1461 Trabzon FK’nın yeni teknik direktörü Zafer Turan oldu - Karabük Haber Postası
1461 trabzon fknin yeni teknik direktoru zafer turan oldu 1xp6qWJQ jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Haziran, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

1461 Trabzon FK’nın yeni teknik direktörü Zafer Turan oldu

TFF 2. Lig’de mücadele eden 1461 Trabzon FK, teknik direktör Zafer Turan ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.

TFF 2. Lig play-off yükselme maçında Iğdır FK’ya 1-0 yenilerek 1. Lig’e çıkamayan 1461 Trabzon FK’da teknik direktörlük görevine Zafer Turan getirildi. 1 yıllığına sözleşme imzalanan teknik adam için kulüp tesislerinde imza töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan 1461 Trabzon FK Başkan Yardımcısı Cengiz Tosun, “Amacımız 2024-2025 sezonu içerisinde grup lideri olarak 1. Lig’e çıkmak. Teknik direktörün Trabzon geni taşıyan biri olmasını istedik. Zafer hocamız ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Teknik direktör Zafer Turan ise iki ortak heyecanın birleştiğini belirterek, “Göreve bugün itibarıyla başlıyoruz. Zaman birbirimizi daha da tanımamızı sağlayacak. Daha önce 13-14 sene profesyonel futbol oynadım. Aslen Trabzonluyum. Atalarımızın doğduğu topraklarda çalışmak nasip oldu. O yüzden çok mutluyum. Buranın doğasını biliyorum. Hepimizin heyecanı var. 2 ortak heyecan birleşti. Bu zamana kadar olanlar geride kaldı diye düşünüyorum. 5 seneden beri bir hedef var. Hedefe adım adım yaklaşıldı. En son bu sene finale kadar gelindi ama olmadı. Bundan sonra her şey daha doğru planlama ile doğru bir şekilde gideceğini düşünüyorum. Ben o heyecanı yaşıyorum” dedi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile görüştüğünü kaydeden Turan, “Buraya gelmemde kendisi de vesile oldu. Biraz daha iletişim halinde olacağız. Biz burada yarışmacı bir takımımız yetiştirici bir takım değiliz ama bu takım bir üst ligde olursa biraz daha yetiştiricilik anlamında farklı bir noktaya gelebilir. Takımın yüzde 90’ını tanıyorum. Çalıştığım oyuncular da var. Final maçını seyrettim. Oyuncu seviyesi çok üst düzeyde bir takımdı ama oyuncu performansları yeteri derecede yoktu. Hepsi bir araya gelmediği için başarı olmadı. Ligde ekonomik gücü yüksek olan takımlar da vardı. Önümüzdeki sezonun planlamasında buradaki insanlardan faydalanacağım. Oyuncu çok iyi olabilir, geçmişte çok faydalı işlerde yapmış olabilir ama şu anda takıma kimyası uymayabilir. Ona göre planlamayı yapacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.