21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Neden Kutlanıyor? - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
67163bc4cadcf
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
21 Ekim, 2024 14:32 tarihinde yayınlandı
0
0

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Neden Kutlanıyor?

Her yıl 21 Ekim’de kutlanan Dünya Gazeteciler Günü, ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’in 1860 yılında bu tarihte yayına başlamasıyla anılmaktadır. Bu özel gün, gazetecilerin, doğru ve objektif bir şekilde toplumun haber alma hakkını sağlama konusundaki önemini vurgulamak amacıyla kutlanmaktadır.

Gazetecilerin, ülkede ve dünyada yaşanan gelişmeleri yurttaşlara ulaştırma çabaları, demokratik toplumların temel taşları arasında yer almaktadır.

Dünya Gazeteciler Günü Mesajları

Bu anlamlı günde çeşitli mesajlar paylaşılmaktadır. İşte 2024 yılına özel bazı mesajlar:

  • “Doğru habere ulaşmak, güçlü bir toplumun temelidir. 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü kutlu olsun.”
  • “Gerçeği arayan, kalemini özgürlüğün sesi yapan tüm gazetecilerin günü kutlu olsun!”
  • “Demokrasinin bekçisi olan gazetecilere minnettarız. Dünya Gazeteciler Günü’nüz kutlu olsun.”
  • “Cesareti, araştırmacı ruhu ve gerçeği aydınlatma tutkusuyla çalışan tüm gazetecilere selam olsun!”
  • “Tarafsız ve doğru bilgilendirme için gece gündüz çalışan gazetecilerin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutlarız.”

Anlamlı Sözler

Dünya Gazeteciler Günü kapsamında gazetecilik mesleğine dair birçok anlamlı söz de hatırlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır,” derken; Mark Twain, “Bir gazete, yalnız haberleri olduğu gibi veren bir şey değildir, onun gayesi; insanları düşündürerek, kızdırarak, o konuda bir şeyler yapmaya teşvik etmek olmalıdır,” ifadeleriyle gazeteciliğin önemini dile getirmiştir.

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü, basının özgürlük, tarafsızlık ve doğruluk gibi temel ilkelerle yola çıkma amacını bir kez daha hatırlatmaktadır.

Bizi sosyal medyadan takip edin
genc yasta kalp krizi riskine dikkat horlama ve uyku apnesi ilk belirti olabilir gTvIk8d1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Genç yaşta kalp krizi riskine dikkat: “Horlama ve uyku apnesi ilk belirti olabilir”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda kalp krizi geçirme yaşının 40’lı yaşlara kadar düştüğüne dikkat çekerek, bu durumun önemli nedenlerinden birinin “horlama” ile kendini gösteren “uyku apnesi” olduğunu belirtti.

Uyku sağlığının insan yaşamında kritik bir rol oynadığını ifade eden Özkaya, bireylerin hayatlarının yaklaşık yüzde 25 ila 35’ini uykuda geçirdiğini hatırlattı. Uykunun hem fiziksel hem de zihinsel yenilenme açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Özkaya, “Uyku problemleri tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” dedi.

“Beynin yeterli oksijen alamamasıyla ilgili”

Uyku apnesinin, kişinin uyku sırasında nefesinin geçici olarak durması anlamına geldiğini belirten Özkaya, bu durumun beyin ve vücutta tekrarlayan oksijen yetersizliğine neden olduğunu söyledi. Horlamanın toplumda çoğu zaman hafife alındığını ifade eden Özkaya, “Yüksek sesli horlama aslında kişinin nefes almakta zorlandığının bir göstergesidir. Bu durum, beynin yeterli oksijen alamamasıyla ilgilidir” diye konuştu.

Obstrüktif uyku apnesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Özkaya, kandaki oksijen seviyesinin düşmesinin (hipoksemi) kalp ritminde hızlanma ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini belirtti. Bu değişimlerin kalp krizi riskini artıran önemli faktörler arasında yer aldığını kaydeden Özkaya, “Uyku apnesi damar yapısını bozarak plak oluşumuna ve ani kalp ölümü riskine zemin hazırlayabilir” ifadelerini kullandı.

Belirtilere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Özkaya, şu uyarılarda bulundu: “Eğer eşiniz uykuda horluyor, nefesi zaman zaman duruyor ve ardından gürültüyle nefes alıyorsa; gündüzleri sık sık uyukluyor, kendini yorgun ve halsiz hissediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.”

Uzmanlar, erken teşhis ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin