karabuk
İmsak 05:56
Güneş 07:21
Öğle 13:07
İkindi 16:12
Akşam 18:44
Yatsı 20:03
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
uzmanlardan trabzon icin yerinde donusum onerisi iTiOFaaU
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Aralık, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanlardan Trabzon için “Yerinde dönüşüm” önerisi

Trabzon’da kentsel dönüşüm çalışmalarının ’yerinde dönüşüm’ şeklinde yapılması gerektiği, yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğu belirtildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şehir Plancıları Odası Trabzon eski Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeliğini yapan Ercan Şen, şehirde bina bazlı sorunlar geçmişten bu yana devam ettiğini belirterek birçok mahallenin yapı stoku oldukça eskimiş durumda olduğunu kaydetti.
Şen, Trabzon’un depremden ziyade heyelan ve sel-su taşkınları gibi afet riskleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak "Şehirde bina bazlı sorunlar geçmişten bu yana devam ediyor. Birçok mahallemizin yapı stoku oldukça eskimiş durumda. Ülkemiz genel olarak deprem riski taşıyan bir coğrafyada yer alıyor. Ancak Trabzon’da ağırlıklı olarak heyelan ve sel-su baskını gibi farklı afet türleri söz konusudur. En son Beşirli Mahallesi’nde ciddi zararlar yaşandı. Can kaybı olmadı ama önemli altyapı, yapısal, mühendislik sorunlarımızın olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla kenti, afetlere dirençlilik temelinde ele alan bir kentsel iyileştirme ve kentsel dönüşüm sürecine girmek gerekiyor" diye konuştu.

"Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç var"
Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydeden Şen, "Kenti güneye doğru kontrolsüz bir şekilde yaymak ya da yeni yerleşim alanları açmak yerine, mevcut dokuyu kendi içinde ele almak daha doğru olacaktır. Sosyal donatı alanlarını, parkları, yeşil alanları ve ticari birimleri küçük ölçeklerde de olsa bu dokunun içine entegre ederek; yapısal dönüşümle birlikte sosyolojik ve kültürel dokuyu da gözetecek şekilde bir düzenlemeye gitmek gerekiyor. Bu noktada şehir planlamasına yeniden bakmak ve planlamayı bu doğrultuda şekillendirmek lazım. Çünkü zamanla bazı mahallelerimiz köhneleşmeye başladı. Köhneleşme sadece yapıların eskimesiyle değil, aynı zamanda orada yaşayan insanların sosyolojik yapısının değişmesiyle de ortaya çıkan bir durum. Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç var. Trabzon, coğrafi olarak fiziki şartları zor bir kent. Bir yanında deniz var ve denizle yaşayan bir şehir olması nedeniyle bundan kopması mümkün değil. Diğer yanında ise dağlar bulunuyor. Bu alanlarda da yerleşilebilir bölgeler belirli düzenlemeler ile oluşturmak mümkün. Güneyde, belirli noktalarda uydu kentler oluşturulabilir. Bu uydu kentler; belirli bir süre barınmayı sağlayan, kendi içinde iş potansiyelleri olan ve şehir merkeziyle ulaşımı mümkün kılan yerleşim modelleri olabilir. Trabzon için bir vizyon tarif etmek gerekiyor. Örneğin 2050 ya da 2100 hedefi koyabilirsiniz; ‘Trabzon böyle olacak ve bu şekilde gelişecek’ dedikten sonra bu kararları uygulamaya geçirmeniz gerekir. Bunun için de her yönüyle çalışılmış, analiz edilmiş, doğru değerlendirmeler içeren ve gerektiğinde revize edilebilecek ciddi bir stratejik belgeye ihtiyaç vardır. Ne yazık ki şu anda Trabzon’da böyle bir belge yok. Daha çok günü kurtaran, projeci, palyatif kararlar ile ilerleyen bir anlayış hâkim" dedi.

"Trabzon’un yerinde dönüşüme ihtiyacı var"
Trabzon’un kentsel dönüşümünün yerinde dönüşüm şeklinde yapılmasının doğru olacağını ifade eden Şen "Biz Trabzon için ‘yerinde dönüşüm’den yanayız. Yerinde dönüşümden kastımız, o mahallede yaşayan insanların orada kalmasını sağlamaktır. Çünkü bu insanlar o kültürün içinde yaşamış, mahalleyi bilen insanlardır. Onları başka bir yere taşıdığınızda hem sosyolojik sorunlar ortaya çıkıyor hem de bu insanlar kentte mutlu olamıyor. Oysa şehir planlaması ve imar planları yapılırken temel amaç, insanların mutluluğunu ve yaşam standartlarını yükseltmektir. Kentsel dönüşümde hâlâ ağırlıklı olarak yapısal dönüşüm tarafındayız. Yapıyı yenilediğimizde işin bittiğini, her şeyin düzeldiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Trabzon’daki kentsel dönüşümün şu anda çok doğru bir şekilde ilerlediğini düşünmüyorum" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
wwww 1
Mustafa Akgün tarafından
27 Şubat, 2026 10:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük Üniversitesi Akademisyeninden Türkiye’de İlk, Dünyada İkinci PCB Teknolojisi

