Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Mart, 2022 14:49 tarihinde yayınlandı
0

(Haber Merkezi) Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan’a Karabük Muharip Gaziler Derneği Başkanı Sabahattin Çorbacı ve Yönetim Kurulu tarafından Derneğe yaptığı katkılardan dolayı Teşekkür Plaketi takdim edildi.

Muharip Gaziler Derneği Başkanı Sabahattin Çorbacı Plaket takdiminden önce yaptığı konuşmada; Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan’ın aynı zamanda Derneğin Fahri Başkanı olduğunu hatırlatarak, “Başkanımız Pehlivan bey Derneğimize ve bize her zaman sahip çıkarak önemli katkılarda bulunmuştur. Bizler kendisinin her ziyarete gittiğimizde herhangi bir sıkıntımızın olup olmadığını sorarak çözümü noktasında elinden gelen desteği vermiştir.  Sayın Pehlivan Baylan’a Derneğimize bugüne kadar yaptığı katkılardan ve desteklerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.

Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan da  konuşmasında Muharip Gaziler Derneği Başkanı Sabahattin Çorbacı ve Yönetimine teşekkür ederek, “Bu vatan için canını feda etmiş  şehitlerimize ve hayatını kaybeden Gazilerimize  Allah’tan Rahmet diliyorum. Geride kalanlara da uzun ömürler dilerim. Ben de sizler gibi Kıbrıs Gazisiyim. Gazilik ünvanını taşımaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Her zaman sizlerin yanındayım. Beni böylesine anlamlı bir plaket vererek mutlu ettiniz her birinize teşekkür ederim” dedi.

Karabük Muharip Gaziler Derneğinde düzenlenen plaket takdim törenine İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ ve Derneğin Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin