Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Kasım, 2024 00:45 tarihinde yayınlandı
0

2025 ÇKS başvurularında son gün 31 Aralık

Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, 2025 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi(ÇKS) başvurularının 31 Aralık’ta tamamlanacağını söyledi.

2025 yılı ÇKS başvuruları hakkında açıklama yapan İbrahim Sağlam, “2025 yılı ÇKS başvuruları 1 Eylül -31 Aralık 2024 tarihleri arasında yapılmaktadır. Daha önceki yıllarda kaydı olan üreticilerimiz e-Devlet’ten veya ilçe tarım ve orman müdürlüklerine bizzat müracaat edebileceklerdir. ÇKS’ye ilk defa başvuru yapacak çiftçilerimiz ise ilçe tarım ve orman müdürlüklerine giderek 2025 yılı başvurularını yapabileceklerdir. Başvuru süresinin bitimi olan 31 Aralık 2024 tarihinden sonra yeni edinilen veya kiralanan tarım arazilerine ilişkin ÇKS başvuruları 30 Haziran 2025 tarihine kadar yapılabilecektir. İntikali yapılmamış tarım arazilerine ait başvurular da 30 Haziran 2025 tarihine kadar taahhütname ile yapılabilecek olup bu arazilerde tüm hissedar alanlarının beyan edilmesi halinde taahhütnamede yer alan hissedar bilgileri istenmeyecektir. Taahhütnameye konu arazilere ilişkin ÇKS kayıtları, üretim yılının 15-30 Temmuz tarihleri arasında 15 gün süreyle çiftçilerin başvuru yaptıkları il/ilçe müdürlükleri ve arazinin bulunduğu muhtarlıklarda askıya çıkartılarak ilan edilecektir. Ayrıca 2025 yılı ÇKS kaydı bulunan çiftçilerimiz, tarım arazileri üzerindeki ürün güncellemelerini 15 Mart-15 Nisan tarihleri arasında yapabilecekleri gibi üretim yılına ait sonraki ürün (ikinci, üçüncü) ekim-dikimlerine ilişkin beyanlarını üretim yılının 30 Haziran tarihine kadar yapabileceklerdir. Üreticilerimizin 31 Aralık 2024 tarihine kadar il ve ilçe müdürlüklerimize giderek 2025 yılı ÇKS başvurularını yapmalarını tekrar hatırlatıyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin