blank
Berkay Doğan tarafından
25 Şubat, 2025 10:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yavuz: “Karabük’e Şehir Hastanesi ve Onkoloji Hastanesi Şart”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz, Karabük'ün büyüyen nüfusu ve artan sağlık ihtiyaçları nedeniyle daha güçlü bir sağlık altyapısına sahip olması gerektiğini belirtti.

Yavuz, şehirde yalnızca Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bulunmasının, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırdığını ve hastane yoğunluğunu arttırdığını ifade etti.

ŞEHİR HASTANESİ TALEBİ

Karabük'ün bir şehir hastanesini hak ettiğini vurgulayan Ali Yavuz, "Modern sağlık hizmetleriyle donatılmış, kapasitesi geniş bir şehir hastanesi, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracak ve mevcut hastane üzerindeki yükü hafifletecektir" dedi.

Ayrıca, devlet hastanesinin poliklinik hizmetlerinin daha etkin verilmesini sağlayacağını belirten Yavuz, mevcut sistemin yetersiz kaldığını ve acil bir yatırıma ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

ONKOLOJİ HASTANESİ ŞART!

Kanser vakalarının her geçen gün arttığına dikkat çeken Yavuz, Karabük'te bir Onkoloji Hastanesi'nin kurulmasının hayati önem taşıdığını söyledi. "Kanser hastalarımız, kemoterapi ve radyoterapi gibi hayati tedaviler için farklı illere gitmek zorunda kalıyor. Bu süreç, zaten zor bir hastalıkla mücadele eden bireyler için daha da yıpratıcı hale geliyor" diyerek, yerel yetkililere çağrıda bulundu.

"BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM!

"Karabük'ün daha iyi sağlık hizmetlerine kavuşması için yetkililere çağrı yapan Ali Yavuz, milletvekillerini, belediye başkanını ve ilgili kurumları harekete geçmeye davet etti. "Karabük'e bir Devlet Hastanesi ve bir Onkoloji Hastanesi kazandırmak için hep birlikte sesimizi duyuralım.  Bu şehir bizim, sağlığımız bizim. Daha sağlıklı bir Karabük için birlik olalım"  diyerek kamuoyunun desteğini talep etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti

Türkiye’nin İğneada açıklarında ve Gürcistan sularındaki hamsi avından beklenen verimi alamayan tekneler yavaş yavaş balık av sezonuna veda ediyor.
Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz’in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor.
Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı.
Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan’da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi’nde avlanıyor. Doğu Karadeniz’de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu.

Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor
Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi.
Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada’da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin