karabuk
İmsak 05:45
Güneş 07:10
Öğle 13:06
İkindi 16:17
Akşam 18:52
Yatsı 20:11
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
yok olma tehlikesi bulunan bag havacivasi bitkisi baraj sulari altinda kalmaktan kurtarildi z7BjJDsB
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ekim, 2025 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Yok olma tehlikesi bulunan ’bağ havacivası’ bitkisi baraj suları altında kalmaktan kurtarıldı

Amasya’da baraj gölü inşaatı nedeniyle su altında kalma riski bulunan ’bağ havacivası’ bitkisinin örnekleri yeni hayat alanına nakledildi. Yalnızca Amasya’da doğal olarak yetişen ve yok olma tehlikesi altındaki endemik bir çeşit olan bitkinin imgeleri Tabiat Müdafaa ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından paylaşıldı.
İlk kere 1889’da Bornmüller tarafından Amasya Lokman Dağı’ndan toplanan bitki, ’Alkanna haussknechtii Bornm’ ismi verilerek 1894’te yeni bir tıp olarak bilim dünyasına tanıtıldı. 128 yıl sonra 2017 yılında uygulanan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında Amasya Üniversitesinden akademisyenler ile Tabiat Müdafaa ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü vazifelilerinin çalışmaları sonucu bitki bulunarak kayıt altına alındı. Ömür alanı tamamlanma kademesine gelen Aydınca Barajı suları altında kalma riski bulunan bitkinin örnekleri daha üst noktalara taşındı.

Doğasına en uygun yeni ömür alanına nakledildi
Doğa Müdafaa ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, çiçeği beyaz ve sarı renkli olan bitkinin imgelerini paylaştı. Yapılan paylaşımda, "Amasya’daki Aydınca Barajı’nın inşaatı sırasında yürütülen ‘Baraj Göl Aynası Altında Kalacak Bitki Tiplerinin Tespiti Projesi’ kapsamında alanda bağ havacivası tespit edildi. Baraj gölü inşaatı nedeniyle su altında kalma riski taşıyan bu değerli tıp, bulunduğu alandan itinayla alınarak tabiatına en uygun yeni ömür alanına nakledildi. Sırf Orta Karadeniz’de yetişen bu cins için muhafaza ve izleme çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" tabirlerine yer verildi.

Kuraklık bitkide sayısal düşüşe yol açtı
Projede misyon alan Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, "Bağ havacıvası kritik bir seviyededir. Her an tehdit altına girip yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Biz Amasya’nın biyoçeşitliliğini çalışırken Aydınca köyü civarında üretimi süren baraj gölü alanının kenarlarında arkadaşlarımızla birlikte bitkiyi bulduk. Bölge suyla dolacağı için uygun devirlerde bitkiyi topraklarıyla birlikte üst düzeylere taşıdık" dedi.
Bölgede bir alanda daha örneklerine rastladıkları bitkinin gelişiminin takip altına alındığını anlatan Prof. Dr. Yıldırım, "En son saydığımızda 300 birey vardı. Lakin 2024 yılının kurak geçmesi münasebetiyle kuraklığa bağlı olarak bitkide sayısal bir düşüş görüldü. Umut ediyoruz bu sene yağış yüksek olursa bitki sayısı artarak tehlike kategorisinden biraz daha uzaklaşmış olur" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
bagimlilik bir kereden bir sey olmaz ile basliyor 5p91eKcD
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Bağımlılık ‘bir kereden bir şey olmaz’ ile başlıyor

Yeşilay Haftası kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen etkinlikte uzmanlar, bağımlılığın beyindeki etkilerini ve toplumsal sonuçlarını anlattı. Konuşmacılar, "bir kereden bir şey olmaz" düşüncesiyle başlayan sürecin zamanla ciddi bağımlılıklara dönüşebildiğini belirterek, bu mücadelede ilk adımın sigaradan uzak durmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını artırmak olduğunu vurguladı.
Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar etkinliği OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlendi. Etkinlik kapsamında bağımlılıkla mücadelenin bireysel ve toplumsal boyutları ele alındı. Bilim İletişim Ofisi tarafından organize edilen "Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar" etkinliğinde konuşan OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılık yapan maddelerin ilk anda vermiş olduğu yalancı bir haz vardır. Bunun oluşturduğu bir algı var. Çevremizdeki insanlar bunu kullanıyor ve tavsiye ediyorsa biz de bu algıya kapılarak maalesef ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek o maddeyi kullanıyoruz. Bir kişi A maddesini ilk defa kullandığında örneğin 100 birim dopamin salınımı gerçekleşiyor. Kişi normal bir olayda mutlu olduğunda, örneğin dersten geçtiğinde ya da yemek yediğinde 5 birim dopamin salınımı oluyor ve tekrar sıfıra geri geliyor. Ancak kişi A maddesini kullandığında 100 birim salgılanıyor, daha sonra o sıfıra geri inemiyor. Artık eksiye düşüyor. Eksi 10’a düştüğünde anksiyete, kaygı, huzursuzluk ve yoksunluk sendromları ortaya çıkmaya başlıyor. Beyniniz size oyun oynamaya başlıyor ve ‘tekrar bu maddeyi kullanırsan bu hâlden kurtulursun’ diyor. Kişiler de o hâlden kurtulmak için tekrar kullanıyor. Ancak artık 100 birim salgılanmayacak. Eksi 10’da olduğu için 90 birim salgılanacak ve kişi bu sefer eksi 20’ye düşecek. Daha sonra o kişi o maddeden haz alamaz hâle geliyor. Haz alamadığı için maddenin dozunu artırmaya başlıyor. Sonra yine lezzet alamaz hâle gelince maddeyi değiştirmeye başlıyor. Bu süreçte en büyük sorun, bağımlının ‘ben bağımlıyım’ dememesidir. ‘Ben istesem bırakırım’ düşüncesi ortaya çıkıyor. Bu şekilde bağımlılık artarak devam ediyor. Öncelikli olarak mücadelemizi sigarayla vermemiz gerekiyor. Bunu üstüne basa basa söylüyorum. Bağımlılığa giden yollara baktığımızda en başta sigara geliyor. Bir kişi sigara içmeden kolay kolay diğer maddeleri kullanmaz. Sigara bu işin emekleme safhasıdır. Hayatımızda güzellikleri artırmamız lazım. Öncelikli olarak spor yapmamız gerekiyor" dedi.

"Konuşmadığımız zaman, dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz"
Yeşilay Samsun Şubesi Başkanı Emre Güneş, "Durağan bir hayatımız varsa, bu durum ister istemez bizi teknolojiye itiyor. Hiç yoksa film izlerken bir şeyler atıştırıyoruz. Bu da sağlığımızı bozabiliyor. Samsun’da Yeşilay Spor Kulübü’nü kurduk. Çocukları, gençleri ve aileleri spora teşvik etmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aslında konuşmadığımız ve dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz. Bu noktada dikkat etmemiz gerekiyor. Sonrasında çok büyük zararlar verebiliyor. Örneğin Dubai çikolatası ilk çıktığında ‘Almamız lazım’ dedik. İlk defa yediğimizde çok büyük haz aldık. Ancak sonraki yemelerimizde o haz yok. İşte bağımlılık böyle bir şey" diye konuştu.
Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hasan Arslan ise öğrencilere bağımlılığın tehlikelerini ve özgür birey olmanın önemini anlattı. Gençlerin hayat hikâyelerini kendi ellerinde tutmaları gerektiğini belirten Arslan, bağımlılığın hem bireyleri hem de ailelerini etkilediğini vurguladı. Ayrıca narkotik maddelerin beyindeki etkilerini ve davranış kontrolünü nasıl bozduğunu örneklerle açıkladı. Arslan, kendi deneyimlerini de öğrencilerle paylaştı.
Program kapsamında öğrenciler, narkotik arama köpeği Hector ile tanışma fırsatı da buldu. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bilgilendirme stantları açıldı
Öte yandan, OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1–7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği İntörn Uygulaması dersi alan öğrenciler ve Yeşilay Gönüllüleri ile birlikte üniversitenin çeşitli yerleşkelerinde bilgilendirme stantları açtı. Stantlarda bağımlılık konusu ele alındı. Dağıtılan materyaller ve yapılan bilgilendirmeler; tütün ve alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ile kumar ve sanal kumar bağımlılığı konularını kapsayarak sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının kazandırılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Türkçe ve İngilizce hazırlanan broşürler aracılığıyla katılımcılara bilgilendirme yapılarak öğrencilerin soruları cevaplandırıldı. Etkinlik bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulması hedefiyle tamamlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin