Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Temmuz, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0

6 farklı suçtan 15 yıl hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 6 suçtan 15 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Serkan G., yakalanarak gözaltına alındı.
Samsun Asliye Ceza İlamat Masasınca hakkında ‘mala zarar verme’, ‘herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık’ ve ‘konut dokunulmazlığını ihlal’ olmak üzere 6 suçtan toplamda 15 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Serkan G., yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucu saklandığı ikametinde kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Serkan G.’nin emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından adi makamlara sevk edileceği öğrenildi.
18 aranan şahıs ile 7 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Öte yandan ayrıca Samsun genelinde 24-25 Temmuz tarihleri arasında, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda 15 yıl kasten öldürme suçundan 1 kişi, 6 yıl 3 ay silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 kişi, 4 yıl 8 ay 20 gün uyuşturucu kullanmak suçundan 1 kişi, 3 yıl 1 ay 15 gün silahlı terör örgütü kurma suçundan 1 kişi, 2 yıl 5 ay 7 gün kasten yaralama suçundan 1 kişi, 2 yıl 5 ay 5 gün uyuşturucu kullanmak suçundan 1 kişi, 1 yıl 10 ay 22 gün kasten yaralama suçundan 1 kişi, 10 ay askeri ceza kanununa muhalefet suçundan 1 kişi ve 5 ay görevi kötüye kullanma suçundan 1 kişi olmak üzere kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan şahısların da aralarında bulunduğu toplam 18 aranan şahıs, 7 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca, 2 adet av tüfeği ve 8 adet kesici/delici alet yakalandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin