blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Ocak, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

12 yıldır tamamlanamayan yol, ölümlü kazalara neden oluyor

Üretimine 2013 yılında başlanan ve 12 yıldır hâlâ tamamlanamayan Tokat-Niksar karayolu projesi, bölgedeki ulaşım meselelerini derinleştiriyor.
Tokat-Niksar çizgisinde üretimine 2013 yılında başlanan, Karadeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayacak değerli karayolu projesi, üzerinden yıllar geçmesine karşın hâlâ tamamlanmadı. Bölgenin ulaşım altyapısını büyük ölçüde güzelleştirmesi ve kıymetli turizm ile ticaret merkezlerine daha süratli ulaşım imkânı sağlaması öngörülen proje, 12 yıl sonra bile tamamlanamayan kısımları ve daima ertelenen bitiş tarihiyle büyük tenkitlere gaye oluyor. Projenin 49 kilometrelik güzergahın sadece 35 kilometresi tamamlanabilirken, geriye kalan 14 kilometrelik kısmın ne vakit bitirileceği belirsizliğini koruyor.
Bölgedeki şiddetli kış koşulları ve artan trafik kazaları, yolun tamamlanamamasının önemli olumsuz sonuçlar doğurduğunu gözler önüne seriyor. Bilhassa geçtiğimiz hafta Tokat-Niksar karayolunda meydana gelen trafik kazasında 3 kişinin hayatını kaybetmesi, bu yoldaki tehlikenin boyutlarını bir defa daha gözler önüne serdi. Proje süratle artan trafik ve kazalarla çaba ederken, vaktinde tamamlanması gereken yolun uzaması, binlerce insanı mağdur ediyor. Süratli ulaşımın hedeflendiği yolun proje bitiminde 40 dakikalık bir arayı 25 dakikaya indireceği belirtiliyor.
12 yılda 6 vali, 6 ulaştırma ve altyapı bakanı ile 3 belediye lideri değişmesine karşın proje tamamlanamadı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.