Zonguldak’ta av yasağının kalkmasına saatler kala balıkçılar son hazırlıklarını tamamladı.
1 Eylül’de kalkacak olan av yasağına saatler kala Kozlu Limanı’nda balıkçılar son hazırlıklarını tamamladı. Kozlu Su Eserleri Kooperatifi Lideri Ergün Kayhan, bu yıl hamsi ve lüferden ümitli olduklarını söyledi.
Endüstriyel balıkçılığın olmasını istediklerini bu sayede halkın ucuz balık yiyebileceğini söz eden Kayhan, “1 Eylül’de balıkçılık dönemimiz açılmış olacak. Bu dönem balıkçılarımıza, topluluğumuza güzel olsun. Geçen sene palamut açısından çok hoş geçti. Şu ana kadar pek yüzünü istenilen oranda görmüş değiliz. Karadeniz’de şu anda torik yavruları avlanıyor. Halkımızın ucuz balık yiyebilmesi için endüstriyel balıkçılık olması lazım. Kıyı balıkçılığının halka yansıması çok sıkıntı olur ve kıymetli olur. Endüstriyel balıkçılarla konuştuğumuzda geçen seneye göre palamudun çok az olacağını hamsi ve lüfer balığının bol olacağını iddia ediyoruz. Bu sene ikisinden ümitliyiz. Lakin hamsinin artık değil Ekim ayının ortasından sonra avlansın ve halkımız ucuz balık yesin istiyoruz” diye konuştu.


Zonguldaklı balıkçılar yeni dönemde hamsi ve lüferden ümitli
Karabük’ün Son Mücellidi Yarım Asırlık Emanetini Üniversiteye Bağışladı
Karabük’te yıllardır kitap ciltleme sanatıyla uğraşan “son mücellit” olarak tanınan Sinan Haşlaman, yarım asrı aşkın süredir kullandığı meslek eşyalarını üniversiteye bağışladı. Geleneksel sanatların unutulmaması için anlamlı bir adım atan Haşlaman, hem öğrencilerle tecrübelerini paylaştı hem de uygulamalı olarak kitap ciltleme tekniklerini anlattı.
İlahiyat Fakültesi atölyesinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, yılların ustasının elinde adeta geçmişe yolculuk yaptı. Kitapların nasıl sökülüp formalara ayrıldığını, iplikle nasıl yeniden dikildiğini ve geleneksel yöntemlerle nasıl sağlam hale getirildiğini uygulamalı olarak gösteren Haşlaman, mesleğin sabır ve emek istediğini söyledi.
Çocuk yaşta mesleğe başladığını anlatan Sinan Haşlaman, babasının kitap sevgisinin hayatını değiştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Benim babam kitap hastasıydı, kitapları çok severdi. Mustafa Usta’nın yanına babam beni çırak olarak verdi. İlkokulda yaz tatillerinde çalışırdım ve para kazanıp tatil yapardım. Kastamonu’da eğitimimi tamamladım. İşin ne olduğu önemli değil, her zaman çalışırım. Bir kitabı sökerken formalara ayırıyorum. Şayet ipli ise sökerek dikme işlemini yapıyoruz. İnce bir kitap ise daha pratik oluyor, yapıştırıcı kullanarak yapıyorum. Bazen kitap cildi için kanaviçe kullanırız. Bu çok sağlam olur. Gençlere bu işi öğretmek isterim. Biraz sabır gerektiren bir meslek ama alışınca çok kolay olduğunu anlarsınız ve vazgeçemezsiniz.”
1970’li yıllarda demir çelik fabrikalarında çalışmaya başladığını ifade eden Haşlaman, 27 yıl fabrikada görev yaptığını, emekliliğin ardından ise 20 yıl özel sektörde çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Ancak kitap ciltleme sanatından hiçbir zaman kopmadığını vurgulayan Haşlaman, bugün sahip olduğu tüm bilgi birikimini genç kuşaklara aktarmak istediğini dile getirdi.
Etkinliğe Geleneksel El Sanatları Bölümü öğrencilerinin yanı sıra Kültürel Miras Taşıyıcısı Hattat Niyazi Ünal, Dr. Öğr. Gör. Safranbolu ŞYD MYO El Sanatları Bölüm Başkanı Durmuş Gür, Öğr. Gör. Dilek Çelik, Arş. Gör. Ufuk Deveci de katıldı.
Katılımcılar, Sinan Haşlaman’ın bağışladığı tarihi ekipmanların gelecek nesillere aktarılacak önemli bir kültürel miras olduğunu ifade ederken, öğrenciler de ustadan birebir eğitim alma fırsatı bulmanın heyecanını yaşadı.

