blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Nisan, 2025 12:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Uzun: “Çocuklarımızı Kaderine Terk Etmeyeceğiz”

Anahtar Parti Karabük İl Başkanı Sebahattin Uzun, okullarda artan güvenlik risklerine ve çocukları tehdit eden ciddi sorunlara dikkat çekerek, “Güvenli okul, güvenli gelecek demektir. Çocuklarımızı kaderine terk etmeyeceğiz” ifadeleriyle, eğitimde güvenlik eksikliklerinin altını çizdi.

İl Başkanı Uzun  yaptığı değerlendirmede, ülke genelinde her gün yaklaşık 20 milyon öğrencinin okula gittiğini hatırlatarak, bu öğrencilerin güvenliğini sağlamakta mevcut sistemin yetersiz kaldığını vurguladı. Özellikle deprem riski taşıyan binaların durumuna değinen İl Başkanı Uzun, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı raporlarına atıfla, 6 Şubat depremleri sonrasında bile okulların büyük bölümünün yeterince denetlenemediğini, güçlendirme çalışmalarının ise olması gereken hızda ilerlemediğini belirtti.

“Önlem almak için can kaybı bekleyen bir anlayışı kabul etmiyoruz” diyen Uzun, yangın, kaza ve bağımlılık riskleri karşısında da benzer bir ihmal zincirinin yaşandığını belirterek,  “Bolu Kartalkaya’daki yangın, Aladağ faciası ve okul kazalarında kaybettiğimiz yavrularımız hep geç kalınmış tedbirlerin bedelidir” diye konuştu.

AKRAN ZORBALIĞI VE PSİKOLOJİK GÜVENLİK ALARM VERİYOR

İl Başkanı Sebahattin Uzun açıklamasında, sadece fiziksel güvenliğin değil, psikolojik güvenliğin de ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekti. PISA 2022 verilerine göre Türkiye’de her dört öğrenciden birinin akran zorbalığına maruz kaldığını ifade eden İl Başkanı Uzun, “Zorbalık, yalnızca mağduru değil, geleceği de zehirler. Bu sorunu görmezden gelemeyiz. Okul temelli önleyici programlar kuracağız” dedi.

Ailelerin, öğretmenlerin ve yerel yönetimlerin zorbalığa karşı mücadelede aktif rol alması gerektiğini belirten Uzun, bu konuda uluslararası başarılı modellerin Türkiye'ye uyarlanmasının şart olduğunu söyledi.

OKUL ÇEVRESİNDE ARTAN ŞİDDET VE MADDE TEHLİKESİ

Anahtar Parti İl Başkanı Uzun, okullarda yalnızca öğrencilerin değil, öğretmenlerin de güvenlik tehdidi altında olduğunu vurguladı. Öğretmenlere yönelik şiddetin son yıllarda endişe verici boyutlara ulaştığını belirten Uzun, “Şiddete maruz kalan bir öğretmen, nasıl ilham verebilir? Eğitim ortamı şiddetten arındırılmadıkça, gerçek başarıdan söz edemeyiz” dedi.

Uzun; ayrıca, okul çevrelerinde artan madde satışı ve bağımlılık tehlikesine işaret ederek, Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre lise çevrelerinde madde satıcılarının görülme oranının %32’yi aştığını hatırlattı. “Çocuklarımızı okul kapısında bağımlılığa teslim edemeyiz” diyen İl Başkanı Uzun, okul çevresi güvenliğinin güçlendirilmesi, ihtisas sahibi okul polislerinin görevlendirilmesi ve madde bağımlılığına karşı çok katmanlı mücadele programlarının uygulanması gerektiğini vurguladı.

BAĞIMLILIK YAŞI DÜŞÜYOR, DİJİTAL BAĞIMLILIK BÜYÜYOR

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca madde kullanımına karşı değil, dijital bağımlılığa karşı da sürdürülmesi gerektiğini ifade eden İl Başkanı Sebahattin Uzun, TÜİK ve Yeşilay verilerine dayanarak, gençlerin %42’sinin sosyal medyada madde kullanımını özendiren içeriklere maruz kaldığını kaydetti. Uzun, Dijital bağımlılığın çocukların madde kullanım riskini artırdığına dikkat çekerek, “Çocuklarımızı yalnızca okul kapılarında değil, ekranların arkasında da korumak zorundayız” dedi.

ÇÖZÜM: ANAHTAR PARTİ’NİN EĞİTİM GÜVENLİĞİ PROGRAMI

Anahtar Parti’nin çözüm önerilerini de paylaşan İl Başkanı Uzun, şunları vurguladı:

Tüm okullarda depreme dayanıklılık ve yangın güvenliği zorunlu hale getirilecek, denetimler periyodik olacak.

Akran zorbalığına karşı erken müdahale ve rehabilitasyon merkezleri kurulacak.

Okul çevrelerinde kamera ve güvenlik görevlisi zorunluluğu getirilecek.

Okul-Aile iş birliği güçlendirilerek bağımlılıkla mücadelede topyekûn seferberlik başlatılacak.

Dijital bağımlılıkla mücadele için ulusal eylem planı hayata geçirilecek.

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önlemek amacıyla, her okulda şiddeti izleme ve önleme mekanizmaları kurulmalı; öğretmenlere ve tüm eğitim personeline yönelik saldırılarda "kamu görevlisine karşı işlenen suç" hükümleri uygulanarak caydırıcı yaptırımlar kesin şekilde devreye sokulmalıdır.

Tüm resmi ve özel eğitim kurumlarında, öğrenci ve çalışan sayısına göre oranlanacak şekilde yeterli sayıda özel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. İl Başkanı sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim için bir tek evladımızın bile kaybı, koskoca bir ülkenin kaybıdır. Eğitimde güvenlik lafla değil, kararlı iradeyle sağlanır. Anahtar Parti olarak, güvenli okulların, güvenli yarınların ve güçlü Türkiye’nin anahtarını elimizde tutuyoruz. Evlatlarımızı korumak için buradayız!”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2025 11:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KBÜ’de Sağlık Yönetiminde İnsan Kaynağı Planlaması Ele Alındı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından "Sağlık Hizmetlerinde İnsan Kaynaklarının Planlanması" konulu seminer düzenlendi.

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen seminerde, sağlık hizmetlerinde insan kaynaklarının planlanması; alanın profesyonelleri tarafından personel yönetimi, idari işleyiş ve görev dağılımı çerçevesinde değerlendirildi.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliğe; Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müslüm Kuzu, Fakülte Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Seminerde konuşmacı olarak, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir yer aldı.

Açılış konuşmasında Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, sağlık kurumlarında insan kaynağı planlamasının kritik bir yönetsel sorumluluk olduğunu belirterek, "Kamu sağlık hizmetlerinde talepler ile mevcut kaynakları uyumlu hale getirmek yöneticiler açısından kritik bir sorumluluk. Bugün bu sürecin sahadaki uygulamalarını yöneticilerimizden dinleyeceğiz" dedi.

Açılış konuşmasını yapan Fakülte Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, sağlık kurumlarında insan kaynağı planlamasının önemine değindi. Güngör, "Kamu sağlık hizmetlerinde talepler ile mevcut kaynakları uyumlu hale getirmek yöneticiler açısından kritik bir sorumluluk. Bugün bu sürecin sahadaki karşılığını yöneticilerimizden dinleyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Seminerde sunum yapan Başhekim Doç. Dr. Erkan Doğan, sağlık hizmetinin 7 gün 24 saat kesintisiz sürdüğünü vurgulayarak yöneticilerin çok boyutlu bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Doğan, ekip çalışmasının, adaletin ve vicdanın sağlık yönetiminin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Doğan, ayrıca sağlık hizmetinin kesintisiz yapısına dikkat çekerek, "Sağlıkta tatil yok. Burada sadece üç tane saç ayağı var; hekim, sağlık hizmetleri ve diğer alt birimler. Bu süreçte hakkaniyet, adalet ve vicdan çok önemli. Çalışanın hakkının yanında hastanın ve kamunun hakkını da korumak zorundasınız" diye konuştu.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir ise sunumunda özellikle hastanenin fizikî yapısı ve işleyişiyle ilgili bilgiler aktardı. Hastanenin çok geniş bir alana yayılan modern bir sağlık kompleksi olduğunu belirten Demir, yapının büyüklüğü ve 7 gün 24 saat hizmet sürdürülebilirliği göz önünde bulundurulduğunda insan kaynaklarının doğru planlanmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Demir ayrıca, "Sağlık hizmeti durmaz; bu nedenle doğru personel planlaması hayati bir gereklilik" dedi.

Programda ayrıca yeni mezun hemşirelerin saha adaptasyonu, birimlerdeki iş yükü, acil servis ve yoğun bakım gibi kritik alanlarda görev almanın sorumlulukları da ele alındı. Konuşmacılar, mesleğin zorluklarının yanı sıra insan hayatına dokunan yönünün güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin