Yağışlı havada park halindeki 4 araca çarptı: 1 yaralı - Karabük Haber Postası
yagisli havada park halindeki 4 araca carpti 1 yarali CFbwPAJd jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Temmuz, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Yağışlı havada park halindeki 4 araca çarptı: 1 yaralı

Bolu’da Kılıçarslan Mahallesi’nde yağışlı havada kontrolden çıkan bir otomobil, park halindeki 4 araca çarptı. Meydana gelen kazada park halinde bulunan bir otomobilin içerisinde yolcu konumunda oturan vatandaş yaralandı.

Kaza, Kılıçarslan Mahallesi’nde Rauf Denktaş Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bulvar üzerinde seyreden Bilal K. idaresindeki 34 BLL 334 plakalı otomobil, yağışlı havada kontrolden çıktı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, yol kenarında park halinde bulunan 4 araca çarptı. Otomobilin çarptığı 14 ACV 173 plakalı otomobilde yolcu konumunda bulunan Hatice S. meydana gelen kazada yaralandı. Kaza nedeniyle 5 araçta maddi hasar meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yaralanan vatandaş hastaneye kaldırıldı. Kaza anları ise bulvar üzerinde bulunan işyerlerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…