Ünal: "Türkiye'nin en uygun maliyetle üreten şirketiyiz” - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Temmuz, 2018 11:01 tarihinde yayınlandı
0
0

Ünal: “Türkiye’nin en uygun maliyetle üreten şirketiyiz”

KARDEMİR Genel Müdürü Ercüment Ünal; KARDEMİR’in Türkiye demir çelik sektöründe 2017 yılında en hızlı büyüyen şirket olduğunu ve en karlı 10 şirketin arasında olmayı hedeflediklerini söyledi

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) Genel Müdürü Ercüment Ünal, KARDEMİR olarak hedeflerinin en karlı ilk 10 şirketin içerisinde olmak istediklerini söyledi.
Demir çelik sektöründe entegre demir çelik tesislerinin rekabetçi olabilmesi için 3 milyon tonun üzerinde bir üretim kapasitesine sahip olması gerektiğini kaydeden Ünal, KARDEMİR, 2002 yılından bu yana ölçek ekonomisine uygun bir büyüme stratejisi takip ettiğini ve sürekli yatırım yaptığını böylece KARDEMİR’in ölçek ekonomisine uygun şekilde büyüyerek Türkiye’nin 24. büyük sanayi kuruluşu olduğunu belirtti.
Fabrikanın yatırımlar sonucunda kar ettiğini ve bu yılın ilk çeyreğinde de rakamlara yansıdığını ifade eden Ünal, şunları söyledi:
“Türkiye’nin en uygun maliyetle üreten şirketiyiz. Bizim gibi şirketlerde karlılığı belirleyen tek unsur sadece yaptığınız yeni yatırımlar ve üretim artışı değildir. 2015 yılında bizim en önemli girdilerimizden olan cevher fiyatları 50 dolar/ton iken ve çelik fiyatları 270 dolar/tona kadar gerilerken, 2017 yılında çelik fiyatlarındaki hızlı artışla ham madde fiyatları 10 dolar/ton artışla 60 dolar/ton’a gelmiş, çelik fiyatları ise 200 dolar/ton artış görmüştür. Karlılığın en önemli sebebi dünya çelik fiyatlarındaki artıştır. Bu karlılıktaki en önemli ikinci etkenin ise uygun fiyatla ithal ham madde tedariki olduğunu söyleyebiliriz. Bununla beraber KARDEMİR’in 20 senedir yüzde 70-80 oranında yerli cevher kullanmasındaki maliyet avantajını da göz ardı edemeyiz.”
Ünal, KARDEMİR olarak doğru zamanda doğru ham madde alımları yaptıklarını, fiyatlar yükselmeden ham madde bağlantılarını gerçekleştirdiklerini, bu sayede bugün Türkiye’nin en uygun maliyetle üreten şirketi olduklarını belirtti.

Başlıksız 1 kopya 5

“HİSSEDARLARIMIZ ŞİRKETİMİZE YATIRIM YAPMAYA DEVAM ETMELİ”
Elde edilen büyümenin yatırımlarla hisse senetlerine de yansıdığını ve hisse senedi sahibi olan yatırımcıların da en önemli paydaşlardan birisi olduğunu dile getiren Ünal,
“2016 yılının sonlarında ise genel müdür olarak göreve geldim. Ben genel müdür olarak göreve geldiğimde KARDEMİR hisse senetlerinin fiyatı 1,07 seviyelerindeydi. 2017 yılı sonunda ise hisse senetlerimizin fiyatları 3 misli artı ve 3,28 seviyelerine ulaştı. 2018 yılında ise yüzde 50 artış göstererek 4,70 bandına ulaştı. Bu sonuçlar tabii ki güzel ama biz daha da iyi olmasını istiyoruz çünkü hisse senedi sahibi olan yatırımcılarımız da bizim en önemli paydaşlarımızdan birisi. Şirkete sermayesini koymuş olan hissedarlarımız da diğer paydaşlarımız gibi mutlu olmalı ve şirketimize yatırım yapmaya devam etmeli” diye konuştu.
Şirketi karlı hale getirmek için bir ekip çalışması gerektiğini de vurgulayan Ünal, “Göreve geldiğimde KARDEMİR’in yaklaşık 550 milyon dolar yatırım borcu bulunuyordu. Benim görevim belli. Hem bu borcu çevirerek kapatmak hem de şirketi karlı hale getirmek. Bunu tek başınıza yapmanız mümkün değil. En tabandaki çalışanımızdan itibaren yukarıya doğru 4 bin kişilik bir ekiple bunu başarıyoruz. Bu başarı 4 bin kişilik büyük bir ekibin başarısıdır. Eğer entegre tesislerde bu ekip uyumlu bir şekilde çalışmaz ise başarılı olmanız mümkün değildir çünkü adı üzerinde entegre. Bizde bir fabrika diğer bir fabrikayı besliyor. Birindeki aksaklık tüm süreçlerinizi etkiliyor. Bu nedenle bu ekibin birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışması çok önemli” ifadelerine yer verdi.
“HEDEFİMİZ KARLILIKTA 10 ŞİRKETİN ARASINDA OLMAK”
KARDEMİR’in Türkiye demir çelik sektöründe 2017 yılında en hızlı büyüyen şirket olduğundan bahseden Ünal, şu ifadelere yer verdi:
“Bildiğiniz gibi yönetim kurulları şirketlerin stratejilerini ve hedefleri belirler. Genel müdürler ise ekibiyle bu stratejilere uygun karlılık hedeflerini belirler. Mesela Türkiye’nin en büyük şirketlerini gösteren ISO 500 sıralamasında daha üst sıralara yükselmek bu hedeflerden biriydi. Bugün için bunu başardık. KARDEMİR bir önceki yıl 34. sırada iken 10 basamak birden yükselerek 24. sıraya geldi. Türkiye demir çelik sektöründe 2017 yılında en hızlı büyüyen şirket olduk. İcranın başı olarak ekibimle beraber 2018 bütçemizi sunarken, Yönetim Kurulumuz ‘2002’den bu yana tüm yatırımlarımızı yaptık. Artık KARDEMİR’i karlılıkta ilk 10 şirket içerisinde görmek istiyoruz.’ dediler. Biz de bu doğrultuda satın alma, yeni ürün geliştirme, maliyet tasarrufu ve verimlilikle ilgili hedeflerimizi bu en karlı 10 şirket içinde olmak üzere belirledik ve bütçemize yansıttık. Temmuz ayı itibarıyla da bu hedefe emin adımlarla ilerliyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin