Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ekim, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Veysel Bilen: “Fenerbahçe maçını kazanmak, sadece bir maç kazanmak değil”

Samsunspor Başkan Vekili ve İcra Kurulu Üyesi Veysel Bilen, ligde Fenerbahçe ile oynayacakları maçı için yaptığı açıklamada, "Fenerbahçe maçını kazanmanın sadece bir maç kazanmak anlamına gelmediğini biliyoruz. O zaman Samsunspor’u Türk futbol gündemine farklı taşıyacağımızı biliyoruz." dedi.
Trednyol Süper Lig’in ilk 8 hafta sonunda 2. sırada olan Samsunspor’da Başkan Vekili Veysel Bilen, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Kamuoyuna yansıyan konular ve takımın son durumu hakkında bilgiler aktaran Bilen, milli aradan sonra oynayacakları Fenerbahçe maçının önemi, milli takımlara gitmeyen oyuncular, transfer yasağı ve birçok konuya açıklık getirdi.

"Asla gevşemeye ve şımarmaya tahammülümüz yok"
Ligde bulundukları konum gereği şımarmaya ve gevşemeye tahammülleri olmadığının altını çizen Veysel Bilen, "Ligin ilk 8 haftası itibarıyla tüm futbol otoritelerinin takdirini kazanmış, oynadığı oyunla verdiği mücadele ve puan cetvelindeki sıralamasıyla şanlı mazisine tekrar geri dönme sinyali veren bir Samsunspor izlettirdiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Geldiğimiz nokta sorumluluğumuzu bir kat daha arttırıyor. Asla gevşemeye ve şımarmaya tahammülümüz yok. Çünkü geride oynanmayan 30 maç var. Bu köprünün altından geçecek çok sular akacak. Sezonun ikinci yarısı çok daha zor geçiyor. Ara transferde birçok takım kadrosunu güçlendiriyor, eksiklerini kapatıyor. Bu nedenle biz alabildiğimiz kadar puanı almak için mücadele edeceğiz. Sonra da sıralamadaki yerimize bakacağız" dedi.

"Fenerbahçe maçını kazanmanın sadece bir maç kazanmak değil"
Ligin zorlu ekiplerinden Fenerbahçe’yi yenmelerinin yalnızca bir galibiyet olmadığına dikkat çeken Bilen, "Fenerbahçe - Samsunspor maçları her zaman zevkli, rekabetçi ve hafızalarda çok izleri olan maçlardır. 20 Ekim’de oynayacağımız maç da tam bir futbol şölenine dönüşecek. Oyuncu ve teknik ekibimiz bu maçı kafalarında oynamaya başladılar. Adana Demirspor maçının hemen ardından takım ara vermeden çalıştı. Pazartesi’den itibaren de hazırlıklar devam edecek. Fenerbahçe maçında sahada olanca gücüyle mücadele eden karakterli oyuncu gurubuyla kazanmak için sahaya çıkacağız. Tek düşüncemiz bu. Tüm camianın görüşü, bu maçı nasıl kazanırız diye. Fenerbahçe maçını kazanmanın sadece bir maç kazanmak anlamına gelmediğini biliyoruz. O zaman Samsunspor’u Türk futbol gündemine farklı taşıyacağımızı biliyoruz. O haftanın, ayın belki de sezonun konuşulacak maçlarından biri olacak. O nedenle bu maça taraftarların yoğun ilgisini görüyoruz. Hem kombine hem de bilet satışlarından stat tam dolu olacak. Bu ilgi ve iyi bir oyunla inşallah Fenerbahçe maçının ardından bunların olacağını görerek sohbet etmiş olacağız. Bu konuda da inancımız tam" diye konuştu.

"Devre arasında transfer yapamıyoruz, transfer yasağımız gelecek sezon bitiyor"
Devre arası transfer tahtasının açılacağı söylemlerine de değinen Veysel Bilen, "Başkanımız Yüksel Yıldırım’ın demeçleri bazen cımbızlanarak farklı gündemler oluşturuluyor. Bizim net bu sezon için transfer yasağımız var. Ara transfer döneminde de transfer yapamıyoruz. Tahtamız bu sezon bitince 2025-2026 sezonu için açılacak. ’Şubat’ta transfer yapılacak’ söylemleri yapılıyor. Bu hakikat ile ölçüşmüyor. Temmuza kadar transfer yasağımız var. Söylenmek istenen şubat başına kadar oyuncuyla görüşmemiz söz konusu olamaz. Dünyada da böyle ocak-şubatta ara transfer dönemi biter, bittikten sonra yeni sezon kadro yapılanması için çalışmalara başlarsınız. Başkanımız, şubat sonrası yeni sezon için çalışmaların başlayacağını ifade ediyor. Gözlemciler 12 ay boyunca izleme yapıyor. Teknik heyet bu oyuncularla ilgili raporu yönetime veriyor. Bu çalışmalar yıl boyu devam ediyor. Şubattan sonra lig konumumuz şekillenmeye başlayınca sözleşmesi bitecek oyuncularla görüşebilirsiniz. Zaten bir futbolcuyla sözleşmesinin bitmesine 6 ay kalmadan önce görüşemiyorsunuz. Transfer diye bir şey söz konusu değil. Hazırlıklara, görüşmelere Şubat’tan itibaren başlanacağı ifade ediliyor" şeklinde konuştu.

"Okan Kocuk ve Oliver Ntcham sakat oldukları için milli takıma gitmedi"
Oliver Ntcham’ın Fenerbahçe maçını bahane ederek milli takımlarına gitmediği ve Okan Kocuk’un da A Milli Takımı’ndan davet edilmediği iddiaları için ise Bilen, "Okan Kocuk’un A Milli Takım’a çağrılması gereken formda olduğu ve sahip çıkmadığımız konuşuluyor. Üstelik maçın Samsun’da olması da vurgulanıyor. Kaleci Okan, Adana Demirspor maçında ısınmada sakatlandı. Fedakarlık yaparak doktor müdahalesi ile maçı tamamladı. Bugün hala tedavi oluyor. Fenerbahçe maçına yetişecek. Böyle bir pozisyonda Okan Kocuk nasıl milli takıma gitsin? Milli takım zaten Okan’ı davet etmek için aradı. Sağlık ekibimizin raporunu görünce de olmadı. Oliver Ntcham’ın Fenerbahçe maçı için Kamerun Milli Takım’ına gitmeyi reddettiği de söylendi. Ntcham’ın durumu da Okan’ın durumuna benzer. Ntcham çok yoğun tempoda maçlar oynadığı için onun da hafif bir sakatlığı var. Tedavi olmak durumunda, sağlık ekibi milli takıma giderse ’İyileşme süreci uzar’ raporu verdi. Ntcham da ’Benim için Fenerbahçe maçı son derece önemli, o maçta mutlak oynamak istiyorum, hem takımıma katkı vermek hem de böyle bir maçı yaşamak istiyorum’ dediği için milli takımının hocasını arayıp affını istemiştir. Bugün de Samsun’da tedavi olduktan sonra 4 gün dinlenip, salı gününden sonra da takımla çalışacak. Yani biri milli takıma çağrılmamış, biri de reddetmiş olgusu değil, beyan ettiğim sözler gerçektir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.