Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2021 13:55 tarihinde yayınlandı
0

65 BİTTİ, 66. YILA MERHABA

  1. YILIMIZA GİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ

 

 

df298152 a9d7 4ea8 a086 6d887073483f

12 Ekim 1956 yılında Rahmetli Ali İhsan Ersözlü tarafından kurulan daha sonra 2016 yılında aramızdan ayrılan Merhum Tuncer Ersözlü ile bugünlere kadar gelen, şimdi ise üçüncü kuşak Ersözlü Ailesi ile yayın hayatına devam eden ve bugün 65. Yılını bitirerek, 66. Yıla girmenin gurur ve onurunu yaşayan gazetemiz daha nice yıllar, dün olduğu gibi ilkeli, tarafsız, demokratik bir şekilde yayın hayatını bugün de sürdürüyor.

Yerel basın olarak 65 yıl hiç aksatmadan yayın hayatını sürdürmenin zorluğu ile 66. Yılda da bu zorluluklara göğüs gererek yine halkın gözü kulağı olmaya devam edeceğiz.

Anadolu’nun sesi olan Yerel basın dün olduğu gibi bugün de bu zorlu koşullar altında yayın hayatını sürdürmektedir. Her geçen gün artan sıkıntılar, teknolojinin değişmesi, sosyal medyanın hakim olması yazılı basını daha da zorlarken, yine de yazılı basının gücünü, farklılığını korumaya çalışıyoruz.

  1. Yıl boyunca Karabük’te birçok olaylara tanıklık eden gazetemiz, yayın hayatı boyunca tüm kitlelerin sesi olmaya devam ederek bugünlere geldi. Karabük’te sosyal yaşamın içinde olmaya özen gösteren Gazetemiz daha önceki yıllarda kültürel yarışmalar düzenleyerek her eve, her okula girmeye çalışarak diğer basın kuruluşları içinde öncü ve örnek olmuştur. Karabük’te yerel basının ilk adımı, ilk mektebi olan Gazetemiz Karabük Postası bununla da ayrı bir gurur duymaktadır.

Yerel Basının tüm sıkıntılarının giderilmesini, içinde bulunduğu şartların düzeltilmesini umut ederek, bizlere destek veren okurlarımıza teşekkür ediyoruz.

Daha nice yıllar Karabük ve ülkemiz adına güzel haberlerde buluşmak dileğiyle…

 

KARABÜK POSTASI GAZETESİ

Bizi sosyal medyadan takip edin
2 3
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
15 Mayıs, 2026 10:01 tarihinde yayınlandı
0

Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.

Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.

Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.

Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.

Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.

Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu

“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”

Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.

“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”

İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.

Ne güzel bir dünya..!

İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…

Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?

O zaman neredeydiniz?

Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…

Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…

O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?

O günlerde adalet yok muydu?

Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.

Burada mesele hukuk falan değil.

Mesele gündem olmak.

Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.

Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…

Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.

Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…

Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.

Velhasıl…

Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…

Vesselam…