle bir operasyon sonrası hastanın sık aralıklarla, küçük porsiyonlarla beslenmesi ve besinleri çok iyi çiğneyerek yutması önerilmektedir. Mide kanseri ameliyatı ve tedavisi sonrası hasta, ‘Ameliyat oldum kurtuldum’ düşüncesine kapılmamalı, düzenli kontrollerine devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

“Tedavide gecikme başarı şansını düşürüyor”
Mide kanserinde tedavinin başarısının kanserin yakalanma süresine, yakalanma evresine, hastanın yaşına, beraberinde görülen hastalıklara, lenf bezleri ile çevre ve uzak organların tutulumuna bağlı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, “Erken evrede teşhis ve tedavi ile 5 yıllık yaşam şansı yüzde 90-100 iken, ileri evre tümörlerde bu oran yüzde 15-25’e kadar düşmektedir. Aşırı tuzlu, salamuralı yiyecekleri her gün yemekten kaçınmak, közde pişirilen gıdalardan uzak durmak, bol taze sebze yemek, sporu ihmal etmeden, ideal kiloyu korumak hastalığın tedavi başarısını yükselten önemli faktörlerdir" diyerek sözlerine son verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yurt dışında olan Katarlının dairesini basan su 6 esnafı mağdur etti

Bolu’da Katar uyruklu ev sahibi yurt dışında olduğu için 15 gündür müdahale edilemeyen evdeki su sızıntısı, apartmanın altındaki 6 iş yerini kullanılamaz hale getirdi. Tavanlardan akan sular nedeniyle ürünleri zarar gören ve elektrik kontağı tehlikesi nedeniyle dükkanlarının elektriği kesilen esnaf, telefonla ulaştıkları ev sahibinin "Yurt dışındayım, gelemem" cevabı üzerine polise giderek şikayetçi oldu.
Olay, Bahçelievler Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda bulunan apartmandaki bir dairede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Katar uyruklu bir kişiye ait dairede yaklaşık 15 gün önce su sızıntısı başladı. Ev sahibinin yurt dışında olması nedeniyle daireye müdahale edilemedi. Alt katta bulunan esnafın telefonla ulaştığı ev sahibi iddiaya göre, "Yurt dışındayım, gelemem, bir şey yapamam" dedi. İlk olarak pilavcı dükkanına ulaşan su, daha sonra kırtasiye ve yanındaki börekçi dükkanına kadar yayıldı. Özellikle kırtasiye dükkanının tavanından damlayan sular, çok sayıda ürünü kullanılamaz hale getirdi. Merdiven yardımıyla dairenin içine bakıldığında evin içerisinde yaklaşık 10 santimetre yüksekliğinde su birikintisi olduğu tespit edildi. Suyun apartman girişine kadar ulaşması ve elektrik panolarına akması üzerine esnaf, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi ile SEDAŞ’a bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, güvenlik gerekçesiyle apartmanın elektriğini tamamen kesti. Yaşanan olayın ardından 6 esnaf, karakola giderek şikayetçi oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin