YÖK ONAY VERMEYİNCE!!!       - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ekim, 2020 13:00 tarihinde yayınlandı
0
0

YÖK ONAY VERMEYİNCE!!!      

Ovacık ilçesinde 2015 yılı Mayıs ayında temeli atılan İş adamı Sedat Namal tarafından yaptırılan Şaban Namal Meslek Yüksek Okulu binası atıl şekilde duruyor. İş Adamı Namal protokol gereği taahhüdü yerine getirirken, YÖK’ün onay vermemesi nedeni ile bina adeta çürümeye terk edildi

Ovacık İlçesinde 2015 yılı Mayıs ayında temeli atılan İş Adamı Sedat Namal tarafından babası adına yaptırılan Şaban Namal Meslek Yüksek Okulu inşaatı atıl şekildi duruyor.

Hatırlanacağı gibi 2014 yılı Kasım ayında Ovacık Kaymakamlığında düzenlenen törenle Ak Parti Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, zamanın Valisi Orhan Alimoğlu, KBÜ eski rektörü ve Ak Parti Karabük 26. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal ve o tarihte TSO Başkanı olan İş Adamı Sedat Namal beraber protokole imza atmışlardı.

Protokol töreni sonrasında 2015 yılı Mayıs ayında temeli atılan okulun kaba inşaatı biterken, bina 4 yılı aşkın süredir atıl şekilde duruyor. Protokol gereği binanın yüzde 49 İş Adamı Sedat Namal tarafından yaptırılacak, inşaatın kalan  kısmı ise Üniversite tarafından tamamlanacaktı. Namal protokol gereği taahhüdünü yerine getirirken, Üniversite ise bu konuda bir çalışma yapmadı.

Edinilen bilgilere göre YÖK’ün Ovacık Meslek Yüksek Okuluna onay vermediği, YÖK’ten onay alınmadığı içinde Karabük Üniversitesi Rektörlüğünün inşaatla ilgili bir çalışma yapmadığı belirtildi.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Ovacık Belediye Başkanı Yakup Narter ise, son olarak durumu siyasilere ilettiklerini YÖK düzeyinde çalışmaların sürdüğünü belirterek “Biz bir an önce inşaatın tamamlanarak okulun açılmasını istiyoruz. Bina uzun zamandır atıl duruyor. Siyasi büyüklerimize konuyu ilettik. YÖK’le görüşmelerin sürdüğü, kısa zamanda konunun netlik kazanacağı bilgisi verildi. Temennimiz binanın bitirilerek ilçemize kazandırılması, eğitime açılması” dedi

Şimdi akla gelen  soru, “madem YÖK’ten onay alınmadı neden protokol imzalandı, neden inşaat başladı? YÖK onay vermezse bu zararı kim karşılayacak? Yada bina ne şekilde değerlendirilecek?

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr ersanli denetimli serbestlik yeniden umut insa etme surecidir Sf63IwUO
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Ersanlı: “Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir”

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, “Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir” dedi.

Sosyal Hizmet Bölümü tarafından gerçekleştirilen “Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları” konulu konferansta, denetimli serbestlik sürecinde sosyal hizmetin rolü, bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla interaktif bir ortamda gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, denetimli serbestlik uygulamalarının yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefleyen çok boyutlu bir müdahale alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Yeniden umut inşa etme süreci”

Ercümend Ersanlı yaptığı konuşmada, “Sosyal hizmet, insan onurunu merkeze alan, bireyin ve toplumun iyilik halini güçlendirmeyi amaçlayan bir meslektir. Ancak bu meslek, bazı alanlarda çok daha karmaşık, çok daha çok boyutlu ve çok daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. İşte denetimli serbestlik uygulamaları da tam olarak bu alanlardan biridir. Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanı, sadece bir meslek elemanı değil; aynı zamanda bir rehber, bir destekleyici, bir değişim kolaylaştırıcısıdır. Burada yürütülen çalışmaların merkezinde şu temel soru yer alır: “Bir birey, yeniden topluma nasıl kazandırılır?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca hukuki düzenlemelerde değil; insanı anlama becerisinde, empati kurabilmede ve bilimsel yöntemleri sahaya doğru şekilde yansıtabilmede saklıdır” diye konuştu.

Konferansın açılış konuşmalarının devamında Samsun Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu ise denetimli serbestlik sisteminin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, bu uygulamanın bir cezasızlık sistemi olmadığını, aksine bireye sorumluluk yükleyen ve denetim altında gelişimini destekleyen bir infaz modeli olduğunu vurguladı. Ofluoğlu, yükümlülerin kamu yararına işlerde çalışarak topluma katkı sunduğunu ve bu süreçte hem bireysel sorumluluk bilincinin geliştiğini hem de toplumsal faydanın artırıldığını ifade etti.

Konferansta, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü uzman sosyal çalışmacısı Gökhan Özdemir “Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir sunumunda, denetimli serbestlik sürecinin yalnızca denetim değil, bireyin risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalelerin planlandığı bir sosyal hizmet süreci olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Özdemir, bireysel görüşmeler, müdahale teknikleri ve vaka örneklerini rol-play uygulamalarıyla katılımcılara aktardı.

Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlandığı tartışma bölümü ve Özdemir’e teşekkür belgesinin takdimi ile sona erdi. Etkinlik hem mesleki farkındalığın artırılması hem de öğrencilerin uygulama alanlarına dair bilgi edinmeleri açısından önemli katkılar sağladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin