8 işçinin öldüğü davada dosyaları birleştirilen 6 sanığın yargılanması sürüyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2024 00:45 tarihinde yayınlandı
0
0

8 işçinin öldüğü davada dosyaları birleştirilen 6 sanığın yargılanması sürüyor

Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait Kozlu Müessese Müdürlüğü’nde 2013 yılında meydana gelen maden faciasında 8 işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin dosyaları birleştirilen 6 sanığın yargılanması sürüyor.

7 Ocak 2013 günü kurumun Kozlu Müessesesinde yüklenici firma Star A.Ş.’nin galeri açma çalışmaları sırasında metan gazı püskürmesi sonucu 8 şirket çalışanı madenci hayatını kaybederken 8’i de yaralandı.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklardan dönemin TTK Yönetim Kurulu üyesi M.A. ile diğer tutuksuz sanıkların avukatları, ölen işçilerin yakınları ve avukatları katıldı.

Olayın ardından 3 sanık ile aralarında eski TTK yöneticilerinin de bulunduğu 6 sanığın dosyalarının birleştirildiği davada Cumhuriyet Savcısı’nın bir önceki duruşmada sunduğu mütalaya karşı taraf avukatlarınca savunma yapıldı.

Duruşmada ölen işçilerin yakınları sanıkların cezalandırılmasını istedi. Ölen işçilerin yakınlarının avukatı Murat Kemal Gündüz ise savunmasında mütalaanın esas yönünden bölümüne itirazlarının olmadığını belirterek şöyle dedi:

“Birleşen dosya yönünden verilen mütalaayı kabul etmiyoruz, itiraz ediyoruz. Celse arasında önceki celsede verilen mütalaaya karşı yazılı savunmalarımı sunmuştum. Aynen tekrar ederiz. TTK yöneticisi olan sanıkların da Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda kusurlu oldukları sabit olduğundan bu sanıkların da taksirle birden çok kişinin ölümüne ve birden çok kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan üst sınırdan cezalandırılmalarını ve sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz” dedi.

Star İnşaat firmasının dönemin genel müdürü olan tutuksuz sanık Şafak D.’nen avukatı Tülay Bekar, firma ve TTK yöneticilerinin dosyalarının birleşmesi sonrası sanıkların hiçbirine soru soramadıklarını söyledi.

Dosya kapsamında üç ayrı üniversiteden alının bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin kabul edilemez olduğunu belirten avukat Bekar, “Birleşen dosyadaki ifade veren sanıkların hiçbirine soru sormadık. Savunma ve soru sorma hakkımız elimizden alındı. Bilirkişi raporlarındaki çelişkiler kabul edilemez. Mütalaaya karşı celse arasında yazılı savunmalarımızı içerir dilekçemizi sunmuştuk. Aynen tekrar ederiz. Birleşen dosyadaki usulü işlemlere katılma hakkımız engellenmiş ve savunma hakkımız kısıtlanmıştır. Dosyada farklı bilirkişi raporları mevcuttur. Hangi bilirkişi raporuna riayet edeceğimizi dosya kapsamında çıkaramadık. Hal böyle olunca TTK yetkililerinin beraati isteniyorsa bizim müvekkilimizin hayli hayli beraatiniistiyoruz” diye savunma yaptı.

Şirket yetkilisi tutuksuz sanık Ersin K.’nin avukatı Özgür Bahadır da “Dosyadaki bilirkişi raporları hatalı olup müvekkilim kusursuzdur. Kazanın ancak kaçınılmazlık olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını kabul etmiyoruz. Ayrıca bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmemiştir. Müvekkilim bir çalışandır. Kendi görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiştir. Müvekkile ’olur, çalış, çalışma’ talimatı verenlerin kusursuz yada tali kusurlu olarak kabul edilip üstlerinden aldığı talimatı yerine getiren müvekkil Ersin’in asli kusur olarak değerlendirilmesi hukuka, adalete ve hakkaniyete aykırıdır. Müvekkilimin öncelikle beraatine, sayın mahkeme aksi görüşteyse müvekkilimin tali kusurlu olarak kabulüne ve lehe olan yasal ve takdiri hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz” dedi.

Dönemin TTK Genel Müdürlerinden tutuksuz sanık Burhan İ.’nin avukatı Livanur Çebi Dikdoğmuş ise müvekkilinin meydana gelen kaza ile ilgili sorumluluk bağının bulunmadığını söyleyerek, “Müvekkilimin yönetim kurulu üyesi olmasıyla meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilimin kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu husus birleşen dosyadaki bilirkişi raporu ile de ispatlanmıştır. Müvekkilimin beraatini talep ediyorum. Aksi takdirde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz” ifadelerine yer verdi.

Dönemin TTK Kozlu Şube Müdürü A.A.’nın avukatı Zeynep Fulden Çavuşoğlu, “Müvekkilimin hukuki ve fiili sorumluluğu yoktur. Olayın öncesinde, müvekkilim 15 gün izinlidir. Müvekkil yapılması gerekenleri yazılı ve sözlü olarak bildirmiştir. Müvekkilimin hiçbir asli kusuru bulunmamaktadır. Görevini eksiksiz yerine getirmiştir. Müvekkilimin beraatini talep ederiz. Aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz” dedi.

Dönemin TTK yöneticilerinden Mustafa Ş.’nin avukatı Zeliha Keskin de “Aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Müvekkilimin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bilirkişi raporları da bu hususları doğrulumaktadır. Müvekkilimin beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz.”

Cumhuriyet Savcısı; arızi olarak görevlendirilmesi nedeniyle ve dosyanın kapsamlı hususu olduğu dikkate alınarak inceleme talebiyle süre talep etti. Mahkeme heyeti de savcının inceleme talebi için süre talebini kabul ederek duruşmayı 19 Temmuz tarihine erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Nisan, 2026 13:29 tarihinde yayınlandı
0
0

Bakan Bayraktar: “Türkiye çok güçlü bir sanayiye sahip olmak zorunda”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kardemir’in 89. kuruluş yıl dönümünde yaptığı konuşmada, yaşanan küresel krizlerin Türkiye’nin milli sanayisini güçlü kılması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye çok güçlü bir sanayiye, imalat sektörüne, kendi kendine yeten milli ağır sanayiye sahip olmak zorunda” dedi.
Karabük‘teki temasları kapsamında Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (Kardemir) A.Ş.’yi ziyaret eden Bakan Bayraktar, burada düzenlenen törene katılarak 2 No’lu Sürekli Döküm Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Törende bir konuşma yapan Bayraktar, Türkiye’nin sanayi geçmişinde ve kalkınmasında Kardemir’in önemli bir yeri olduğunu belirtti.

“Kardemir, 89 yıl sonra hala ülkemizin göz bebeği”
Fabrikanın on yıllar boyunca kritik bir vazife ifa ettiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ülkemizin sanayi geçmişinde müstesna bir yeri olan, ülkemizin kalkınmasında en önemli itici güç kaynaklarından biri olan, adeta onun temellerini oluşturan Kardemir, 89 yıl sonra hala ülkemizin en önemli göz bebeği kurumlarından birisi. Fabrikalar yapan fabrika Kardemir, on yıllar boyunca ülkemizin içinden geçtiği dönemde çok önemli bir vazifeyi ifa etti. Ama inanın bundan sonrası çok daha önemli. Zira içerisinde bulunduğumuz, içerisinde yaşadığımız günler, içerisinde olduğumuz kriz dönemleri bize şunu söylüyor: Türkiye çok güçlü olmak zorunda. Türkiye çok güçlü bir sanayiye, imalat sektörüne, kendi kendine yeten milli ağır sanayiye sahip olmak zorunda. Dolayısıyla inşallah Kardemir, adeta cumhuriyetle yaşıt olan bu büyük, köklü kuruluş, Türkiye’nin en önemli markalarından bir tanesi, bundan sonraki yüzyılda da, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Türkiye Yüzyılı’nda da bu katkıyı ülkemize vermeye, ülkemizin ekonomisine, gücüne güç katmaya devam edecek.”

“Enerjide hedefimiz Türkiye’yi tam bağımsız kılabilmek”
Küresel krizlerin kendi kendine yetebilmenin önemini gösterdiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, enerji hedeflerine de değinerek şunları söyledi:
“Dünyada büyük bir kriz var. Hemen bölgemiz bir ateş çemberi. Bütün bu yaşananlar, özellikle son birkaç yıldır yaşananlar, ülkemizin her alanda kendi kendine yetebilir olmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bir diğer alan enerji alanı. Enerjide de hedefimiz Türkiye’yi tam bağımsız kılabilmek. Onun için çok büyük çalışmalar yapıyoruz. Onun için Türkiye’nin yerli enerji kaynaklarını, yenilenebilir enerji kaynaklarını hayata geçiriyoruz. Türkiye artık denizlerinde, karalarında petrol, doğal gaz arayan, üreten bir ülke haline geldi. Şimdi bir hafta sonra cuma günü inşallah Somali’de olacağız. Çağrı Bey sondaj gemimiz Somali’de bir sondaj faaliyetine başlayacak. Dolayısıyla şu özellikle 10-15 yılda geliştirdiğimiz kabiliyetle Türkiye’yi enerji alanında da dışa bağımsız hale getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

“Türkiye savunma sanayinde adeta çağ atladı”
Savunma sanayisinin gelişiminde demir çelik sektörünün rolüne dikkat çeken Bayraktar, “Türkiye savunma sanayinde adeta çağ atladı. Ama savunma sanayinin, tüm sanayinin esas itici gücü, esas önemli temeli bu içinde olduğumuz demir çelik endüstrisi, demir çelik sektörü ve onun da hakikaten kurucu babası diyebileceğimiz Kardemir fabrikası. Dolayısıyla Kardemir’in önünde çok önemli bir potansiyel var, çok önemli bir görev var” ifadelerini kullandı.

“Limanın güney kısmını sanayicilerin kullanımına açıyoruz”
Kardemir’in ve bölge sanayicisinin beklediği liman konusuna da değinen Bakan Bayraktar, Filyos Limanı’ndaki çalışmalardan bahsederek, “Tabii uzun yıllardır beklenen konulardan bir tanesi malumunuz liman konusu. Elbette ki Kardemir’in beklediği, elbette ki Karabük‘teki diğer haddehanelerin, diğer sanayinin, imalathanelerin beklediği önemli bir konu. Ve o konu da bizim bakanlığımızla alakalı. Çünkü malumunuz Karadeniz gazını biz Filyos Limanı’na getiriyoruz ve Filyos Limanı’nda çok önemli bir çalışma yürütüyoruz. Ama şimdi özellikle limanın güney kısmını ağırlıklı Karabük‘teki sanayicilerimiz için, Kardemir başta olmak üzere burada bundan sonra da inşallah gelecek imalatçılarımızın kullanımına açıyoruz. Ve bu sayede inanıyorum ki Karabük gerçek potansiyeline çok daha fazla yaklaşacak, çünkü daha çok ihracat yapacak, daha iyi lojistik imkanlara sahip olacak. Yolda gelirken Eskipazar’ı gördüm, oradaki çalışmalar, OSB’deki çalışmalar inşallah orada olabilecek lojistik çalışmalarla beraber de hakikaten bütün bölgeye faydası olabilecek çok önemli gelişmeleri birlikte yaşayacağız. Yine Kardemir’in Karabük halkıyla buluştuğu mekanları hayata geçiriyoruz. İşte benim dönemimde Mühendisler Kulübü, daha sonra bundan birkaç ay önce geldiğimde gördüm Havuzlu Bahçe… Bunlarla beraber aynı zamanda hem o eski Karabük‘ü, eski Kardemir’i yad ediyoruz, onları tekrar Karabük halkıyla buluşturuyoruz. Bunun da güçlü bir şekilde devam edeceğini ben yönetim kurulundaki arkadaşlarımızdan duydum, fevkalade memnun oldum. Değerli kardeşlerim, çok projemiz var. Burada milletvekillerimiz, belediye başkanımız, sayın valimiz, onlarla bunları defaatle konuştuk ama dediğim gibi bunların özünde Karabük‘ün Kardemir’le beraber bir bütün olarak çok güçlü olması lazım. Kardemir’in dünyada değişen gelişen gelişmelere göre kendini hazırlaması lazım. Bu konuda enerji konusundaki yaptığı yatırımları destekliyoruz, işte yenilenebilir enerji olsun diğer alanlardaki yatırımların da inşallah biz onlara destek olmaya devam edeceğiz. Ve inanıyorum ki sizlerin çabalarıyla, gayretleriyle inşallah Karabük çok daha farklı bir noktada olacak Kardemir fabrikasıyla beraber. Ben tekrar bu müstesna günün hepinize, bütün Karabük halkına ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah hedeflerimizden bir tanesi 3 Nisan’ı Türkiye Sanayi Günü, Milli Sanayi Günü ilan ettirmek. Bunun da Kardemir’e yakışacağına, Karabük‘e yakışacağına inanıyorum. Bu teklifimizi de bu vesileyle buradan yapmış olalım. Bir başka öneriyle sözlerimi sonlandırmak istiyorum. Şimdi seneye 90. yıl. Bunlar çok önemli. Türkiye’de bu kadar köklü geçmişi olan çok fazla markamız, şirketimiz yok. 90. yıla şöyle uluslararası güzel bir konferans yakışır. Burada inşallah üniversitemizle beraber de böyle bir konferansı tertip etmek suretiyle önümüzdeki yılki kutlamalar çok daha anlamlı hale gelir. Bunu da bu vesileyle sizlere iletmiş olayım.”
Konuşmasını yatırımların hayırlı olması temennisiyle bitiren Bakan Bayraktar, 3 Nisan tarihinin ‘Türkiye Milli Sanayi Günü’ ilan edilmesi yönündeki teklifini de yineledi ve Kardemir’in 90. kuruluş yılı için uluslararası bir konferans düzenlenmesi önerisinde bulundu. Törenin ardından yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen 2 No’lu Sürekli Döküm Merkezi’nin devreye alınması gerçekleştirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin