Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Mart, 2017 13:30 tarihinde yayınlandı
0

“3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü”

 

Karabük Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü tarafından 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü nedeniyle  açıklama yapıldı.

Karabük Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; “Birleşmiş Milletlerin 20 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen 68’inci Genel Kurulunda yeryüzünü paylaştığımız yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 3 Mart’ın Dünya Yaban Hayatı Günü ilan edilmesine karar verildi. Bu tarih yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaret nedeniyle yok olmasının önlenmesi konusunda çok önemli bir role sahip olan ve ülkemizin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES)’nin 1973 yılında kabul edildiği gündür.

Yabani türlerden faydalanmak insanlık tarihi ile başlamıştır. Bu faydalanmanın şekli temelde beslenme, giyinme ve tıbbi anlamda türlerden yararlanma olsa da zaman içerisinde çok farklı boyutlara ve amaçlara ulaşmıştır. Kürkleri, derileri, dişleri değerli giyim eşyaları ve aksesuarlara dönüşen, koleksiyoncular için vazgeçilmez parçalar haline gelen, organları, parçaları ve türevleri pahalı restoranların menüsünde yer alan, sağlık, güzellik, gençlik için kıymetli ilaçları talep edilen yabani hayvan ve bitki türleri hızla yok edilmeye, yasalara rağmen büyük kaçakçılıklara konu olmaya başlamıştır. Kaçakçılık, yasa dışı avcılık ve her türlü yaban hayatına karşı işlenen suçlarla mücadelede etkili yöntemler geliştirilmeli, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle yabani türler, onlardan elde edilen parça ve türevlerin talep görmesinin önüne geçilmelidir.

İnsan nüfusu artışı, teknolojik ilerlemeler, yoğun sanayileşme, şehirleşme ve tarımsal uygulamalar sonucunda ortaya çıkan kirlilik, yaşam alanlarının kaybı gibi etkenler de yabani türler üzerindeki baskıları iyice artırarak günümüzde dünyada ve ülkemizde pek çok türün neslini yok olma eşiğine getirmiştir. Özellikle yatırımların ve uygulamaların getireceği kazanımlar ile çoğunlukla göz ardı edilen yabanıl hayatın sağladığı kazanımlar doğru hesaplanmalı ve karşılaştırılmadır. Sonuç olarak yabanıl hayat tüm insanların ve gelecek nesillerimizin ortak kazanımıdır.

İnsanların yaşam alanları ve yolları, sportif ve doğa aktiviteleri, turizm arayışları iyice genişleyerek yabani türlerin yayılış alanlarına nüfus etmektedir. Yaşam alanlarında yapılaşma, kirlilik, radyasyon, manyetik alanlar ve gürültünün arttığı ortamlarda yabani türlerin nesillerini idame ettirme şartları gittikçe zorlanmaktadır. İnsan aktivitelerinin yaban hayatı üzerindeki etkilerini en aza indirecek önlemlerin alınması, doğru ve uygulanabilir kuralların konulması ve bazı alanlarda ise hiçbir insan faaliyetine izin verilmeyen yaban hayatı rezervlerinin ayrılarak daha sıkı koruma tedbirlerinin alınması geleceğimizin sigortası olarak düşünülmelidir.

CITES Sözleşme’sinin ön sözünde taraf ülkeler; “Yabani hayvan ve bitkilerin çok çeşitli ve güzel biçimleriyle yeryüzünün doğal sistemlerinin yeri doldurulamaz bir parçası olduğunu ve gerek mevcut gerekse gelecek kuşaklar için korunmasının zorunlu olduğunu; toplumların ve devletlerin kendi yabani hayvan ve bitki varlıklarının en iyi koruyucularının yine kendilerinin olduğunu ve olması gerektiğini” kabul ederler.

Bu anlayışla Karabük Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü olarak tabiata ve yaban hayatına daha saygılı olmamız temennisiyle 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Gününüzü kutlarız” denildi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
tanju ozcanin irtikap rusvet kurban bagisi iddianamesi tamamlandi 6 farkli konu 41 magdur 7si ReWJZbVt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2026 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Tanju Özcan’ın ‘irtikap, rüşvet, kurban bağışı’ iddianamesi tamamlandı: 6 farklı konu, 41 mağdur, 7’si tutuklu 19 şüpheli

Bolu Belediyesinde ortaya çıkan ve aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkındaki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında iddianame tamamlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce Başkan Tanju Özcan ve Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 178 sayfalık iddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında ’icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet’ yer alıyor.

Belediye meclis üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadeleri dosyanın seyrini değiştirdi

Soruşturma dosyasının en önemli delilleri arasında tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihinde cezaevinde verdiği “itiraf” niteliğindeki ifadesi yer aldı. Sarıyıldız ifadesinde, zincir marketlere reklam sözleşmesi yapılması için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış talep edildiğini, elden teslim alınan milyonlarca liralık nakit paraları ve kurban bağışı organizasyonunun bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü beyan etti.

“Sözleşmeyi imzalamayan marketler mühürlendi” iddiası

İddianamede yer alan bilgilere göre; Başkan Tanju Özcan, Süleyman Can ve Bolu Bel A.Ş. yetkilileri, zincir marketleri belediye iştiraki ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladı. Bazı marketlerin bu sözleşmeleri imzaladığı, ancak teklifi reddeden marketlere rutin dışı denetimler uygulanarak iş yerlerinin mühürlendiği ve ticaretten men edildikleri öne sürüldü.

Ruhsat ve hak ediş karşılığı milyonluk vurgun iddiası

Dosyada yer alan iddialara göre, Bolu’da faaliyet gösteren bir müteahhitten belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildi. Başkan Özcan’ın “Yardım yapmak zorundasın” diyerek baskı kurduğu müştekinin, 1 milyon TL’yi nakit olarak Meclis Üyesi Sarıyıldız’a verdiği, 1.5 milyon TL’yi ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına aktardığı tespit edildi. Soruşturmaların açılmasının ardından bu paraların müştekiye “avans ve borç iadesi” açıklamalarıyla geri gönderildiği belirlendi. Benzer bir durumun 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de yaşandığı, müteahhidin hak ediş ödemelerini zamanında alabilmesi için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL “yardım” yapmaya zorlandığı ve 2.5 milyon TL’nin hak edişten mahsup edildiği iddia edildi.

“Bağış topladılar, kurban kesmediler”

İddianamedeki suçlamalardan bir diğeri ise “Kurban Olayı” başlığıyla yer aldı. BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde “Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor” denilerek kampanya başlatıldığı, 34 vatandaştan toplam 845 bin TL toplandığı ortaya çıktı. Ancak toplanan bu paralarla hiçbir kurban alınmadığı ve kesim yapılmadığı ileri sürüldü, şüphelilere “dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık” suçlaması yöneltildi.

Dosyaya 35 dakikalık rüşvet kaydı iddiası da girdi

Bolu Belediyesine bağlı şirketten beton almayı reddeden bir vatandaşa yönelik Başkan Özcan’ın, “Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam” diyerek tehditler savurduğu iddiası da dosyada yer aldı. Ayrıca “Salon Vegas” isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda BOLSEV’e 500 bin TL yardım istendiği, süreçte 100 bin TL nakit para alındığı öne sürüldü. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay’ın bu parayı aldığını itiraf ettiği kaydedildi.

Tanju Özcan ifadelerinde suçlamaları reddetti

İddianamede savunmasına yer verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Özcan; marketlere baskı amacıyla değil yardım talebiyle yaklaştıklarını, kurban kampanyasından haberdar olmadığını, beton alımı için kimseye şantaj yapmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin