Reklam
Reklam
3 bin yillik findigin bulundugu kutsal sehirde arastirmalar devam ediyor OQD8wAbw jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Temmuz, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0

3 bin yıllık fındığın bulunduğu kutsal şehirde araştırmalar devam ediyor

Vezirköprü Oymaağaç Höyüğü’nde Hititlerin kutsal şehri Nerik’te yapılan kazı çalışmalarında 3 bin yıllık fındık ve 3 bin yıllık bronz aletlerle kesilmiş ahşap parçalar bulunmuştu. Nerik’i ortaya çıkarmak için yapılan arkeolojik kazılar ara vermeden devam ediliyor.

Kazı çalışmasını yürüten ekip, Hititlerin ’Hava Tanrısı’ Nerik’e ait olduğu netleşen antik kentte 17 yıldır kazı çalışmalarını sürdürüyor. ABD, Avustralya, Almanya ve Türkiye’den uzmanlar da tarihi kentteki kazı çalışmalarına katılıyor. Antik kentte önceki yıllarda yapılan kazı çalışmalarında Hititlerin kutsal suyu olarak bilinen 52 basamaklı tünelin içinde 3 bin yıllık fındık kabuğu ile yine 3 bin yıllık bronz aletlerle kesilmiş ahşap parçaları ortaya çıkarılmıştı.

Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Halit Doğan, Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya ve Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül ile birlikte Hititlerin kutsal şehri Nerik’i ortaya çıkarmak için arkeolojik kazıların devam ettiği Oymaağaç Höyüğü’nü ziyaret etti. Vali Tavlı, araştırmaların devam ettiği höyükte kazı sorumlularından çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Kutsal suyun içinden çıkan 3 bin yıllık fındık

3 bin yıllık fındığın tünelin içindeki kutsal sudan çıkartıldığı kazı ekibi tarafından ifade edilirken, yetkililer bulunan eserler hakkında, “Buradaki mabedin çok uzun yıllar kullanıldığını tahmin ediyoruz. Eski Hitit’te, yani milattan önce 16. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar kullanıldığını höyükte görüyoruz. Mabedin üzerinde bir tünel bulmuştuk, tüneli kazdıkça suya doğru ilerledik. Yaklaşık 8 metre derinlikte Hititlerin ’kutsal su’ olarak adlandırdığı bölgeye ulaştık. Nerik’in 3 bin 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu tespit ettik. Çok ince çalışma yapmaya başladık ve tünelin içinde ahşap buluntu tespit ettik. Havuzun içinde ahşap kalıntıları bulunca biz şoke olduk. Çünkü Anadolu’da ıslak malzeme hiç bulunmuyor. O bölgeyi biraz daha kazınca fındık kabuğu da bulduk. Karadeniz Bölgesi’nin fındık üretim merkezi olduğunu 3 bin yıllık fındık kabuğu tescilledi. TÜBİTAK laboratuvarında ahşap buluntular ile fındık kabuğuna karbon testi yapıldı ve yaklaşık 3 bin yıllık bir tarih ortaya çıktı” ifadelerini kullanmışlardı.

Onlarca çivi yazılı tablet ve tarihi eser ortaya çıktı

Oymaağaç Höyüğü’nde Hititlerin kutsal şehri Nerik’te yürütülen kazı çalışmaları sonrasında bulunan çivi yazılı tabletler, en önemli maddi kültür kalıntıları olarak dikkat çekiyor. Uzun soluklu çalışmalar, araştırmalar ve tartışmalar sonucunda Hitit İmparatorluğu’nun kuzey sınırlarında olduğu düşünülen kutsal kent Nerik’in lokalizasyonu kesin olarak Oymaağaç Höyük’te yapılıyor. Samsun’un güneyinde Vezirköprü Ovası’nın ise kuzey bölümünde bulunan ve 200’e 1900 metre ölçülerindeki Oymaağaç Höyük, gerek konumu gerekse de buluntuları ile soru işaretlerini ortadan kaldırıyor. Höyük’te 2005 ve 2006 yılları arasında yapılan yüzey araştırmaları ile 2007 yılından bugüne kadar devam eden kazı çalışmaları sırasında bulunan onlarca ‘Hititçe çivi yazılı tablet parçası’, en önemli maddi kültür kalıntılarından biri olarak adlandırılıyor.

Öte yandan bölgeden çıkartılan eserler, Samsun Müzesi’nde Nerik bölümünde halkın bilgilenmesine sunuluyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dfa840bc 3cb0 4df5 898b ad6da62035f3
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
21 Mayıs, 2026 10:13 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.

Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.

Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.

Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.” 

Bizi sosyal medyadan takip edin