3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Kasım, 2015 14:17 tarihinde yayınlandı
0
0

3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası

Karabük İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, Türkiye’de organ bağışı ve nakli sayıların yetersizliği nedeniyle birçok hastanın organ nakli beklerken hayatını kaybettiğini söyledi.
İl sağlık Müdürü Ahmet Sarı , 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Ülkemizde organ bağışı ve organ nakli sayılarının yetersizliği, organ yetmezliği nedeniyle tedavi görmekte olan birçok hastanın organ beklerken hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Hastaların yaşam süresi ve kalitesinde, ülke ekonomisi ve işgücünde ağır kayıplara yol açan söz konusu organ yetmezlikleri önemli bir sağlık sorunu olarak gündemdeki yerini korumakta olup, organ bağışı ve nakli sayılarının artırılması Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli hedeflerindendir.
Bu bağlamda ülkemizde her yıl kutlanmakta olan “3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası” kapsamında halkımızı organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz” dedi.
ORGAN NAKLİ NEDİR?
Vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.
ORGAN BAĞIŞI NEDİR?
Bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.
NAKİL YAPILABİLECEK DOKU VE ORGANLAR HANGİLERİDİR?
Ülkemizde nakil yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, incebağırsaktır.
Nakil yapılan dokular ise; kemik, kemik iliği, kornea, kalp kapağı, deridir.
HER ÖLÜMDEN SONRA ORGANLAR ALINABİLİR Mİ?
Organ bağışı yapılsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir.Yalnızca hastane yoğun bakım ortamında tıbben ölümü gerçekleşen insanlardan organ nakli yapılabilir.
ORGAN NAKLİ KİMLERDEN YAPILIR?
Organ ve doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
1- Kadavra donör (verici) : Yoğun bakımda tedavisi devam ederken, beyin ölümü denilen geri dönüşümsüz beyin hasarı gelişmiş hastaların organları bağışlandığı taktirde, bunlar kadavra donör olarak tanımlanmaktadır.
2-Canlı donör: Organ nakli gereken hastanın yakın akrabaları veya diğer bireyler doku, kan grubu vb. uyumu mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir. Bunlar canlı donör olarak tanımlanmaktadır. Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organlardır.
BİR ORGAN HERKESE NAKLEDİLEBİLİR Mİ?
Bir organın hiçbir özellik aranmadan herhangi birine nakledilmesi söz konusu değildir. Organ naklinde alıcı verici olacak kişilerin kan grubu ve doku uyumları önem arz etmektedir. Alıcı ve vericinin doku uyumları testlerle belirlenir en yüksek doku uyumunda cerrahi işlem gerçekleştirilir. Ayrıca doku uyumunun yanı sıra nakille verilen bağışıklık önleyici ilaçlarla (İmmunsuppresive) ameliyat başarısı yükselir.
KİŞİ ÖLMEDEN ORGAN NAKLİ KARARI ALINABİLİR Mİ?
Tıpta en temel ilke her bireyin kendi yaşam hakkı olduğu ve trilyonda bir yaşama dönüş şansı bile olsa bu şansın sonuna kadar kullanılması gerektiğidir. Hastane yoğun bakım ortamında doktorlardan oluşan bir ekip tarafından tıbbi ölüm kararı verilmeden organ nakli düşüncesi asla gündeme gelemez.
DİNEN BİR SAKINCA VAR MIDIR?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Diğer İslam ülkelerinde ve bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur. Kur’an-ı Kerim’de (Maide Suresi, Ayet 32) “KİM BİR KİMSEYE HAYAT VERİRSE, ONUN SANKİBÜTÜN İNSANLARA HAYAT VERMİŞÇESİNE SEVAP KAZANACAĞI” beyan olunmuştur.
ORGAN BAĞIŞI İÇİN YAŞ SINIRI VE ÖZELLİK ARANIYOR MU?
18 yaş ve üzeri akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir ve organ bağışı kartı sahibi olabilir.
ORGANLARIMIN BİRİNE SATILMA İHTİMALİ YA DA BELİRLİ KİŞİLERE ÖZELLİKLE VERİLME DURUMU VAR MIDIR?
Kişilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri 2238 sayılı yasaya göre yasaktır. Bağışlanan organlar, bu konuyla ilgilenen Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından tıbben acilliği ve doku uyumuna göre en uygun alıcıya nakil edilir. Bu belirlemede zengin, fakir, ırk, cinsiyet vb. ayrımlar kesinlikle yapılmaz.
UNUTMAYIN!… BAĞIŞLANAN BİR ORGANA, BİRGÜN SİZİN DE İHTİYACINIZ OLABİLİR…

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin