Strassbourg’ta yapılan Avrupa Yerel Yönetimler Meclisi Genel Kurul Toplantısına katılan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Genel Kurulda konuşma yaptı ve bu konuşmasını Facebook hesabından yayınladı. Başkan Vergili, konuşmasının bir bölümünde Doğu İllerindeki belediyelerde yaşanan yolsuzluklara dikkat çekerek, yolsuzluktan görevden alınan Belediye Başkanları ve meclis üyelerinin Avrupa Birliği Meclisinde insan hakları ihlali kararlarıyla adeta ödüllendirildiğini söyledi Strassbourg’ta yapılan Avrupa Yerel Yönetimler Meclisi Genel Kurul Toplantısına katılan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili Karabük’e döndü. Başkan Vergili, Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmasını Facebook hesabından yayınladı. Başkan Vergili genel kurulda yapmış olduğu konuşmayı şu şekilde duyurdu: Strassbourg’ta yapılan Avrupa Yerel Yönetimler Meclisi Genel Kurul Toplantısında Yaptığım Konuşmamın Metnidir: “Sayın Başkan, değerli delegeler, Türkiye’de muhalefet partisinden iki dönemdir il Belediye Başkanıyım. Avrupa Birliği Meclisi Muhafazakârlar ve Reformistler Grubu üyesiyim. Demir Çelik sanayisi ve 50 Bin öğrencisi olan Karabük şehrinin Belediye Başkanıyım. Belediye Başkanlığı maaşım öğrencilere burs veriliyor. Belediye makam aracı ve şoförünü kullanmıyorum. Tüm misafirlerimi kendi bütçemden ağırlıyorum. Belediye kaynaklarını kullanmıyorum. Seçim kampanyalarında bağış kabul etmiyorum. Siyasi partimden kimseye, aday olabilmem için rica etmiyorum. Ve şunu diyebilirim; Yolsuzluğun hiçbir konuda olmadığı dünyada örnek gösterilebilecek bir Belediye’nin başkanıyım. Ne ekonomik olarak, ne siyasi olarak kimseye bir bağımlılığım yok. Devlet tarafından senede iki kere denetleniyoruz ve iç denetim mekanizmamızı sürekli denetliyor, ihalelerle meclis toplantıları halka açık yapılıyor. Öncelikle seçilmek için siyasi partiden onay alabilmek, sonra seçim kampanyalarında aldığı maddi ve manevi destekle devam eden ve yaşam tarzına dönüşen yolsuzluğun yalnızca ahlaki ve vicdanı olarak engellenebileceğine inanmaktayım. Yönetimlerde yolsuzluk gelişmiş ülkelerde daha az görülebilir fakat gelişmiş ülkelerin güçlü sermaye şirketleriyle yolsuzluk ihraç ettikleri bir gerçektir. Alman Thyssen firmasının İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yaşadığı 2 kez 10 yıl arayla rüşvet skandalı gibi. Diğer bir gözlemim; Avrupa Birliği yatırım fonlarıyla yolsuzluk ihraç ettiği göz ardı edilmemeli ve önlem alınmalıdır. Özellikle alt yapı işleri için verilen fonlardan. Ayrıca terör baskısının yoğun olduğu ülkemizin doğusunda terör örgütünün baskısıyla yönetimlerde yolsuzluğun her türüne rastlanmakta, yolsuzluktan görevden alınan Belediye Başkanları ve meclis üyeleri Avrupa Birliği Meclisinde insan hakları ihlali kararlarıyla adeta ödüllendirilmektedir. Özellikle Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya diğer ülke yönetimiyle iş yapan firmaları iyi denetlemeleri, Avrupa fonlarından yapılan yardımlar, özellikle alt yapı fonları iyi denetlenmeli, Avrupa Birliği Meclisinin almış olduğu kararlarla cesaretlendirdiği yolsuzluktan ceza almış yöneticileri pozisyonlarının tekrar incelenip meclis kararlarının düzeltilmesi umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum”
