150 yıllık konağa "En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü" verildi - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Aralık, 2024 16:38 tarihinde yayınlandı
0
0

150 yıllık konağa “En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü” verildi

Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesinin 30’uncu yıl dönümü çerçevesinde “En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü” Dr. Mahmut Faytrouny Konağı’na verildi.

Karabük’ün tarihi konaklarıyla ünlü ilçesi Safranbolu’nun UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesinin 30’uncu yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor.

Program çerçevesinde Tarihi Çarşı bölgesinde bulunan 150 yıllık Dr. Mahmut Faytrouny Konağı ‘En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Restorasyonu 2 yıl süren 3 katlı konağın plaketini Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ile konak sahibi Dr. Mahmut Faytrouny çaktı.

Burada konuşan Belediye Başkanı Elif Köse, en iyi restore ve korunan ev ödülü programlarının geçtiğimiz yıllarda Uluslararası Altın Safran Festivali bünyesinde yapıldığını hatırlattı.

Bu programların Safranbolu’nun UNESCO’ya dahil edilmesinin yıl dönümlerinde yapılmasının daha uygun olacağını düşündüklerini belirten Köse, “30 yıl boyunca UNESCO Dünya Miras Listesindeyiz. Tabi ki bu serüven 30 yıl önce UNESCO’ya dahil edilmeden Safranboluluların elindekinin değerini bilmesiyle başlıyor. Onlara teşekkür ediyorum. Daha sonrasında vizyon sahibi yöneticilerin çok büyük katkısı var ama ilk kahramanları bu evlerin sahipleridir” dedi.

UNESCO’nun kriterlerini yerine getirdikleri için 30 yıldır dahil olduklarını ifade eden Köse, bundan sonraki hedeflerinin bu listede kalarak Safranbolu’yu gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.

Restorasyon sürecinin 2 yıl sürdüğünü belirten konak sahibi Dr. Mahmut Faytrouny, ilçenin UNESCO’ya dahil oluşunun 30. yılında böyle bir ödüle layık olduklari için mutlu olduklarını kaydetti.

Faytrouny, birçok ülke gezdiklerini aktararak Safranbolu gibi benzeri olan bir şehir görmediklerini dile getirdi.

Konuşmaların ardından Başkan Köse beraberindekilerle birlikte konağı gezdi.

675edbcea1e9d
675edbce295d2
675edbcf4d2d0
675edbcde2fc4
675edbcc93220
Bizi sosyal medyadan takip edin
e
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
01 Mayıs, 2026 13:42 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’den Alzheimer türü hastalıklara umut ışığı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi’nde TÜBİTAK desteğiyle yürütülen deneysel bir araştırmada, Trokserutin maddesinin nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı olarak incelendi.

KBÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması” başlıklı proje, Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi ilerleyici ve geri dönüşümsüz hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu.

GLUTAMAT BİRİKİMİ VE NÖRODEJENERASYON

Araştırmada, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığı vurgulandı. Bu durum, bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, nöronların zamanla yapısal ve işlevsel kaybına hatta ölümüne neden olan çeşitli nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde rol oynuyor.

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını ve buna bağlı olarak Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığının arttığını belirterek, bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliğinin yattığını söyledi.

DENEYSEL MODEL VE TROKSERUTİNİN ETKİSİ

Proje kapsamında, denekler üzerinde mikro cerrahi yöntemiyle kainik asit verilerek nörodejenerasyon modeli oluşturuldu. Tedavi amacıyla uygulanan Trokserutinin, nöroinflamasyonu ve oksidatif stresi azalttığı, ayrıca son dönemde önemli bir protein olduğu belirtilen Galektin-3 seviyelerini düşürdüğü gözlendi.

Demir, bulguların oldukça olumlu olduğunu belirterek, “İleride bu molekülün tedavi edici bir ajan olarak ortaya çıkması mümkün. Bu çalışma dünyada ve Türkiye’de ilk defa yapıldı ve uluslararası saygın bir dergide yayın olarak kabul gördü” dedi. Araştırma, nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik yeni yaklaşımların önünü açabilecek nitelikte.

Bizi sosyal medyadan takip edin