140 ameliyat geçiren 8 ayı aşkın süre hastanede kalan maden işçisi İzzet Ak taburcu edildi
Bartın’daki maden faciası sonrası Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 8 ayı aşkın süredir tedavi gören 140 civarı ameliyat geçiren ve kardeşi aynı olayda vefat eden maden işçisi İzzet Ak taburcu edildi. Zorlu tedavi sürecini anlatan Ak, “Hastaneye geldim, aradan 4,5-5 ay geçmiş, hala kendimi işyerinde sanıyorum. Benim için çok zor bir süreçti, kolay değil. Olayda şehitlerimiz var, birisi benim kardeşim, içim buruk. 3 çocuğum var, ilk işim onları sarıp sarmalamak, çok özledim” dedi.
Geçtiğimiz yıl 14 Ekim'de Bartın'daki maden ocağında meydana gelen patlama sonrası yaralanan 6 işçi, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçaklarla 15 Ekim gecesi İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne getirilmişti. İşçilerden Taner Şen ve Ayhan Akgül, doktorların tüm çabalarına hayatını kaybederken hastanede kalan son maden işçisi 39 yaşındaki 3 çocuk babası İzzet Ak da bugün taburcu edildi. 6 ay yanık yoğun bakımda, 2 ayda yanık servisinde geçiren 140 civarı ameliyat yapılan Ak, 8 ayı aşkın sürenin ardından taburculuk kararının verilmesiyle hastane adeta evleri haline gelen ailesi de büyük sevinç yaşadı. Yüz, kafa, kollar, göğüs ön duvarı, boyun, bel ve bacaklarındaki yaklaşık yüzde 90’a yakın yanık ve çeşitli ezilme ile kırıkları bulunan Ak, taburculuk öncesi zorlu tedavi sürecine ilişkin duygularını anlattı. Patlama sonrası 4,5 ay sonra hastanede kendine geldiğinde maden ocağında olduğunu düşündüğünü ifade eden Ak, faciada kardeşinin hayatını kaybetmesi nedeniyle buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiyit ve Yanık Tedavi Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Turan da İzzet Ak’ın 8 ayı aşan tedavi sürecine ilişkin bilgi verirken taburculuk sonrası da tedavilerin devam edeceğini aktardı.
“Kardeşimi patlamada kaybettim, biraz buruğum”
8 ayı aşkın süre hastanede tedavi gören maden işçisi 39 yaşındaki İzzet Ak, “Fazla bir şey hatırlamıyorum. Ocağa girdim, üretime başladık, taburcu olan Erol Bulduk kardeşim dedi ki “Ben burayı yapamıyorum, buraya 1 kişi lazım”. Bende başımdaki amire söyledim, ‘sen git, yardımcı ol’ dedi. Oraya gittim, 5 dakika ya oldu ya olmadı, birden film koptu. Ondan sonrasını zaten hatırlamıyorum, buraya geldim, aradan 4,5 -5 ay geçmiş, hala kendimi işyerinde sanıyorum. Benim için çok zor geçti yoğun bakım, devletimizden hocalarımızdan olsun Allah razı olsun. Kolay değil, yangının arkasında bıraktığı o zehirli gaz, zehirledikleri oldu. Şehidimiz var içinde birisi benim kardeşim, rahmetle anıyorum Soner Ak, içim buruk, köye gidiyorum ama hiç gidesim de yok. 3 tane çocuğum var ilk işim onları sarıp sarmalamak çünkü çok özledim. Ailemi, köyümü özledim, şu anda Allah’ıma şükür iyiyim. Hava değişimine gidip geleceğiz ondan sonra da operasyonlarımız olacak” şeklinde konuştu.
“Bayramı İzzet Bey’in sevdikleriyle geçirecek olmasının mutluluğunu yaşıyoruz”
Ak'ın tedavi sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, “8 ayın üzerinde bir süre çok ciddi bir birliktelik, ciddi bir mücadele hatta zamana karşı bir yarışıldığı bir dönem yaşadık. Başta yanık kliniğimiz şefi ve yoğun bakım, anestezi, göğüs gibi birçok branşın hocalarının her sabah hiç üşenmeden hastalarımızın başında toplandığı ve her gün hocalar düzeyinde benim de başkanlık yaptığım bir konseyle her an her dakikayı ilmek ilmek dokuyarak aslında bugünlere geldik. 6 hasta transfer ettik, 4'ünü taburcu edebilmeyi aşardık, bu bizim için mutluluk vesilesi oldu. Yüzde 80-90’ların üzerinde ciddi bir yanık bunların iyileştirilmesi ve sevdiklerine kavuşturulabilmesi bizim için ayrı bir onur ve gurur vesilesi. Şu an biz sadece bir memleket tadı alsın diye gönderiyoruz, uzun bir süreç var. En azından bayramı İzzet Bey’in sevdikleriyle geçirecek olmasının mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
“Toplamda 140 civarı ameliyat gerçekleştirildi”
Yüzde 90’a ulaşan yanık vakalarında ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu ifade eden Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Turan, Ak’ı taburcu edebilmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Prof. Dr. Turan, “8 ay önce çok ağır yaralı bir durumda hastanemize kabul edilmişlerdi ve yüzde 90 civarında ağır yanıkları söz konusuydu. 4,5 ay kadar uyutuldu, şu ana kadar toplamda 140 civarı orta, küçük, büyük ölçekte ameliyatlar gerçekleştirildi. Sonuçta da sağlığına kavuşmuş bir vaziyette taburculuğunu gerçekleştiriyoruz, memleketlerine gönderiyoruz. Literatür olarak ölüm oranları çok yüksek olan yanık grupları, ufak plastik cerrahi eksikleri var. Çok ciddi kırıkları da vardı, onlarda burada düzeltmiş oldu, kontrollerini daha sonra yaptıracağız” ifadelerini kullandı. (İHA)
Samanlıkta işlenen cinayetle ilgili yargılama devam etti
Kastamonu’da samanlıkta balta ile öldürüldükten sonra çuvala koyup dereye atılan vatandaşın vefatıyla olayıyla ilgili sanıkların yargılanmasına devam edildi.
Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesine bağlı Ahlat köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, meskenden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun cenazesi, Kastamonu Vilayet Jandarma Komutanlığı grupları tarafından dere yatağında, çuval içerisinde bulundu. Takımlar, çuvalın izlerinin köyün yaklaşık 300 metre yakınındaki Behice Ç.’ye ilişkin konutun samanlığına kadar devam ettiğini tespit etti. Jandarma grupları, samanlıkta yaptıkları incelemede, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun balta ile öldürüldükten sonra cesedinin çuvala koyulduğu ve sürüklenerek dereye atıldığını belirledi. Olayın akabinde gözaltına alınan Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç., isimli makamlarca tutuklandı.
Olayın akabinde şüpheliler hakkında "kasten öldürme" hatasından açılan dava, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuksuz yargılanan sanıklar Bayram Ç., Ümit Ç. ile maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Bakırköy Ruh ve Hudut Hastalıkları Hastanesine sevk edilen tutuklu sanık Behice Ç. ise duruşmaya katılamadı.
Duruşmada savunma yapan Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç. hatasız olduklarını söyleyerek, beraatlarını talep etti.
Behice Ç.’nin avukatı Hasret Çiftçi ise, müvekkilin taciz edilmek istendiği sırada baltayla kendisini savunduğunu ve bu sebeple en üst düzeyde tahrik kararlarının uygulanması gerekğini belirterek, "Olay yasal müdafaadır, bu farklı, birde tahrik indirimi verilmesi zaruridir. Müvekkilim, 2,5 yıldır cezaevindedir. Yargılamanın uzamasından kendisinin de bir kusuru ya da kabahati yoktur. Şu etapta kanıtlar toplanmıştır, kanıt karartma durumu, kaçma kuşkusu yoktur. Kendisi konut kadınıdır. Tüm bu konular göz önüne alınarak müvekkilimin isimli denetim kuralıyla tahliye edilmesini talep ederiz" dedi.
Mahkeme heyeti, Behice Ç.’nin İstanbul İsimli Tıp 4. İhtisas Konseyinde cezai ehliyetinin olup olmadığına dair rapor alınmasını ve bu raporun dönüşünün beklenmesini kararlaştırarak, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.