Karabük Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürüttüğü TÜBİTAK destekli projeyle görüntü işleme temelli zeki PCB üretim makinesi hayata geçirildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü üstlendiği TÜBİTAK destekli “Eklemeli İmalat Teknolojisiyle Görüntü İşleme Temelli Zeki Baskılı Devre Kartı (Pcb) Üretim Makinesi Tasarım ve İmalatı” projesi kapsamında, görüntü işleme temelli zeki PCB üretim makinesi başarıyla geliştirildi.

TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı çerçevesinde desteklenen çalışma, yenilikçi üretim teknolojileri açısından önemli bir çıktı sundu. 2021 yılında patentlenen bu makine, Türkiye’de ilk, dünyada ise ikinci olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi olan Doç. Dr. Evlen’in yürüttüğü proje, üniversitenin akademik birikimini sanayiye aktarması açısından da önemli bir örnek oluşturuyor.

Proje kapsamında geliştirilen sistem, klasik yöntemlerle üretimi zor olan elektronik devre kartlarının üretimini mümkün hale getiriyor. Üç boyutlu yazıcı tabanlı yapısı ve görüntü işleme teknolojisi sayesinde çalışan bu zeki üretim makinesi, yüksek hassasiyetle üretim yapabilen yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Üç Boyutlu Yazıcı Tabanlı Akıllı Üretim Sistemi

Doç. Dr. Hatice Evlen, geliştirilen sistemin elektronik devre kartlarının üretiminde önemli bir yenilik sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Projemiz kapsamında, adından da anlaşılacağı üzere, görüntü işleme mantığıyla işlem yapan üç boyutlu yazıcı üretimi yaptık. Bu makinamızda elektronik devre kartlarının üretimini gerçekleştiriyoruz. Klasik yöntemlerle üretilmesi zor olan elektronik devre kartlarını ya da kontrol kartlarını; üç boyutlu yazıcı temelli makinamızda, görüntü işleme tekniğiyle, aynı zamanda kalibrasyonu da kendi kendine gerçekleştirebilen bir makinada buluşturduk.”

Geliştirilen makine, üretim sürecinde makine içerisine yerleştirilen kameralar aracılığıyla görüntü alarak hem uzaktan kontrol imkânı sunuyor hem de görüntü işleme teknolojisi sayesinde baskı sırasında hata tespiti yapıp, kendi kendine kalibrasyon ve baskıda düzeltme gerçekleştirebiliyor. Ayrıca sıcaklık, basınç ve süre gibi baskı parametreleri kontrol edilerek üretimde maksimum hassasiyet sağlanıyor.

Farklı Yüzeylere Baskı Yapabilen Yenilikçi Teknoloji

Bu zeki üretim makinesi yalnızca elektronik devre kartlarıyla sınırlı kalmayarak; kâğıt, polimer, polyester ve epoksi gibi birçok farklı yüzeye baskı yapabilme kapasitesiyle dikkat çekiyor. Geniş uygulama alanı sayesinde geliştirilen sistemin sanayiye yönelik ticarileşme potansiyeli de öne çıkıyor.

Proje yalnızca zeki PCB üretim makinesiyle sınırlı kalmadı. Aynı zamanda makinede kullanılmak üzere gümüş ve karbon nanotüp temelli yüksek iletkenli mürekkepler de üretildi. Doç. Dr. Evlen bu süreci şu sözlerle aktardı:

“Projemizde üç boyutlu PCB makinamızın yanı sıra, aynı zamanda makinamızda kullanabileceğimiz gümüş ve karbon nanotüp temelli iletken mürekkeplerimizin de üretimini gerçekleştirdik. Bunların da yine patentlemesini sağlıyoruz. Bunların yanı sıra ürettiğimiz mürekkeplerin iletkenlik ölçümlerini gerçekleştirmek amacıyla 2 farklı ölçüm aralığına sahip 2 adet 4 noktalı problu iletkenlik ölçüm cihazı geliştirilmiş ve üretilmiştir. Cihazlarımızın kalibrasyonu akredite laboratuvarlarda karşılaştırmalı ölçümler alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu cihazlarla da elektrik iletkenlik ölçümünde sanayiye ve akademiye hizmet etmeyi planlamaktayız.”

Karabük Üniversitesi, Teknokent çatısı altında yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikimini teknolojiye dönüştürerek Türkiye’nin yerli ve milli üretim kapasitesine katkı sunmaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin