Üretimine 2013 yılında başlanan ve 12 yıldır hâlâ tamamlanamayan Tokat-Niksar karayolu projesi, bölgedeki ulaşım meselelerini derinleştiriyor.
Tokat-Niksar çizgisinde üretimine 2013 yılında başlanan, Karadeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayacak değerli karayolu projesi, üzerinden yıllar geçmesine karşın hâlâ tamamlanmadı. Bölgenin ulaşım altyapısını büyük ölçüde güzelleştirmesi ve kıymetli turizm ile ticaret merkezlerine daha süratli ulaşım imkânı sağlaması öngörülen proje, 12 yıl sonra bile tamamlanamayan kısımları ve daima ertelenen bitiş tarihiyle büyük tenkitlere gaye oluyor. Projenin 49 kilometrelik güzergahın sadece 35 kilometresi tamamlanabilirken, geriye kalan 14 kilometrelik kısmın ne vakit bitirileceği belirsizliğini koruyor.
Bölgedeki şiddetli kış koşulları ve artan trafik kazaları, yolun tamamlanamamasının önemli olumsuz sonuçlar doğurduğunu gözler önüne seriyor. Bilhassa geçtiğimiz hafta Tokat-Niksar karayolunda meydana gelen trafik kazasında 3 kişinin hayatını kaybetmesi, bu yoldaki tehlikenin boyutlarını bir defa daha gözler önüne serdi. Proje süratle artan trafik ve kazalarla çaba ederken, vaktinde tamamlanması gereken yolun uzaması, binlerce insanı mağdur ediyor. Süratli ulaşımın hedeflendiği yolun proje bitiminde 40 dakikalık bir arayı 25 dakikaya indireceği belirtiliyor.
12 yılda 6 vali, 6 ulaştırma ve altyapı bakanı ile 3 belediye lideri değişmesine karşın proje tamamlanamadı.


12 yıldır tamamlanamayan yol, ölümlü kazalara neden oluyor
Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak vatandaşların bayramını kutladı.
Vali Hacıbektaşoğlu mesajında, bayramların toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlar olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi; “Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerim; Kurban Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz.
Bayramlar; gündelik hayatın telaşı içinde çoğu zaman ertelediğimiz hatırlamaları yeniden mümkün kılan özel zamanlardır. Aile bağlarının güçlendiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevincine ortak olunduğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu günler; aynı zamanda toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği anlardır.
Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam; paylaşmakla eksilmeyen, aksine çoğalan iyiliği hayatın merkezinde tutabilmektir. Bir sofrayı, bir selamı, bir duayı ve imkânı paylaşabilmenin değeri; bayramların bizlere bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir.
Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için özellikle bayram süresince yola çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına titizlikle uymalarını rica ediyorum. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına riayet etmek ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemek; hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım ki bayramın en güzel tarafı, sevdiklerimizle sağlık ve huzur içinde bir araya gelebilmektir.
Bu mübarek günlerin; kırgınlıkların geride kaldığı, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı ve dayanışma duygularının güçlendiği günler olarak yaşanmasını diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve aileleri olmak üzere siz değerli hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; bayramın insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun.”

