Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Eylül, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türkiye’nin ilk kenevir fabrikası 40 yıl sonra yeniden üretimde

Türkiye’nin yüzde 100 kenevirden iplik üretimi gerçekleştiren tek tesisi olan Amasya’daki Gümüşhacıköy Kenevir Fabrikası, 40 yıl sonra devletin desteğiyle yeniden ayağa kaldırılarak faaliyete başladı. Pas tutup üzerlerini örümcek ağı saran tesisteki İtalyan marka makineler elden geçirilip Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’ndan (OKA) sağlanan kaynakla ekonomiye kazandırıldı.

Dönemin en modern tekstil makineleri şalter kapatmıştı
1970 yılında faaliyete başlayan Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi el işçiliği ile kenevir ürünleri üretirken işleri büyüterek 1984 yılında kenevir elyafından ip üretmek amacıyla bir fabrika kurdu. Dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanının da katıldığı törenle açılan fabrikanın ihtiyaç duyduğu kenevir, Vezirköprü, Hamamözü, Merzifon ve Gümüşhacıköy’den tedarik ediliyordu. Yörede ekili kenevirlerin işlenmesiyle ilk yıllar adından söz ettiren tesiste yüzden fazla kişi istihdam edildi. Ancak sonrasında ham maddenin azalması ve sermayesinin yetersizliği nedeniyle kapısına kilit vurulan fabrikada dönemin en moderni olarak gösterilen tekstil makineleri de şalter kapattı. Yer yer pas tutan makineleri örümcek ağları da sardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri umutlandırdı
Aradan geçen yıllarda girişimlerinin sonuçsuz kalması sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir üretiminin desteklenmesine yönelik sözleriyle umutlanıp cesaretlerini toplayan Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi üyelerinin hayalleri tekrardan yeşerdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından yürütülen 2022 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) ile kooperatife 2 milyon 775 bin TL bütçeli proje desteği sağlandı. Unutulmaya Yüz Tutmuş Kenevir Yetiştiriciliğinin ve Sanayisinin Canlandırılması Projesi kapsamında gerekli tadilatların yapılması ve makinelerin modernize edilmesiyle tesis tekrar aktif hale getirildi.

Çiftçilerin sözleşmeli kenevir tarımına yönlendirilmesi amaçlanıyor
Güncel rakamla toplam bütçesi yaklaşık 7 milyon TL’yi bulan projenin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla İSO 500 içerisinde yer alan bir tekstil firması projeye dahil edildi. Proje kapsamında Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından köylerde kenevir üretimi konusunda verilen eğitimlerle çiftçilerin sözleşmeli kenevir tarımına yönlendirilmesi de amaçlanıyor. Eğitimlerde tekstil, tıp, kozmetik, savunma sanayi ve gıda gibi alanlarda kullanılan kenevirin önemine de işaret ediliyor.

Tesisi ayağa kaldırmak zor oldu
Yörede 40 yıl sonra yeniden kenevir hasadına başladıklarını belirten 287 üyeli Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi’nin başkanı Ümüt Yetişir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir üretiminin desteklenmesine yönelik sözlerinin kendilerini cesaretlendirdiğini belirtti. Bölge çiftçisi tarafından sözleşmeli olarak üretilen kenevirin tamamının satın alınarak fabrikada kenevir ipine dönüştürüldüğüne değinen MEM Tekstil Teknik Müdürü Ahmet Oruç, “Her tarafı örümcek ağı saran tesisin ayağa kaldırılması çok zordu. Ancak şu an bütün makineler çalışır vaziyette. Deneme üretimlerimiz de devam ediyor. İnşallah her geçen gün daha iyi olacak” diye konuştu.

Samsun ve Amasya merkezli bölgede kenevir ekosistemi kuruluyor
Kenevir üretiminin yaygınlaşmaya başladığı bölgeye yeni yatırımcılar da geliyor. OKA koordinasyonunda bölgeye kazandırılan yaklaşık 30 milyon Avro’luk yatırımlar sayesinde kenevir konusunda tohum ıslahından entegre işleme tesisine, Ar-Ge merkezinden sözleşmeli çiftçilik uygulamalarına kadar kenevir ekimi yapılan Samsun ve Amasya merkezli olmak üzere bölgede bir kenevir ekosistemi kuruluyor. Bölgede 2020 yılında 14 dekarlık alanda yapılan kenevir üretiminin 2023 yılında bin758 dekara yükseldiği bildirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ocak, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN, Uluslararası Akademik Vizyonuyla Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanan "EK-46 2023-2025 Yurt İçi" verilerine göre, en yüksek başvuru yapan üniversiteler arasında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. BEUN’un bu listede bulunması, üniversitenin uluslararası akademik gücünü, nitelikli insan kaynağına verdiği önemi ve stratejik gelişim vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.
Yükseköğretim Kurulu tarafından uygulanan EK-46 maddesinin "EK-46 2023-2025 Yurt İçi" verilerine göre; Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi gibi Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarının yer aldığı listede BEUN’un da bulunması; üniversitenin bilimsel üretim gücü, araştırma odaklı yaklaşımı ve küresel akademik dinamizmi açısından dikkat çekici bir gösterge oldu.
EK-46 Programı, uluslararası yükseköğretim kurumlarında, Ar-Ge merkezlerinde ve sektörde başarıyla çalışan doktora derecesine sahip araştırmacıların üniversitelerde kısmi zamanlı görev almasına imkân tanıyarak, yükseköğretimde nitelikli insan kaynağı ile güçlü akademik kadroyu buluşturuyor. Günümüzde üniversitelerin ürettiği etkinin, kurumsal kapasitenin ötesinde, akademi, sektör ve uluslararası araştırma ekosistemleriyle kurulan nitelikli ilişkilerle ölçüldüğünü vurgulayan uzmanlar, EK-46 Programı’nın bu ihtiyaçlara doğrudan cevap verdiğini belirtiyor.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi:
"Üniversitemizin EK-46 Programı’na gösterdiği yüksek ilgi, hem akademik gücümüzün hem de ulusal ve uluslararası iş birliklerindeki vizyonumuzun açık bir göstergesidir. Bu kapsamda tıptan diş hekimliğe, fen bilimlerinden turizm ve sağlık bilimlerine kadar birçok alanda BEUN’a EK-46 kapsamında dahil olan akademisyenler, üniversitemizde uluslararası akademik kültürün ön plana çıkmasına önemli katkılar sağlamaktadır. BEUN olarak, alanında yetkin ve uluslararası deneyime sahip akademisyenlerle öğrencilerimizi buluşturmayı çok önemsiyoruz. Bu tür akademik iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz, farklı kültürel ve bilimsel bakış açılarıyla tanışma fırsatı buluyor; yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda araştırma kültürü, klinik tecrübe ve yenilikçi bilim anlayışıyla da yetişiyorlar. Nitekim alanında uluslararası düzeyde tanınırlığı olan akademisyenlerimizle öğrencilerimizi bir araya getirmek, onların hem akademik hem de profesyonel gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle bu süreçte bizlere her daim destek olan başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere, değerli YÖK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Üniversitemize katılan kıymetli hocalarımıza sundukları katkılardan dolayı tekrar canı gönülden teşekkür ediyor, sevgili öğrencilerimize üstün başarılar diliyorum. BEUN olarak eğitim ve araştırmada kaliteyi, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin