Reklam
Reklam
2024 yilinda yas cay rekoltesi 1 milyon 438 bin ton oldu l6dheECd
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Aralık, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

2024 yılında yaş çay rekoltesi 1 milyon 438 bin ton oldu

Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan 2024 yılı yaş çay rekoltesinin 1 milyon 438 bin ton olduğunu açıklayarak bu sayının yüzde 45,47’sinin özel bölüm tarafından işlendiğini vurguladı.

Rize Ticaret Borsası istatistiklerine nazaran; 2024 yılında 1 milyon 438 Bin Ton yaş çay işlendi. Üretilen yaş çayın yüzde 54.53’ü yani 783 bin 483 tonu Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından işlenirken, yüzde 45.47’si yani 654 bin 999 tonu ise özel kesim temsilcileri tarafından işlendi. Mevzu hakkında açıklama yapan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, dünyada son 5 yılda çay üretiminin yüzde 10 arttığını lisana getirerek, “Üretimde birinci sırada 14,5 milyon ton ile Çin yer almaktadır. Ülkemiz beş yıllık ortalama olan 1.250 -1.400 bin ton ortasında ki üretimle dünya çay üretici ülkeleri ortasında beşinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 791 bin 287 dekar alanda yaklaşık 205 bin 118 üretici çay tarımı yapmaktadır. Bu üretimin yüzde 70’i Rize’de gerçekleşmektedir. Yaş çay eser rekoltesi son dört yılda ortalama 1.250 -1.400 bin ton ortasında değişirken 2024 yılında rekolte 1 milyon 438 bin tonun üzerine çıkmıştır. Bir evvelki yıla nazaran yaş çay rekoltesi yüzde 5.74 oranında artış göstermiştir” sözlerini kullandı.

Hükümetin çay üreticisini desteklemesinin kesimi canlı tuttuğunu kaydeden Erdoğan, “2024 yılında dünya ve Türkiye genelinde yaşanan ekonomik zahmet, vilayetimizde de hissedilmiştir. Artan maliyetler ve yüksek enflasyon, çay kesimini de olumsuz etkilemiştir. Ancak her şeye karşın dalımızın güçlü duruşu sayesinde bu sıkıntı periyotta ülkemizin gereksinimi olan kuru çayı üretmeyi başardık. Ayrıyeten hükümetimizin yaş çaya uygun fiyat vererek müstahsili enflasyona ezdirmemesi, kuru çaya da istenilen artırımı vermesi, KGF’den Çay Dalına Özel Selektif Kredi vermesi, Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla makine ekipman takviyesi vermesi çay sanayicisini desteklemiştir. Devletimize çay sanayicisine verdiği bu takviyelerden ötürü teşekkür ediyorum. Ülkemizin bulunduğu bu sıkıntı durumdan çıkabilmek emeliyle devletimizin uyguladığı sıkı ekonomik politikayı destekliyoruz. Bizler endüstrici olarak elimizden ne gelirse bundan sonrada yapmaya hazırız” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin