karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
28 Eylül, 2023 16:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türkiye’nin Karadeniz’de sönen petrol umutları Barbaros ile yeniden alevlenecek

Denizlerdeki petrol ve doğalgaz aramalarında kullanılmak üzere satın alınan ve 2013 yılında faaliyetlerine başlayan sismik araştırma gemisi ’Barbaros Hayrettin Paşa’, yaklaşık 1 yılın ardından tekrar Trabzon Limanı’na demir attı. Doğu Karadeniz’deki petrol aramalarında Barbaros Hayrettin Paşa’ya iki destek gemisi de eşlik edecek. Trabzon Limanı’na demir atan 84 metre boyunda ve 4 bin 711 groston ağırlığındaki ’Barbaros Hayrettin Paşa’ gemisinin yaklaşık bir buçuk ay demirli kaldıktan sonra Doğu Karadeniz açıklarında petrol arama faaliyetinde bulunacağı öğrenildi. Geçen yılın kasım ayında Trabzon Limanı’na demir atan Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisi aradan geçen 10 aylık sürenin ardından tekrar Trabzon Limanı’na demir atarken, iki destek gemisiyle birlikte muhtemel Rize açıklarında petrol arayacağı öğrenildi. Barbaros Hayrettin Paşa’yı Trabzon Limanı’nda ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Trabzon Liman İşletme Genel Müdürü Muzaffer Ermiş, ”Yaklaşık 1 yıl önce Barbaros Hayrettin Paşa ve destek gemilerini Trabzon Limanımızda ağırlamıştık. Oluşturduğumuz memnuniyet duygusu üzerine tekrar limanımızı kullanma cihetine gittiklerini bize iletmişlerdi. Gemi, bir adet destek gemisiyle rıhtımımızda. Gemi, Doğu Karadeniz’de petrol sismik araştırma yapmak üzere limanımıza gelmiş bulunuyor. Burada bir süre bir takım çalışma faaliyetleri yapacaklar. Diğer tesisleriyle ilgili eksikleri gözden geçirdikten sonra muhtemelen Doğu Karadeniz’deki sondaj ile ilgili sismik araştırmaları yeniden başlatacaklar. Yaklaşık 45 gün gemiyi burada misafir edeceğiz. Trabzon’umuz için ülkemiz için hayırlı bir işe destek vermiş olacağız” dedi. "İnşallah Karadeniz’de petrolü bulacağız" Karadeniz’de petrol bulacaklarını belirten Ermiş, “Fatsa taraflarında, yani Orta Karadeniz’de araştırmalarını tamamladıklarını biliyoruz. Doğu Karadeniz kısmında da geçmişte 2011 yılında Sürmene açıklarında TPAO kendi imkanlarıyla bir araştırma yapmıştı. Basından, kamuoyundan takip ettiğim kadarıyla Rize taraflarında bu araştırma sürdürülecek. İnancım şudur ki; inşallah doğalgazdan sonra Karadeniz’de petrolü de bulacağımız hissiyatı var. Çünkü 2011’de yapılan sondajlarda o dönemde 3 bin 500 metrelere kadar inilmişti. Şimdi yeni Abdülhamit Han sondaj gemisinin 12 bin metrelere kadar indiği ifade ediliyor. Azerbaycan’da petrol var, Romanya’da petrol var, neden bu havzada olmasın diye bu soruyu da sormadan edemiyoruz. İnşallah Karadeniz’de petrolü bulacağız” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin