TFF 2. Lig’de mücadele eden 1461 Trabzon FK, teknik direktör Zafer Turan ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.
TFF 2. Lig play-off yükselme maçında Iğdır FK’ya 1-0 yenilerek 1. Lig’e çıkamayan 1461 Trabzon FK’da teknik direktörlük görevine Zafer Turan getirildi. 1 yıllığına sözleşme imzalanan teknik adam için kulüp tesislerinde imza töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan 1461 Trabzon FK Başkan Yardımcısı Cengiz Tosun, “Amacımız 2024-2025 sezonu içerisinde grup lideri olarak 1. Lig’e çıkmak. Teknik direktörün Trabzon geni taşıyan biri olmasını istedik. Zafer hocamız ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Teknik direktör Zafer Turan ise iki ortak heyecanın birleştiğini belirterek, “Göreve bugün itibarıyla başlıyoruz. Zaman birbirimizi daha da tanımamızı sağlayacak. Daha önce 13-14 sene profesyonel futbol oynadım. Aslen Trabzonluyum. Atalarımızın doğduğu topraklarda çalışmak nasip oldu. O yüzden çok mutluyum. Buranın doğasını biliyorum. Hepimizin heyecanı var. 2 ortak heyecan birleşti. Bu zamana kadar olanlar geride kaldı diye düşünüyorum. 5 seneden beri bir hedef var. Hedefe adım adım yaklaşıldı. En son bu sene finale kadar gelindi ama olmadı. Bundan sonra her şey daha doğru planlama ile doğru bir şekilde gideceğini düşünüyorum. Ben o heyecanı yaşıyorum” dedi.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile görüştüğünü kaydeden Turan, “Buraya gelmemde kendisi de vesile oldu. Biraz daha iletişim halinde olacağız. Biz burada yarışmacı bir takımımız yetiştirici bir takım değiliz ama bu takım bir üst ligde olursa biraz daha yetiştiricilik anlamında farklı bir noktaya gelebilir. Takımın yüzde 90’ını tanıyorum. Çalıştığım oyuncular da var. Final maçını seyrettim. Oyuncu seviyesi çok üst düzeyde bir takımdı ama oyuncu performansları yeteri derecede yoktu. Hepsi bir araya gelmediği için başarı olmadı. Ligde ekonomik gücü yüksek olan takımlar da vardı. Önümüzdeki sezonun planlamasında buradaki insanlardan faydalanacağım. Oyuncu çok iyi olabilir, geçmişte çok faydalı işlerde yapmış olabilir ama şu anda takıma kimyası uymayabilir. Ona göre planlamayı yapacağız” ifadelerini kullandı.


1461 Trabzon FK’nın yeni teknik direktörü Zafer Turan oldu
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


