Reklam
Reklam

30 milyon dolarlık yatırım hamlesi

30 milyon dolarlik yatirim hamlesi ep42Cvbg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Şubat, 2025 04:30 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te hizmet veren KARÇİMSA 30 milyon dolar yatırım ile yıllık 1 milyon ton kapasiteli yeşil çimento üretiminde kullanılacak olan klinker ve granüle cüruf tesisi için çalışmalara başladığını duyurdu.

Soner Özbey, tıpkı vakitte KARDEMİR iştiraki olan KARÇİMSA olarak, kamu yatırımlarında mecburî hale getirilecek olan yeşil çimento üretiminde kullanılacak olan klinker ve granüle cüruf tesisi yatırımına başlama kararı aldıklarını söyledi.

KARÇİMSA Yönetim Kurulu Lideri Soner Özbey bahisle ilgili yaptığı açıklamada,” Türk çimento dalının son yıllarda üzerinde odaklandığı ‘Yeşil Çimento’nun yaygınlaştırılmasına ait bildiri 16 Mart 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. Kamu İhale mukavelelerinde düşük karbon emisyonuna sahip yeşil Çimento kullanımının yaygınlaştırılmasına ait bildiri ile 2025’ten itibaren kamu ihale mukavelelerinde düşük karbon emisyonuna sahip yeşil çimento kullanımının yaygınlaştırılması maksadıyla öteki çimento cinslerine sınırlama getirildi. Etraf Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafında yeni yayımlanan bildiri ile, kamu ihalelerinde yeşil çimento kullanımı zarurî hale geliyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve teknik verimliliğiyle ön plana çıkan yeşil çimento kullanımını teşvik etmek emeliyle; kullanılacak çimentoda klinker/çimento oranı en fazla 0,80 olarak satın alınacak ve bu oran 2030’da 0,75’e inecek. Bu sayede ülkemizdeki binaların gömülü karbon emisyonları değerli oranda düşecek. Bizlerde firma olarak ortaya koyduğumuz vizyon ile hem şirketimizin kapasitesini artırıyor, hem de çağın şartlarına uygun katma kıymeti yüksek eserlerle kar marjımızı daha da üstlere çekmeye çalışıyoruz. Bu hususta da en büyük destekçimiz ortağımız olan KARDEMİR AŞ’nin Yönetim Kurulu Lideri Prof. Dr. İsmail Demir ve idare konseyi. KARDEMİR’den temin ettiğimiz cüruf ile Yeşil Çimento üretiminde kullanılacak olan granüle cüruf ve klinker üretecek ve ülke genelindeki çimento fabrikalarına pazarlayacağız. Yıllık 1 milyon ton kapasiteli bu yatırımımızın en az fiyatı yaklaşık 30 milyon dolar. KARÇİMSA olarak emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Bu yatırımımızla hem eser yelpazemizi geliştirecek, hem de kar marjımızı yükselteceğiz. Biz kazandıkça KARDEMİR kazanacak, Karabük kazanacak, şirket hissedarları kazanacak” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.