karabuk
İmsak 06:00
Güneş 07:25
Öğle 13:08
İkindi 16:09
Akşam 18:41
Yatsı 20:00
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Öğrencilerinin Sahnelediği “Kral Lear” yayımlandı

ZBEÜ Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahnelediği Kral Lear oyunu, TRT 2’de Genç Sahne Arkası programında yayımlandı.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Ana Sanat Dalı öğrencilerinin sahnelediği, William Shakespeare’in ünlü oyunu “Kral Lear”, TRT 2’nin “Genç Sahne Arkası” programında yayımlandı. Üniversitelerin tiyatro bölümlerinin oyunlarını seyirci ile buluşturmayı amaçlayan Genç Sahne Arkası programının bu haftaki konuğu, ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü öğrencilerinin sahnelediği Kral Lear oyunu oldu.
ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Öğr. Gör. Hasan Anıl Sepetçi’nin yönettiği, ZBEÜ Sezai Karakoç Kültür Merkezinde seyirci ile buluşan ve büyük beğeni toplayan Kral Lear gerek oyunculuklar gerek sahne, kostüm tasarımı ve tiyatro dekoruyla büyük dikkat çekmişti. TRT 2’de yayımlanan Genç Sahne Arkası programı ise ZBEÜ Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahnelediği Kral Lear’ın, metin okuma provalarını ve oyunun sahnelenme sürecini odağa aldığı bölümünü, TRT 2’de izleyicilerle buluşturdu.
ZBEÜ olarak akademik, kültürel, sportif ve sanatsal faaliyetlerde her geçen gün daha fazla başarı elde ederek ses getiren çalışmalara imza attıklarını ifade eden ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. İlker Kömürcü başta olmak üzere Kral Lear oyununun sahnelenmesine büyük emek veren Sahne Sanatları Bölümü ve Tiyatro Ana Sanat Dalı akademik ve idari personeline teşekkürlerini sunarak oyunda görev alan ekibe ve bu heyecana ortak olarak Kral Lear’ı izleyicilerle buluşturan TRT 2 Genç Sahne Arkası programı çalışanlarına teşekkürlerini sundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Şubat, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, geliştirdiği yeni kenevir çeşitleri, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler, kenevirden kauçuk ve biyomalzeme projeleriyle hem sağlık hem de sanayi alanında dikkat çekiyor. Enstitü, genişleyen genetik havuzu ve yerli çeşit adaylarıyla Türkiye’de tıbbi kenevir sektörüne yön vermeyi hedefliyor.
Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitünün yürüttüğü çalışmalar ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. Enstitü bünyesinde 3 anabilim dalı bulunduğunu ifade eden Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Özellikle yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydeden Aytaç, son 1-2 yıldır Türkiye gündeminde yer alan tıbbi kenevir çeşitleri üzerine yoğun çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Kenevirin sazlık alanlarda kullanımına yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Yeni çeşitler ve çeşit adaylarının geliştirildiğini belirten Aytaç, "Bu durum genetik havuzumuzun önemli ölçüde genişlediğini göstermektedir" dedi.

"Kauçuk ve krem"
Enstitünün farklı birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü söyleyen Aytaç, "Enstitümüzle iş birliği içinde olan diğer birimlerle birlikte yürüttüğümüz, kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik bir projemiz var. Kenevirle ilgili tıbbi alanda, özellikle ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirmiş bulunmaktayız. Kenevirin sağlık alanında kullanımıyla ilgili hem üretim hem de kullanım açısından yasal bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Bu yasal düzenlemeler ülkemiz bürokrasisinin gündemindeydi. 31 Ocak 2026 tarihinde hem Sağlık Bakanlığı’nın hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretimi ve kullanımına ilişkin detaylar ortaya konuldu. Tıbbi kenevirin ülkemizde gelişmesi için ülke olarak önemli attığımızı düşünüyorum. En azından süreci başlatmış olduk" diye konuştu.

"Vahşi sanayileşmeye karşı kenevir"
Dünyada yoğun sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğine dikkat çeken Aytaç, "Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü yalnızca ülkemize bağlı olarak değil, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecektir. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Antlaşması gibi unsurlar üretim durumumuzu belirleyecektir; hem tarımsal üretim hem de sanayi üretimi açısından. Dünyanın vahşi sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşüm sürecinde kenevirin avantajlı olduğu düşünülmektedir" şeklinde konuştu.

"Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmek"
Türkiye’nin tekstil alanında güçlü bir ülke olduğuna işaret eden Aytaç, "Biz tekstil bakımından güçlü bir ülkeyiz. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilirsek ve kenevir tekstil üretiminden arta kalanları da kâğıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda iyi kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün üretilebilmektedir. Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin