Ramazan Öztürk tarafından
08 Aralık, 2024 15:38 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Vali Yavuz’dan Esnaf ve Vatandaş Ziyaretleri

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde faaliyette bulunan esnaflar ve vatandaşlarla bir araya gelerek, bizzat yerinde incelemelerde bulundu.

Ziyaret sırasında Vali Mustafa Yavuz, cadde üzerindeki esnafları ziyaret ederek; kendilerine hayırlı işler ve bol kazançlar diledi. Esnafların talep ve önerilerini dinlerken, aynı zamanda mahalle, şehir ve esnafların sorunlarına ilişkin görüş ve önerilerini dinleyerek görüş alışverişinde bulunuldu. Vali Yavuz, Vatandaşlarla gerçekleştirilen samimi sohbetlerde ise vatandaşların talep ve önerilerini dinleyerek çözümü ile ilgili gerekli çalışmaların yapılacağını belirtti.

Vali Mustafa Yavuz, esnaflar ve vatandaşlarla bir araya gelmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

 "Şehrimizin daha güvenli, huzurlu ve yaşanabilir olması adına vatandaşlarımızın talep, öneri ve görüşleri katılımcı bir yönetim anlayışında çok kıymetli. Vatandaşlarımız ile esnaflarımızın talep, öneri ve görüşlerini dinleyerek, yerinde görmek ve çözüm üretmek yönetim anlayışımızın vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Her ziyaretimizde şehrimizin nabzını tutmaya, vatandaşlarımızın görüş ve önerilerini alarak ortak akılla sorunlarımızı çözmeye gayret ediyoruz ve yapacağımız çalışmaları bu doğrultuda yeniden gözden geçiriyoruz. Çünkü katılımcı yönetim anlayışı bunu gerektirmektedir. Vatandaşlarımızın bizlere gelmesini beklemek yerine bizzat bizlerin vatandaşlarımıza giderek, yerinde vatandaşlarımızla buluşmak, yönetim anlayışımızın bir gereğidir. Bundan sonrada esnaf ve vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.”

Ziyaret kapsamında, Vali Mustafa Yavuz, ilgili birim ve kurumlara iletilen talep öneri ve sorunlarla ilgili gerekli talimatları vererek, vatandaşların talep ve önerilerinin ivedilikle değerlendirilmesini sağladı.

Yeşil Mahalle sakinleri ve esnafları, Valimizin ziyaretinden memnuniyetlerini ileterek kendilerine teşekkür ettiler.

blank
blank
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.