karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
15 Ağustos, 2014 08:33 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

1. Bal Hasat Bayramı Gerçekleştirildi

ZONGULDAK ’ın Çaycuma ilçesine bağlı Derecikören köyünde, 1. Bal Hasadı Bayra mı gerçekleştirildi. Derecikören Köyünde yapılan bal hasadı bayramına, Zonguldak Tarım il Müdürü Necmi Çelik, İlçe Müdür Vekili Coşkun Ulutaş, Zonguldak Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, Zonguldak İli Arı Yetiştiriciler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Güney, Çaycuma Denizbank Şube Müdürü Yaşar Acar, Çaycuma Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın ve davetliler katıldı. Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim kurulu Başkanı Selahattin Güney, “Zonguldak arıcılık tarihi Zonguldak’la beraber var. Arıcı sayımız oldukça fazladır. Son bir yıl içinde birliğimize üye olan arıcı sayısı ikiye katlandı. Ben hep atmış bin kovan arımız var diyordum. Bu ay 40 bin kovan plakaladık. Gerçekten 60 bin kovan arımız var gibi görünüyor. İnşallah önümüz deki yıl onları da tamamlayacağız. Tarım mü dürümüz Allahın bir lütfü, ben her seferinde söylüyorum ama bu dönemde İl Milli Eğitim Müdürü, Orman Bölge Müdürü Allah'ın bir lütfü olarak gelmişler ki en rahat ve verimli çalıştığım bir dönem. Sizlere güzel bir haber vereyim. Dün saat on iki itibariyle bal dolum tesisinin ihalesini tamamladık. Destekleyici firmaya ajans yetkilileri kaç gün içinde maki neyi götüreceklerini sordular. Biz hemen gel mesini istedik. Hafta sonu bal dolum tesisi makinesi kuruluyor. Bu çok güzel bir haber. Eksik bir iş yaptık bilemedik, olayı barkot al mamız gerekiyordu, barkotlarda önümüzdeki hafta içi başka bir bakanlıktan alınıyor. Odalar ve Borsalar Birliği Bakanlığından alınması gerekiyor. Önümüzdeki hafta da barkotlarımızı alıp geniş katılımlı bal dolum tesisimizin alışılışını yapacağız. Zonguldak balı artık kestane balı olarak satılacak. İl Tarım Müdürümüzün yönlendirmesiyle coğrafi işaret çalışmamız var. Bu çalışma üç, beş yıl süren bir operasyon ama ajanstaki hanım efendi bizi iyi yönlendirdi. Markayı garantiye alma adına bütün İlçelerin adıyla balımızı tekrar tescil ettireceğiz. Yine İl Tarım Müdürümüzün teşvikleriyle biz daha önce denedik beceremedik. Bugün birinci bal hasat bayramı yapıyoruz. Arıcılar olarak biliyoruz bal hasadı şimdi değil. Arada ramazanı yaşadık hep birlikte, arkasından genel kurulumuz vardı ve benim bir rahatsızlığım vardı süre buraya kadar uzadı. Bundan sonraki dönemlerde balı hasat yaptığımız tarihlerde bal hasat bayramını yapacağız. Çok geniş katılımlı olacak. Biz adım gibi bal üreteceğiz, adam gibi para kazanacağız. Bu çalışma ciddi bir çalışmanın alt yapısı olacak inşallah. Bundan sonra iyi fiyatlara bal satacağız. Bursa’da bizden alınan balın fiyatı 124 TL Bir kiloluk ambalajda değil 460gıramlık ambalajda. Balımızı altın değerine çevirelim. Bunun için ambalajlamamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda Zonguldak arıcısı Türkiye arıcısı içinde en iyi para kazanan arıcı olacak. Buna adım gibi eminim sizlerde emin olun” dedi. Zonguldak İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Necmi Çelik, Üreten insan her zaman için üstündür. Ben buraya geldiğimde, tarım nasıl diye araştırma yaptığımda bana iyi bir done vermediler ama gezdikçe gördüm ki, Zonguldak çok zengin, her anlamda zengin. Buraya ne ekerseniz beş fazlasını veriyor. Ne üretmek isterseniz beş fazlasını veriyor. Böyle bir iklim ve coğrafya yok desem azdır. Ülkemizin zenginliklerinden biri burası. Tüketici acısından çok önemlidir. Ankara ve İstanbul. Bunlara üç, dört saatlik bir mesafede bulunuyoruz. Üretici deseniz bizde kayıtlı 130 ton bal üretimi var. Bu az bir rakam değil ama reklamımız yok. Kayıt altına almamız yok. Bunu değerlendirme acısından yani ürünü pazara sunmanız için bir etiketiniz olması lazım. Etiketi olmayan bir şeyin Pazar değeri de olmaz. Bu 130 ton kayıtlı, kayıtsız arıcıların ürettiği balla birlikte 150 tonu buluyor. Bunun yanı sıra bakanlık olarak bizde bir destekleme yapıyoruz. Gecen sene otuz arılı kovanı olan, arıcılar birliğine kayıtlı olan her bir çiftçimize kovan başına 8 TL destekleme yapıyorduk. Bu sene bu 10 TL’ye çıktı. Belki seneye daha fazla olacak. Bakanlık, devlet olarak üreticinin yanında olduğumuzun bir göstergesidir. Bu yetmiyor birde yönlendirmek lazım. Bildiğiniz gibi balı pazarlama değeri var. Bildiğiniz gibi bir markamız var ama o kestane değil. Zonguldak olarak kestane balını en iyi üreteniz. Çevre İllerde var ama en iyi balı biz yapıyoruz. O zaman ne yapmamız lazım, bunu biz ve Zonguldaklılar biliyor. Bunu ülkeye yaymamız lazım. Bunun birinci adımını bugün atıyoruz Bunu bal hasat bayramı olarak başlattık. Bol dolum tesisimizle kestane balını Türkiye’de en iyi üreten biz olacağız. Hem litoretere gireceğiz” dedi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin