Karabük Postası tarafından
14 Mart, 2017 14:19 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yaşlı ve Engelli Ziyaretçiler, Mezarlığı Akülü Araçla Geziyor

  UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Safranbolu’nun Osmanlı döneminden kalma tarihi mezarların da bulunduğu 700 yıllık şehir mezarlığında yaşlı ve engelli ziyaretçilerin mezarlara ulaşımını kolaylaştırmak için akülü araçla hizmet veriliyor. Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, yaptığı açıklamada, halkın bütün ihtiyaçlarını giderme noktasında bir gayret içerisinde olduklarını söyledi. Şehir mezarlığının 700 yıllık ve büyük bir alan olduğunu ifade eden Aksoy, "700 yıldan beri Safranbolulu hemşerilerimiz yakınlarını defnediyorlar. Çok sayıda da tarihi mezarlar var. Ama bir o kadar da günlük kullanımımız var. Geçtiğimiz yıl mezarlığımızı iki kat büyüttük. Bu büyüklükteki mezarlık içerisinde insanlar yakınlarını bulmakta ve yakınlarına ulaşmakta sıkıntı yaşamaktalar. Buraya toplu ulaşım vasıtasıyla gelen yaşlılarımız mezarların bulunduğu yere gitmekte zorlanıyorlar. Bu ihtiyacı gidermek amacıyla da Safranbolu Belediyesi olarak mezarlık içerisinde hizmet verecek akülü araç satın aldık. Bu araç elektrikli ve mezarlık içerisinde yakınlarının mezarlarını ziyaret için gelenlere hizmet ediyor." diye konuştu. Mezarlıkta bilgisayar sistemi de kurduklarını aktaran Aksoy, şunları söyledi. "Bütün mezar yerleri bilgisayar sistemimizde kayıtlı, ismini ve soy ismini girdiği taktirde mezarın nerede olduğunu, nereden gitmesi gerektiğini gösteren bir sistem. Bilgisayarda arkadaşımız çıktıyı alıyor, mezarın yanına yaşlı ve engellileri bu aracımızla taşıyor. Sürekli defin yapıldığı için mezarlar bazen karışabiliyor. Özellikle mezar taşı yapılmamış mezarlarda bu karışma daha fazla oluyor. Biz buradaki sistemle yerini tespit ediyoruz, mezara kadar götürüyoruz, duasını ettikten sonra tekrar geri getiriyoruz. Sistemin düşük maliyetli ve çevreye zarar vermeyen bir hizmet olduğunu vurgulayan Aksoy, "Burada diğer mezar ziyareti yapanları da rahatsız etmemek amacıyla bu aracı satın aldık. Mezarların içerisinde geçerken çok sessiz, başka ziyaret yapanları rahatsız etmiyor, mezarlık içerisinde de herhangi bir gürültü kirliliğine sebebiyet vermeden böyle bir araçla gezdiriyoruz." Anne ve babasının mezarını ziyaret eden 68 yaşındaki Ömer Yavuz da güzel bir hizmet olduğunu, çok rahat bir şekilde gezildiğini kaydetti. Kızının mezarını ziyaret eden 80 yaşındaki Emine Özdil de Aksoy'a teşekkür ederek, güzel bir hizmet olduğunu belirtti.  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
05 Şubat, 2026 11:44 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ADRESE TESLİM İHALE !

Cumhuriyet tarihinin en çok değişen kanunu, Kamu İhale Kanunudur. 4734 sayılı bu kanunun amacı, kamu hukukuna tâbi olan veya kamunun denetimi altında bulunan, kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.

4734 sayılı kanun kapsamında uygulanmakta olan 3 ayrı ihale usulü vardır; açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü ve pazarlık usulü.
Usüller kanunla belirlenmiştir.

Kamu İhale Kanununda yapılan değişiklikleri takip etmek o kadar zor ki, bırakın içeriğini, yapılan değişiklikleri takip etmeyi, değişikliklerin sayısını bile takip etmekte zorlanıyoruz. Yanılmıyorsam bu kanun son 24 yılda 200 kez değişikliğe uğradı.
Bir kanun neden bu kadar çok değişikliğe uğrar?
Diğer ülkelerde böyle bir durum söz konusu değil. Kanunu bir kez yapmışlar değiştirmeden kullanıyorlar. Araştırın bakın,
Örnek, German Public Procurement Law ( Almanya Kamu İhale Kanunu) Adamlar, adam gibi kanun yapmışlar değiştirmeye gerek görmeden yıllardır kullanıyorlar.

02.06.1934 tarihinde yürürlüğe giren 2490 sayılı Devlet İhale Kanunu uzun bir uygulama döneminden sonra 08.09.1983 tarihinde 2886 sayılı kanun ile yeniden düzenlenmişti.

Kanunlar günün şartlarına göre zaman zaman tabii ki revize edilmelidir. Bu düzenleme 3- 5 kez olabilir. Bu gayet normal. Kamu İhale kanunu son 24 yılda 200 defa değiştirmek biraz anormal değil mi?

BİR ŞİRKET RAKİPSİZ OLARAK NASIL İHALEYE GİRER?

Bu iki şekilde mümkündür.

  1. İhale edilen işte gerçekten rakibiniz yoktur. O alanda tek yetkinlik sizin firmanızdadır.
  2. Rakipleriniz vardır fakat ihale şartnamesi öyle bir hazırlanmıştır ki, adete sizin firmanızı tarif eder. Yani adrese teslimdir!
    İhaleleri hep aynı şirketlerin almasını başka türlü izah edemezsiniz.

Konun daha iyi anlaşılması için örnek vereyim.
Bir bakır madeni projesi ihale edileceğini varsayalım. İhale şartnamesinde, ihaleye girecek firmanın, bakır izabe tesisine sahip olması hükmünü koyarsınız. Böyle bir tesis sadece ihaleyi vermek istediğiniz firmada vardır. Bir anda ihaleye girmek isteyen tüm firmalar kafadan elenir.
Tesise sahip olan firma ile pazarlık yapsanız da, ihaleye rakipsiz girdiği için fiyatta fazla kırım yapmaz. "İşine gelirse, benim fiyatım bu" tavrıyla yaklaşır. Neticede ihaleyi yüksek fiyattan alır. Çünkü rekabet yoktur. Rekabetin olmadığı yerde kırım olmaz

Bu neye benzer biliyor musunuz? Akşama yemeğine ağır misafiriniz var. Misafir imam bayıldıyı çok seviyor. Pazardan mutlaka patlıcan almanız gerekiyor. Pazarda da patlıcan satan sadece bir tezgah var. Adam rakibi olmadığı için patlıcanı olması gereken fiyatın 3 katına satıyor. Eşiniz de "Sakın pazardan patlıcan almadan gelme" diye tembih etmiş. Bulunduğunuz yerde patlıcan satan başka biri de yok. Mecburen parayı verip alıyorsunuz. Pazarcı size patlıcanı fahiş fiyattan dayıyor!

Vaziyet aynen budur.
Bilmem anlatabildim mi?

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.