Yargıtay’dan emsal kira artış kararı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Temmuz, 2023 13:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Yargıtay’dan emsal kira artış kararı

Ev sahiplerinin hayat pahalılığını gerekçe göstererek kiracılardan afaki rakamlar istemesine yönelik tartışmalar sürerken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan önemli bir karar çıktı.

Ev sahiplerinin hayat pahalılığını gerekçe göstererek kiracılardan afaki rakamlar istemesine yönelik tartışmalar sürerken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan önemli bir karar çıktı. Yüksek Mahkeme, kira bedelinin tespiti davalarında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulamayacağına ve saklı tutulan bu hakla ilgili olarak ıslah talebinde bulunulamayacağına hükmetti.

Mülk sahibiyle kiracı anlaşamayınca mahkemelik oldular. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kapısını çalan mülk sahibi, kira bedelinin yeniden tespitini istedi. Tarafları dinleyen mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti. Davalı kiracı kararı temyiz etti. Yargıtay kararı bozdu. Yeniden dava dosyası Sulh Hukuk Mahkemesi’nin önüne geldi. Mahkeme, ilk kararında direndi. Davalı kiracı bu kez kararı temyiz edince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Kira bedelinin tespiti davalarında hükmün bir kira yılına ait kira parasının ne olacağının belirlenmesine ilişkin olduğuna dikkat çekilen kararda, bu belirlemenin açık, net ve tam olması gerektiği hatırlatıldı. Kira bedelinin tespiti davalarının en çarpıcı özelliğinin kamu düzeni ile ilgili olduğu, bununla ilgili yöntemleri tarafların belirleyemeyeceğinin yargısal uygulamada kabul edildiği dile getirildi. Emsal nitelikteki kararda şu ifadelere yer verildi:

“Hâkim, bu davalarda kanun, içtihadı birleştirme kararları ve Yargıtay içtihatları ile belli edilen yöntemlere uygun olarak kira bedelinin tespiti yoluna gitmek zorundadır. Somut olaya gelince, davacı ile davalı arasında 5 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Kira sözleşmesinin 3. maddesine göre kira bedelinin ilk yıl için 4 bin 500 TL olarak belirlendiği, sonraki yıllarda kira bedelinin (ÜFE+TEFE)/2 oranında artırıldığı, sözleşmenin 3. maddesinin son fıkrasında tarafların ilk üç yılın sonunda kira bedelinde yapılacak olan artışa ilişkin mutabakata varamazlar ise kira bedeli artışının bilirkişi marifeti ile tespit ettirileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak davalının kira bedeli konusunda ortak mutabakata varılmaksızın 3. yıl için 5 bin 693 TL ödeme yaptığını ileri sürerek taşınmazın kira bedelinin aylık 8 bin TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile de davayı brüt 8 bin TL kira bedeli üzerinden açtıklarını belirterek, kira bedelinin brüt 9 bin 200 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Daha önce de belirtildiği gibi kira bedelinin tespiti davaları kendine özgü bir dava olup, inşai davalar sonunda verilen kararlara yakın bir niteliktedir. Bu davalarda sadece ilgili kira döneminde geçerli olacak kira bedelinin tespiti istenir ve kira bedelinin tespiti davasının sınırlı bir konusu vardır. Dava sonucunda hâkim, ileriye yönelik olarak bir yıllık süre zarfında uygulanacak olan kira bedelini belirler ve kira sözleşmesinde yer alan kira bedeli, hâkim kararı ile değiştirilmiş olur. Davanın bu niteliği gereğince kira bedelinin tespitine ilişkin talep bölünemez ve kira bedeli davacı tarafından bir seferde açık ve net olarak istenilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla kira bedelinin tespiti davalarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulamaz ve saklı tutulan bu hakla ilgili olarak ıslah talebinde bulunulamaz. Öte yandan kira bedelinin tespitine ilişkin talep dava dilekçesinde belirtilen döneme ilişkin olduğundan, ıslahla bedelin artırılması durumunda ise daha sonraki bir dönemi kapsayacak şekilde talepte bulunulmuş olur ve bu da kira bedelinin tespiti davalarının niteliğine aykırıdır. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.” (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
2222 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
24 Mart, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

İL GENEL MECLİSİ KOLTUĞUNA 3 ADAY!

Karabük İl Genel Meclisi’nde 1 Nisan’da yapılacak başkanlık seçimi öncesi AK Parti’de üç adaylı tablo konuşuluyor. 17 üyenin oy kullanacağı seçimde kritik rol, İl Başkanı Ferhat Salt’ın elinde bulunuyor.

Karabük İl Genel Meclisi’nde başkanlık yarışı 1 Nisan’da yapılacak seçimle netleşecek. Mevcut Başkan Ahmet Sözen’in yeniden aday olması beklenirken, aynı partiden iki ismin daha adaylığı gündemde. 11 AK Partili üye arasında oyların bölünme ihtimali, gözleri MHP ve CHP’nin 6 üyesine çevirdi. Seçimde anahtar rolün AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’a ait olduğu belirtiliyor.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından oluşan Karabük İl Genel Meclisi, 17 üyesinin kendi arasında yaptığı seçimle başkanlık koltuğuna Ahmet Sözen’i getirmişti. Ancak şimdi gözler, 1 Nisan 2026’da yapılacak yeni başkanlık seçimine çevrildi. Uzun yıllardır meclisi yöneten Sözen’in koltuğunu koruyup koruyamayacağı merak konusu.

ÜÇ ADAYLI TABLO

AK Parti cephesinde hareketli saatler yaşanıyor. Mevcut Başkan Ahmet Sözen’in yeniden aday olmasına kesin gözüyle bakılırken, Yenice İl Genel Meclis Üyesi Ertan Mısırlı ile Merkez ilçe  İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Okan Kirman’ın da başkanlık için yarışacağı konuşuluyor. Her üç isim de AK Partili üyelerden oluşuyor. Ahmet  Sözen Safranbolu, Ahmet Okan Kirman Merkez, Ertan Mısırlı ise Yenice ilçesinden seçilmiş durumda.

BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Parti içinde mevcut başkanla devam edilip edilmeyeceği ya da yeni bir isim üzerinde uzlaşı sağlanıp sağlanmayacağı henüz netlik kazanmış değil. AK Parti’nin 11 il genel meclis üyesi arasında yapılması beklenen ön seçim ihtimali kulislerde konuşulsa da, seçime sadece bir hafta kala belirsizliğin devam etmesi dikkat çekiyor. Bu süreçte en kritik rolün AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt’a ait olduğu değerlendiriliyor.

DENKLEMDE 6 OY KRİTİK ROLDE

Karabük İl Genel Meclisi, toplam 17 üyeden oluşuyor. AK Parti’nin 11, MHP’nin 4, CHP’nin ise 2 üyesi bulunuyor. Sayısal üstünlük AK Parti’de olmasına rağmen, aynı partiden üç adayın çıkması halinde oyların bölünmesi durumunda MHP ve CHP’nin toplam 6 oyunun seçimin kaderini belirleyebileceği ifade ediliyor.

Seçim, meclis üyelerinin kendi arasında kapalı oy ve açık tasnif yöntemiyle gerçekleştirilecek. Gözler, 1 Nisan’da yapılacak seçim öncesinde özellikle AK Parti cephesinden yapılacak açıklamalara çevrilmiş durumda.

Bizi sosyal medyadan takip edin