Karabük Postası tarafından
20 Ekim, 2015 13:38 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yeni Nizam, Yeni İnsan Yolunda Gençlik İdeal ve Ahlakı

Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından "Yeni nizam, yeni insan yolunda gençlik ideal ve ahlakı' konulu konferans düzenlendi. Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu'ndaki programa KYK İl Müdürü ve Ensar Vakfı Karabük Şube Başkanı Kadir Öztürk, Üniversite Akademik, İdari Personeli ile öğrenciler katıldı. Program Üniversite İlahiyat Fakültesi öğrencisinin Kuran-ı Kerim tilaveti okumasıyla başladı. Artı Kariyer Kulübü Başkanı Talha Dağ: "Bu konferansı tarihimizde kara bir leke olan 28 Şubat süreci hakkında sizlere bilgilendirmek amacıyla düzenledik. 28 Şubat zulmünü en sert yaşayanlardan biri de Gazeteci Yazar Yakup Köse'dir. Kendisi bizleri kırmayıp konferansımıza geldiği için teşekkür ederiz." dedi. Artı Kariyer Kulübü'ne teşekkür ederek sözlerine başlayan Star Gazetesi Yazarı Yakup Köse; " 28 Şubat sürecinden geçtim. Öğrencilerin tutulduğu zindanda kaldım.10 yıl cezaevinde bulundum ve zalim düzendeki hücrelerde bana ve oradakilere kafayı yedirmeye çalıştılar ama masum olduğumuz için pişman değildik, filizlenip tohumlandık. Arkadaşlar bulunduğunuz zamanın değerini iyi bilin çünkü o yıllarda böyle konferans düzenlemek mümkün değildi. Yıllarca zindanda kalan biri olarak da dışardan gelen bir mektup ile heyecanlanıp çok mutlu olduğumu hatırlıyorum. Teknoloji hayali bir şeydi bizim için şimdi ise bizleri tesiri altına aldı. Gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Programlarda maalesef gezmeye, gezdirilmeye meyil edildi. Bu yüzden bu tür konferansları çok seviyorum. Şu anda Türk gençliğinin %90 popüler kültürün esiri olmuş durumda. Popüler anlayış ölümleri, acıları kanıksayacak hale getirdi. Suriye'de ölenler var karışamıyoruz hatta normal bir habermiş gibi algılıyoruz. Ülke olarak da zor günler geçiriyoruz. Yurt dışında Peygamber Efendimizin (S.A.V.) karikatürleri yasaklanırken geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yayınlandı ancak bundan kimsenin haberi olmadı. Bizim bu noktada şer odaklarına tepkimizi koymamız lazım. İnsanoğlu korkmaktadır bu dünyadan göçüp gideceğiz ve hesap vereceğiz diye. Şu muhasebeyi zihninizde canlandırın; yaşanmayı sevin, ahirete de meraklı olun. Ülkemizin üzerinde oyunlar dönüyor, şu 2-3 senelik dönemde Müslümanlığa, dile, vatanımıza ve bizlere düşman kesildiler. Hiçbir şey yapamıyorsanız duanızı, secdeye giderek yapın. Kaybedecek hiçbir şeyiniz yok dik duruşlu ve ahlaklı olmayı öğrenin" dedi. Üniversite Öğrenci Konseyi Başkanı Ahmet Alay ve Artı Kariyer Kulübü Başkanı Talha Dağ Star Gazetesi Yazarı Yakup Köse'ye hediye takdiminde bulundu ve program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.