Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2024 08:24 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 4dk
Yorum Sayısı: 0

10 ülkeden 77 bilim insanının katıldığı ’İrfan Geleneği’ sempozyumu başladı

Hitit Üniversitesi tarafından düzenlenen "II. Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Abdal Ata Sempozyumu"nda konuşan Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zekeriya Işık, "Bugün, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana ve Koyunbaba’nın kucaklayıcı anlayışına ihtiyaç var" dedi.
Türk Tarih Kurumu’nun katkıları ile Çorum Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen “II. Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Abdal Ata Sempozyumu”na Mısır, Kazakistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Fransa, İran, Tataristan Özerk Cumhuriyeti, Avusturya, Rusya olmak üzere 10 farklı ülkeden 77 bilim insanı katıldı. Sempozyumda 52’si sözlü, 12’si çevrimiçi, 2 video konferans olmak üzere 66 bildiri sunulacak. Sempozyumda tüm bilimsel oturumlar karekod uygulamasıyla yurt içi ve yurt dışından interaktif olarak takip edilebilecek.
Sempozyum açılışında konuşan Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zekeriya Işık, Türkistan, Horasan, Irak’tan Anadolu’ya, Balkanlar’a kadar uzanan irfan geleneğinin 13 ve 14. yüzyıllarda dini ve manevi olduğu kadar siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeler üzerinde de belirleyici bir etkiye sahip olduğunu söyledi. İrfan geleneğini temsil eden Türkmen ata, baba, şeyh ve dervişlerinin “Fütüvvet ve Melamilik” ile olan güçlü bağın oluşmasında rol oynadığını dile getiren Doç. Dr. Işık, “Onlar fethedilen gerçek manada bir Türk yerleşkesinin nihayetinde yurduna dönüşmesinde etkili oldular. Bugün onlar tekke, zaviye, türbeleri, mescit, cami, medrese, kütüphane, çeşmeleri, dini ve tasavvufi eserleri ve dahi mesajlarıyla gönüllerimizde ve zihinlerimizde yer tutmaktadır” dedi.
Işık, bugün modernitenin ayrıştırdığı, dağıttığı, kutuplaştırarak çatıştırdığı farklılıkları bir tehdit olarak görmek suretiyle aynılaşmayı dayattığı, din, inanç, gelenek ve örf namına yerel öğeleri çağ dışılıkla damgalayarak itibarsızlaştırdığı, saf dışı bıraktığı bir dönemde olunduğuna dikkat çekti.

"Modern insanın bütün varlığa, kendi ırkına dahi acımayacak kadar insafsızlaştığı bir çağdayız"
İnsan egosunun hormonlu bir şekilde beslendiği, suni, orantısız, kibir ile ilahi ve beşeri nizamın üstünde kendisine roller biçtiği arızi bir dönemde olduğumuzu dile getiren Doç. Dr. Zekeriya Işık, "Kadim erdemlerin yok sayıldığı tüm alemin, insanın sonsuz ve sınırsız hazlarına, ihtiraslarına hasredildiği, öyle ki aç gözlülükte modern insanın bütün varlığa, kendi ırkına dahi acımayacak kadar insafsızlaştığı bir çağdayız. Tüm patolojik arızalı anlayışın hayatı kuşattığı, adına rasyonel, pratik, pragmatik, diplomatik ve benzeri şekillerde ifade edilen etik ve ahlaki temelden yoksun bir takım yaklaşımlarla meşrulaştırılmaya çalışıldığı talihsiz bir zamandayız. Böylesi bir zamanda ve durumda Yunus Emre ile vücut bulan yaratılanı yaratanından ötürü seven, yetmiş iki milleti bir nazar gören, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin aslan ile ceylana aynı zaman ve mekanda adalet ve hakkaniyet şemsiyesi altında hayat bulunduran, Mevlana’nın kurulu düzene meydan okuyan, tüm dünyevi sınıfları ve sınırları kaldırarak ’ne olursan ol yine gel’ diyen, Koyunbaba’nın ’dirlik odunu yakın, geleni gideni hoş tutun’ himmetiyle güçlü bir şekilde ortaya konulan temelinde aşk ve sevgi bulunan bu birleştirici, kucaklayıcı ontolojik ve epistemolojik anlayışa olan ihtiyaç ortadadır. Bununla birlikte söz konusu irfan geleneğimizin emek, alın teri, zanaat, fedakarlık, paylaşmak, helal kazanmak, ahlaklı olmak gibi erdemlerinin işlenmesine de ziyadesiyle ihtiyaç olduğu da gözden kaçırılmamalıdır" diye konuştu.

"Aleviliği doğru şekilde anlatmayı önemsiyoruz"
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemiyeti Başkanı Ali Rıza Özdemir de yaptığı konuşmasında, bilgi kirliliğinin önüne geçerek Aleviliği doğru şekilde anlatmayı önemsediklerini belirtti. Moğol istilasından sonra meydana gelen göçlerle birlikte Anadolu için yeni bir dönem başladığını hatırlatan Özdemir, "Horasan bölgesinden Anadolu’ya akan Türkmen aşiretlerinin içinde baba, ata, derviş ve şeyh olarak tanımlanan irfan ehli kimseler de yer almaktaydı. Bu dönemde Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması, asayiş, fütuhat ve iskan konularının çözülmesi, imar faaliyetleriyle toprakların şenlenmesi bahsedilen şeyh ve dervişlerin öncülüğünde olmuştu. Osmanlı sosyal hayatı için oldukça mühim olan zaviyeler, manevi temellere dayalı kurumlardı. Öyle ki ıssız beldeler ve stratejik noktalar ’gazi dervişler’ tarafından kurulan tekke ve zaviyeler eliyle birer yurda dönüşmüş ve kalkınmıştır. İşte Abdal Ata, bu dervişler arasında olduğu gibi, onun tabi olduğu Abdallar zümresi de Türk nüfusunun önemli unsurlarından biri olarak varlığını sürdürmekteydi. Anadolu’yu Türkiye yapan öncü şahsiyetler de bu kişiler ve bu Türk kitlelerdi" şeklinde konuştu.
Başkanlık olarak, bugüne kadar Alevi ve Bektaşi tarihinin şemsiyesi altında toplanmış olay, olgu ve şahsiyetleri araştırmak, Türk tarihindeki yerini ortaya koymak ve yarına aktarmak amacıyla pek çok panel, konferans ve sempozyum tertip ettiklerini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
"Bilgi kirliliğinin önüne geçerek Aleviliği doğru şekilde anlatmayı çok önemsiyoruz. Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi ile Aleviliğin Yazılı Kaynakları çalıştayları başta olmak üzere Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz beş büyük çalıştayımız da bu amaca hizmet etmektedir. Başkanlığımızda birçok konferans, panel ve temalı konserler düzenledik. Bundan sonra bu çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Temalı konserlerimi 2024 yılı içinde 50 ilimizde halkımızla buluşturacağız. 2024 ve 2025 yılları içinde Şah İsmail Hatayi, Anadolu’nun Horasanı Tunceli, Balkanlarda Alevilik ve Bektaşilik, Cemevleri: Dünü, Bugünü, Yarını, Aleviliğin Yazılı Kaynakları, Davut Sulari, Pir Sultan Abdal gibi birçok başlık altında yapacağımız sempozyumları planlamış bulunuyoruz. Kün-Ay isimli hakemli dergimiz yıl içinde yayın hayatına başlayacaktır."

"Hedefimiz milli birliğimizi güçlendirmektir"
Aleviliğin yakın tarihinin kayıt altına alınacağı sözlü tarih projesini bu yıl içinde başlatacaklarını aktaran Özdemir, "Bilimin namusuna sahip çıkan tüm akademisyenlerimizi, bu vesileyle çalışmalarımıza omuz vermeye çağırıyorum. Her zaman belirttiğim gibi pek çok alanda Alevi ve Bektaşi toplumuna hizmet götürmeyi görev edinmiş başkanlığımızın iki ana hedefi vardır. Bunlardan ilki her iş ve eylemde Alevi ve Bektaşi toplumunun rızalığını almaktır. Bu doğrultuda istişare etmekten bir an geri durmadığımızı gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. İkinci ana hedefimiz ise milli birliğimizi güçlendirmektir. Başkanlık olarak bizi, biz yapan değerlerimize bağlı kalmak ve sahip çıkmak dışında; onu aktarmanın da peşindeyiz. Tüm işlerimizin temel motivasyon kaynağını işte bu iki ana hedef teşkil etmektedir. Alevi-Bektaşi toplumu için tarihi ve değerli bir süreçte bulunduğumuzun farkındalığında olarak çalışmalarımızı sürdürmekte olduğumuzu belirtmek istiyorum. İnşallah kararlılıkla yürüdüğümüz bu yolda daha çok iş üretecek ve daha fazla Can’ımıza ve cemevimizin kutlu eşiğine hizmette bulunacağız" ifadelerini kullandı.
Sempozyum açılışına; Vali Zülkif Dağlı, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Jandarma Komutanı J. Alb Naim Çetinkaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferans sonunda Çorum Valisi Zülkif Dağlı, İslam İşbirliği Teşkilatı İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Merkezi Orta Asya Bölge Danışmanı Prof. Dr. Ashirbek Müminov’a plaket verirken, Müminov ise Vali Dağlı’ya kaftan hediye etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
05 Mayıs, 2025 14:06 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

CHP İl Başkanı Yaşar’dan Özgür Özel’e Yapılan Saldırıya Sert Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen cenaze töreninde yapılan fiziki saldırıya sert tepki gösterdi.

Yaşar, parti binası önünde yapılan basın açıklamasında, saldırıyı şiddetle kınayarak, "Bu saldırı, kendinden olmayan herkese duyulan tahammülsüzlüğün ve yıllardır uygulanan kutuplaştırıcı siyasetin bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, Sırrı Süreyya Önder’e rahmet dileyerek başladığı açıklamasında; “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, yıllara dayanan hukukunun olduğu bu kıymetli isim için Atatürk Kültür Merkezi’ndeki anma törenine katılarak son görevini yerine getirmiş, bu büyük acıyı sahiplenmiştir. Ancak acının paylaşılması gereken bir günde, bu ülkenin en kadim geleneği olan cenaze dayanışması kirletilmiştir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, karanlık bir zihniyetin taşıyıcısı olan bir suç makinesi tarafından alçakça saldırıya uğramıştır. Bu saldırı şahsi bir saldırı değil, siyasi bir amaca hizmet etmektedir." dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu belirten CHP İl Başkanı Yaşar; “Bu saldırının hedefi, kendinden olmayan herkese duyulan tahammülsüzlüğün sonucudur. Ama aynı zamanda, bu saldırı, ülkeyi yıllardır öfkeyle yönetenlerin, insanları kutuplaştıran, karşı karşıya getiren ve her eleştireni düşmanlaştıran bir anlayışın ürünüdür. Bugün yaşananlar, bir tesadüf değil; uzun süredir işlenen bir siyasetin sonucudur. Her fırsatta "ya bendensin ya düşmansın" diyen bir dilin, toplumun ortak hafızasını tahrip eden, muhalefeti düşmanlaştıran, ötekini suçlu gösteren bir anlayışın sonucudur. Bu anlayışı temsil eden tek adam rejiminin başındaki kişi, yıllardır toplumsal fay hatlarını kaşıyarak siyaset yapıyor” dedi.İl Başkanı Yaşar açıklamalarının devamında; “Kimi zaman etnik kimlikleri, kimi zaman mezhepleri, kimi zaman yaşam tarzlarını birbirine kırdırarak, bu ülkenin evlatlarını karşı karşıya getirerek var olmaya çalışıyor Ama bilinsin ki: Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bu ülkenin kurucu partisiyiz. Biz bu toprakların en güçlü harcını, "yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" ülküsüyle yoğurmuş bir geleneğin taşıyıcısıyız. Saygıdeğer yurttaşlarımız; biz kardeşlik kazanacak dedikçe, onlar saldırttılar. Biz demokrasi kazanacak dedikçe, onlar karanlığı örgütlediler. Ama unutmasınlar: korkuyu yenecek olan halktır. Nefreti yenecek olan sevgidir. Ve baskıyı yenecek olan örgütlü halkın gücüdür” ifadelerini kullandı.CHP’ye ve yöneticilerine yönelik saldırıların kendilerini korkutamayacağına dikkat çeken İl Başkanı Yaşar; “19 Mart’ta, Ekrem İmamoğlu’na yönelik siyasi darbe girişimiyle başlayan sürecin, bugünkü cenaze töreninde ulaştığı nokta, iktidarın kin ve korku siyasetini hangi noktaya taşıdığını göstermektedir. Türkiye’yi bu karanlığa mahkum etmeye çalışanlara sesleniyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi korkmaz, sinmez, geri çekilmez! Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Kuvayı Milliye ruhuyla kurulmuştur. Bizler, halkın alın terinden, vicdanından, iradesinden doğan bu büyük partinin neferleriyiz. Bizim tarihimizde boyun eğmek yoktur! Biz buradayız! Türkiye'nin her yerinden tek bir sesle haykırıyoruz: Ülkemizin AKP iktidarıyla kaybedecek bir tek günü dahi yoktur! Genel Başkanımız Özgür Özel'in ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun arkasında dimdik duruyoruz. Sandığı önümüze, adayımızı yanımıza istiyoruz! Tüm halkımızı meydanlara, stantlara ve dayanışmaya davet ediyoruz. Bu ülkeye yeniden umudu getirecek olan bizleriz! Çünkü biz bu ülkenin geleceğiyiz. Çünkü biz umudu büyütmeye, memleketi bu zorbalıktan kurtarmaya yeminliyiz. Bu yüzden diyoruz ki kurtuluş irademizde, iktidar milletimizdedir! Yaşasın milletin iradesi, yaşasın demokrasi mücadelemiz, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi” dedi.

blank

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.