Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

1 Aralık Dünya AIDS Günü

Sağlık Yayın: 03.12.2023 04:36
İhlas Haber Ajansı
1 Aralık Dünya AIDS Günü

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 40 milyona yakın hasta olduğunu hatırlatarak artık erken tanıyla AIDS dönemine geçişi engelledikleri veya çok çok ötelediklerini söyledi.

Dünyada AIDS veya HIV enfeksiyonu konusunda toplum farkındalığını artırmak amacıyla 1988 yılından beri 1 Aralık Günü’nün ’Dünya AIDS Günü’ olarak kabul ediliyor. AIDS ilk kez 1981 yılında tanımlanmış ve neden olan virüs 1984 yılında izole edilerek HIV adını alırken, hastalığın tedavisinde son yıllarda gelişen yöntemlerle önemli başarılar sağlandı. Hastalığın tedavilerdeki başarılardan sonra artık ölümcül hastalık kategorisinden çıktığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edildiği belirtildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, “AIDS dediğimiz tablo HIV hastalığının ilerlemiş evresidir. HIV hastalığı tüm dünyada 1983-84 yıllarında ilk tanımlandığından beri yaygın olarak görülmekte olan bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) nün en son 2023 verileri ortalama 40 milyona yakın hasta olduğu yönündedir. Türkiye’de en son veriler Halk Sağlığı tarafından 2022 yılının sonunda derlenmiştir. Türkiye’de 36 bin vaka olduğu ifade edilmiştir. HIV hastalığı bulaş yolları; cinsel yolla temas, hasta kişilerin kan ürünleriyle temas ve hasta annelerden gebelik döneminde bebeğe geçme şeklindedir. Özellikle riskli temaslarda bulunan kişilerin bu hastalıklardan korunma konusunda çok dikkatli olması gerekiyor. Birleşmiş Milletler AIDS topluluğunun en son açıklamasında HIV pozitif olan kişilerin yaklaşık yüzde 45’nin hastalığının farkında olmadığını belirtmiştir. Bu çok büyük ve önemli bir orandır” dedi.

“Erken tanı ve tedaviyle AIDS dönemine geçişi engelliyoruz veya çok çok öteliyoruz”

Erken tanı ile AIDS dönemine geçişi ötelediklerini veya tamamen engellediklerini ifade eden Aydın, “HIV hastalığı bulaş riski açısından temaslı eylemlerde bulunmuş kişilerin taramalarını önermek bizim için en öncelikli meseledir. HIV hastalığının dünya için bir sorun olmasının engellenmesi için Dünya Sağlık Örgütü’nün HIV’in önlenmesi konusundaki eylem planı 3 basamaktan oluşmaktadır. Hastaların yüzde 95’ine tanı konulması, yüzde 95’inin tedavisinin yapılması ve yüzde 95’nin de tedavisinde başarılı olunması şeklindedir. Öncelikli mesele HIV hastalarının tanılarının konulmasıdır. 5-10 yıl öncesine kadar belirli klinik özelliklere sahip hastaların tedavi edilmesi öneriliyordu. Artık bu değişti, HIV hastalığı tanısı konulmuş olan tüm hastalarımızı tanısı konulduğu günden itibaren tedavi programına alıyoruz. HIV bulaşından sonra tedavisiz olan hastalarda ortalama 8-10 yıl içinde AIDS dönemine geçiş bekleniyor. Erken tanı ile beraber AIDS dönemine geçişi çok çok öteliyoruz belki hastamız ömür boyu bu döneme geçmiyorlar normal insanlar gibi normal yaşam sürelerini tamamlamış oluyorlar. Üzerine basarak söyleyeceğimiz riskli temaslarda şüpheli durumlarda yaşamış olan kişilerin mutlaka HIV testlerini ilgili uzman rehberliğiyle beraber yaptırmaları gerekiyor” diye konuştu.

Hastalığın artık ölümcül kategorisinden çıktığını kaydeden Aydın, “Ölümcül hastalık kategorisinden HIV çıkmıştır artık tedavilerdeki başarılardan sonra. HIV hastalığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kronik hastalıklar gibi. HIV tanısı almış kişilerin üzerinde müthiş bir baskı ya da ölümle ilgili hastalığın gidişatıyla ilgili korkular mevcut. HIV hastalığının tedavisinde artık gerçekten çok başarılı tedavilere ulaştık. Aşı ve HIV hastalığından korunma, engellenmesi ya da tamamen tedavi edilmesi konusunda da ciddi tedaviler ve çalışmalar sürmekte onlarında güzel haberlerini almayı beklemekteyiz. En güzel haberlerden biri de örneğin birkaç yıl öncesi kadar Kronik Hepatit C, HCV virusunun neden olduğu tedavisiz bir hastalıktı. Artık tamamen tedavide kür sağlanabilen hastalıklar grubuna geçti. HIV hastalığıda etkeni virüs grubundan bir hastalıktır onda da aynı başarıyı elde etmeyi ümit ediyoruz. HIV hastalığının tedavisi ve aşı çalışmaları üzerinde yürütülen, umut vaat eden bir çok çalışma mevcuttur” ifadelerini kullandı.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Gündem Yayın: 02.03.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu.