39 ilde FETÖ'ye Yönelik Operasyonlarda 103 Şüpheli Yakalandı - Karabük Haber Postası
67b07572008c4
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
15 Şubat, 2025 14:08 tarihinde yayınlandı
0
0

39 ilde FETÖ’ye Yönelik Operasyonlarda 103 Şüpheli Yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 39 ilde FETÖ’ye yönelik son 1 haftadır devam eden “Kıskaç-39” operasyonlarında; 103 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 39 ilde FETÖ’ye yönelik son 1 haftadır devam eden “Kıskaç-39” operasyonlarında; 103 şüphelinin yakalandığını belirterek, “Operasyonlarda yakalanan şüpheliler; FETÖ terör örgütünün “Askeri Mahrem Yapılanması” ve “Öğrenci Yapılanması” içerisinde faaliyet yürütmek, Ankesörlü telefonlarla örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulunmak, Münferit sınav soruşturmaları kapsamında mülakatlarda avantajlı olarak kodlanmak ve örgüt evlerinde kamu sınavlarına hazırlanmak, Örgütün “Gaybubet Evi” olarak adlandırdıkları hücre evlerinde barınmak, Örgütün kripto haberleşme programı “ByLock” kullanıcısı olmak suçlarından aranıyordu” bilgisini verdi.
Ayrıca operasyonlarda FETÖ soruşturmaları kapsamında ifade ve teşhislerde adları geçen, haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı olanların da yakalandığını kaydeden Bakan Yerlikaya şunları açıkladı:
“Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı, KOM Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri TEM ve KOM Şube Müdürlüklerince; Adana, Adıyaman, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Edirne, Eskişehir, Elazığ, Erzincan, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Ordu, Osmaniye, Samsun, Sivas, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat ve Yozgat’ta operasyonlar düzenlendi.”
“FETÖ elebaşının ölümünden sonra da; bu hain terör örgütüne yönelik yürüttüğümüz mücadelede hiçbir gevşemeye yer yok” diyen Yerlikaya, Operasyonları koordine eden Cumhuriyet Başsavcılıklarını ve operasyonları gerçekleştiren polisleri tebrik etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay