Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Eylül, 2023 13:51 tarihinde yayınlandı
0

6 metrekarelik iş yerinde hem kendisi hem de oğlu emekli oldu

Karabük’te çırak olarak başladığı berberlik mesleğinde 54 yılı geride bırakan ‘Yılın Ahisi’ İbrahim Uysal, 6 metrekarelik dükkanda oğluyla müşterileri tıraş etmeyi sürdürüyor.
Karabük’te berberlik yapan İbrahim Uysal, 54 yıldır elinden makası ve tarağı bırakmadan haftanın 6 günü dükkanını açıp saç ve sakal tıraşı yapıyor. 2 yıl çıraklığın ardından severek yaptığı mesleğinde zamanla kendisini geliştirerek ustalaşan Uysal, 37 yıl önce kendi dükkanını açtı. Uysal, 6 metrekarelik iş yerinde yanına alıp yetiştirdiği oğlu ile emekli olmaya hak kazanırken, mesleğini sürdürmenin gururunu yaşıyor. Uysal, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde de ‘Yılın Ahisi’ seçilme sevincini yaşadı.
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan İbrahim Uysal, “1969 yılında ilkokulu bitirdikten sonra berberlik çıraklığına girdim. O zamanlar bu meslek çok geçerliydi. Çıraklık, kalfalık, ustalık derken 15 yıl geçti. 1986 yılında burada kendi dükkanımı açtım, emekli oldum. 1997 yılında oğlumu yanıma aldım. Onunla beraber hem baba-oğul hem de usta-çırak olarak çalıştık ve halen çalışıyoruz. Buradan geçimimizi sağladık. İki oğlumu evlendirip ev sahibi yaptım. Oğlumun ikisi de emekli oldu. Allah herkese mesleğini severek yapmayı nasip etsin” dedi.

“Bir işi yarım asırdan fazla yapmak kolay değil”
“Ben berberliğe severek başlamıştım” diyen Uysal, “Hala 45-50 yıllık müşterilerim var. Bir işi yarım asırdan fazla yapmak kolay değil ama biz işimizi severek yaptığımız için bu mesleğimizi oğlumla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Uysal, 6 metrekarelik dükkanda 37 yıldır çalışarak geçimini sağladığını ifade ederek, bu yılki Ahilik Haftası’nda ‘Yılın Ahisi’ seçildiğini ve belgesini Karabük Valisi Mustafa Yavuz’un elinden aldığını söyledi.

“Hem ben hem de babam emekli olmayı başardık”
27 yıl önce babası gibi çırak olarak mesleğe başladığını aktaran Erkan Uysal (42), “Aynı dükkandan hem ben hem de babam emekli olmayı başardık. Bir berberin sadece iyi usta olması yetmez. Ustalık mahareti ile beraber sevimli bir ahlaka da sahip olmalıdır. Babam da bize bunu aşıladı. Onunla beraber çalışmaktan gurur duyuyorum. Bir baba ile çalışmanın zor olduğunu söylerler ama biz mutlu bir şekilde işimizi yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. (İHA)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin