Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
0

8 yıldır çöp biriktiren kadının evinden 2 kamyon çöp çıkartıldı

Samsun Büyükşehir Belediyesi, yalnız yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle bakımını yapamayacak durumda olan 57 yaşındaki ihtiyaç sahibi N.E.’nin 8 yıldır çöp biriktirdiği evini temizleyerek ilaçladı. Evden 2 kamyon çöp çıkarılırken N. E. ise bakımevine yerleştirildi.

İlkadım ilçesine bağlı Hançerli Mahallesi Muhtarı Asuman Koç’un ihtiyaç sahibi olarak bildirdiği N. E.’nin evine giden Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri evde karşılaştıkları manzara karşısında şaşkınlık yaşadı. Sosyal Hizmetler Ekibinin N. E. ile yaptığı görüşme sonrası kadının evde 8 yıldır çöp biriktirdiği anlaşıldı. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Samsun Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma Dairesi Başkanlığı ekipleri de çöp evi önce tamamen boşalttı. 2 kamyon çöp çıkan ev boşaltıldıktan sonra temizlenip ilaçlandı. N. E. ise Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından özel bir Bakımevine yerleştirildi.

2 kamyon çöp çıktı

Mahalle muhtarı ve komşuların ihbarı üzerine eve geldiklerini söyleyen Zabıta Daire Başkanlığı’nda görevli Zabıta Memuru Habip Akın, evden yapılan temizlik sonucu iki kamyon çöp çıktığını, evin ilaçlanıp ve yeniden sağlıklı koşullara getirilmesi ile mahalle halkının da rahat bir nefes aldığını ifade etti.

Boşaltılan ev temizlenip ilaçlandı

N. E. ile ilgili yapılan çalışma hakkında bilgi veren Sosyal İncelemeci Asrın Yurdaner ise “N. E. hanımın ihbarı bize ihtiyaç sahibi olarak geldi. Biz de ihbar üzerine inceleme yapmak üzere eve geldik. Eve geldiğimizde gördüğümüz manzara da bizi şok etti. Evin her yeri yığınla çöplerle dolduydu. Zabıta Daire Başkanlığımız ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı ekiplerimize durum bildirilerek önce N. E. evden alındı. Ardından da temizlik ekipleri evdeki çöpü boşaltarak temizleyip ilaçladı. Sağlık sorunlarından dolayı kendi bakımını da yapmakta zorlanan N. E., Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından özel bir bakımevine yerleştirdik” dedi.

Büyükşehir Belediyesi’ne duyarlılığından dolayı teşekkür eden Hançerli Mahallesi Muhtarı Asuman Koç da “Ekipler anında buraya geldi. Gerekeni yaptılar. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ve tüm ekibine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin