Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ekim, 2023 13:50 tarihinde yayınlandı
0

80 Yaş ve Üzeri Hastalar “YAŞAM”a Emanet Edilecek

Sağlık Bakanlığı, Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerini (YAŞAM) 54 ilde, 180 sağlık tesisinde hizmete sundu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla geçen aylarda yayımlanan genelge doğrultusunda işleyiş ve uygulamaları belli olan YAŞAM’lar ülke genelinde hizmete alınıyor.

İlk olma özelliğini taşıyan merkezler halihazırda Türkiye’nin 54 ilinde, 180 sağlık tesisinde 80 yaş ve üstündeki kişiler için hizmet sunmaya başladı. Merkezlerin kısa sürede 81 ilde yaygınlaştırılması, ayrıca bir sonraki aşamada 65 yaş üstü kişilere hizmet verecek şekilde kapsamlarının genişletilmesi planlanıyor.
Merkezlerle yaşlıların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, desteklenmesi, tıbbi izlemlerinin yapılması ayrıca gerektiğinde uzaktan sağlık hizmeti ile muayene ve danışmanlık hizmeti verilmesi amaçlanıyor.

204 saha ekibi yaşlılar için ev ziyaretlerine başladı

Hekim, hemşire, yaşlı sağlık bakım personeli ve tıbbi sekreterlerin görev aldığı YAŞAM’lar, yaşlıların evinde veya yerinde sağlık ihtiyaçlarının belirlenmesi ve buna uygun tıbbi bakım planlarının oluşturulmasında da aktif rol üstleniyor.

Bu kapsamda yaşlı kişiler, durumlarına göre evde ziyaret yöntemiyle değerlendiriliyor, fizyoterapist, fizyoterapi ve rehabilitasyona yönelik ölçme ve değerlendirmeleri ile ihtiyaç duyduğu tedavi programı hazırlanıyor.
Bakanlık bu çerçevede şu ana kadar 204 saha ekibi oluştururken, bu ekiplerde 137 uzman hekim, 119 pratisyen hekim görevlendirildi.

Pansuman, enjeksiyon, sonda değişimi gibi ihtiyaçları da karşılanan yaşlıların ihtiyaç duyduğu poliklinik randevularının alınması, gerektiğinde evden hastaneye, hastaneden eve nakillerinin yapılması da YAŞAM’ların sunduğu hizmetler arasında yer alıyor.

Uzaktan sağlık hizmeti YAŞAM’larla devreye girecek

Öte yandan Bakanlık, yaşlıların bazı durumlarda hastaneye gelmesine gerek kalmadan hizmet alabilmesi için “Telemedicine” olarak adlandırılan uzaktan sağlık hizmetini de ilk olarak YAŞAM’larda başlatacak.
Böylelikle özellikle takipli ve kronik hastalar için uzaktan rapor ve reçete yazdırabilme kolaylığı sağlanacak.

Telemedicine sisteminin YAŞAM’ların ardından aile hekimlikleri ve hastanelerdeki poliklinik süreçlerinde de hayata geçirilmesi planlanıyor. (Sağlık Bakanlığı)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin