Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burak Akyüz tarafından yürütülen proje ile Türkiye’nin ilk yerli ve milli klonal kestane anaçları elde edilecek. Kestanenin klonal olarak çoğaltılmasıyla bitkiler tohum ile çoğaltılmak zorunda kalmayacak. Bu tohumlar iç pazarda, satış amacıyla kullanılabilecek.
’Klonal Kestane Anaç Adaylarının Klasik ve Yeni Nesil Tekniklerle In Vitro Çoğaltımı’ isimli bir proje yapan Dr. Öğr. Üyesi Burak Akyüz, proje ekibi Prof. Dr. Ümit Serdar, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü ile birlikte köklenmesi zor olan kestane bitkisinin, yeni nesil teknikler kullanarak doku kültürü yöntemi ile köklendirilmesi ve böylece Türkiye’nin ilk yerli ve milli klonal kestane anaçlarının çoğaltılmasını hedefledi.
Proje hakkında bilgi veren Akyüz, “Özellikle kestane olmak üzere sert kabuklu türlerinde çalışmalar yapıyoruz. Kestane özellikle tohumdan çoğaltılan bir meyve türüdür. Tohumun üzerine aşılama yapılıyor. Ancak bu durumda hem sattığımız tohumu toprağa gömmüş oluyoruz hem de genetik bir açılma oluyor. Tohumdan çıkan bitkiler bire bir aynı bitkileri vermemiş oluyor. Bu yüzden biz aynı klon olan anaçlara ihtiyaç duyuyoruz. Proje kapsamında klonal olarak kestaneye çoğaltmayı hedefledik. Bu çalışma ile ilk yerli ve milli anaçlarımızı elde etmeyi hedefledik. Proje kapsamında 3 dönem aşılar yapıldı. Gençleştirme uygulamasıyla aşılar yapıldı. Doğal haliyle köklenmeyen bir meyve türüdür. Bu amaçla biz bunlara daha genç dokulara aşılayarak nasıl köklendiririz, bunu hedefledik. Çimlenmiş tohuma aşılar yaptık. Buradan elde ettiğimiz sürgünleri laboratuvar ortamında doku kültürüne alarak çoğalma katsayılarını tespit etmeye çalıştık. Hangi aşamada daha iyi köklenme olacak bunu belirlemeye çalışıyoruz. Yerli ve milli ilk kestane klon anaçlarımızı elde etmeyi hedefledik. Bu çalışmada ’Akyüz’ ve ’Macit55’ kestane çeşitlerini kullandık. Akyüz çeşidinde şu an çok başarılıyız. Biyoreaktör dediğimiz yeni nesil sistemlerde test ettik ve oradan köklenmiş bitkilerimizi elde ettik. Buradan elde ettiğimiz bitkileri sera ortamında şaşırttık. Daha sonrasında buradaki bitkileri arazi şartlarında şaşırtarak ana bitki damızlığımızı kurmayı hedefliyoruz. Yerli ve milli anaçlarının sayısı arttırmayı hedefliyoruz” dedi.


Türkiye’nin ilk yerli ve milli klonal kestane anaçları geliyor
Milletvekili Şahin: “En büyük gücümüz kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademizdir”
AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, AK Parti’nin 25 yıllık siyasi başarısının temelinde birlik, beraberlik, tevazu ve vatandaşla kurulan güçlü bağın bulunduğunu söyledi.
Parti teşkilatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Şahin, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana milletle iç içe bir siyaset anlayışı benimsediğini belirterek, vatandaşlarla kurulan samimi ilişkinin partinin en önemli gücü olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde teşkilatların her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu 25 yıllık süreç içerisinde halkımızın bize yönelik ortaya koymuş olduğu teveccüh açısından sarsılmaz sırrın şu olduğu kanaatindeyim; vatandaşımıza başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere teşkilatlarımızla birlikte kapımızı sürekli açık tuttuk” dedi.
Hiç kimseye kibirle yaklaşmadıklarını ve tevazu anlayışıyla hareket etmeye gayret ettiklerini belirten Şahin, teşkilat yapısındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Muhalefet partilerinde yaşanan iç tartışmalara da değinen Şahin, “Aramızdaki uhuvveti koruduk. Muhalefetin bugün içerisine düştüğü tabloya baktığımızda, bizim en büyük gücümüzün muhabbetimiz, kardeşliğimiz ve meseleleri suhuletle çözebilme irademiz olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
AK Parti teşkilatlarının en zorlu dönemlerde dahi çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü kaydeden Şahin, il ve ilçe danışma toplantılarının yanı sıra büyükşehirlerde mahalle danışma toplantılarının da düzenli olarak gerçekleştirildiğini söyledi.
Şahin, teşkilatların başarısının temelinde manevi motivasyonun bulunduğunu belirterek, “Sarsılmaz sırrımızın bu manevi motivasyon olduğunu düşünüyorum. Hele hele Karabük’te şimdiye kadar ortaya koyduğumuz başarıların en büyük pay sahibinin de bu anlayış olduğu kanaatindeyim” diye konuştu.

