blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türkiye, yat üretiminde dünya sıralamasında üst sıralarda

Ülkemizde üretilen yatlar dünya sıralamasında üst sıraları zorluyor.
Trabzon’un Of ilçesinde inşa edilen 22 metrelik iki yat, tersaneden iki tıra yüklenerek yaklaşık 1 kilometrelik mesafenin ardından Of limanında denize indirildi. Yatlar, İstanbul Boğazı’nda turistik amaçlı hizmet vereceği belirtildi.
Yatların tersaneden tırlarla yüklenmesi ve denize indirilme işlemi bir günü bulurken, yaklaşık 1 kilometrelik yolculuğu ise 5 dakika sürdü.
Trabzon’un Of ilçesi Kıyıcık mevkiinde, Hayrat yolu üzerinde gemi, tekne ve deniz araçları imalatı yapan Zafer Dinç, bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, yaptıkları iki adet yatın İstanbul’da hizmet vereceğini belirtti.
Üretimi talep doğrultusunda yaptıklarını vurgulayan Dinç, "Yatları İstanbul’da gezinti teknesi olarak kullanılmak üzere tasarladık ve bu doğrultuda imalatını yaptık. Buradan denize doğrudan bağlantımız olmadığı için tekneleri karayoluyla taşıyıp vinç yardımıyla denize indirdik. Bu bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişi var. Bunu sadece Of için söylemiyorum; bu işin merkezi Sürmene’dir. Bizim de bu alanda tecrübemiz ve işçiliğimiz iyi. Talep doğrultusunda üretim yapıyoruz. Kimi müşteri iç donanımı kendisi yapmak istiyor, kimi müşteri ise anahtar teslimi tercih ediyor" dedi.

"Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız"
Yat işletmecilerinden Gürkan Dayıoğlu yat üretimi bakımından dünyada üst sıralarda yer aldıklarını belirterek, "Yatları sıfırdan yaptırdık. İnce işçiliklerini biz üstlendik, dolayısıyla oldukça emek harcadık. Sonuç çok güzel oldu ve emeğimizin karşılığını aldık. İstanbul Beykoz’dan geliyoruz. Burayı tercih etmemizin nedeni işçiliğin kaliteli olması. Tekneler İstanbul Boğazı’nda turistik amaçlı çalışacak ve turizm sektörüne hizmet edecek. Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız. Teknelerimiz 22 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde. Her biri dört kamaralı, çift makineli ve full donanımlı. Teknelerde 50 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyoruz. Denize indirme işlemi riskliydi ama biz Karadenizli olarak riski severiz. Çift tırla iki tekneyi peş peşe deniz kenarına getirdik ve vinç yardımıyla denize indirdik. Tırlara yükleme işlemi bir gün sürdü ve oldukça riskliydi. Tersaneden tırlara yükleme ve denize indirme süreci bir gün sürdü. Ortalama bir kilometreyi beş dakikada katettik. Ekip son derece profesyoneldi" diye konuştu.

Teknelerin yapımları 1 yıl sürdü
Yat işletmecilerinden Sefa Zengin de teknelerin yaklaşık bir yıllık çalışma sonucunda tamamlandığını belirterek, "Teknelerimiz tam donanımlı şekilde yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlandı. Trabzon’u tercih etmemizin nedeni ustalarının son derece maharetli olması. İşçiliklerini adeta sanatsal bir şekilde yapıyorlar. Tekne ve yat yapımında Türkiye dünyada beşinci sırada ve gittikçe de yükseliyor. Trabzon’un bu alandaki başarısı gerçekten çok farklı. Genellikle balıkçı tekneleri yapılıyor ancak farklı tekne türleriyle de üretim geniş bir alana yayılıyor. Buradan İstanbul’a gitmemiz hava şartlarına bağlı. Havanın durumuna göre yolculuk 3-4 gün sürüyor" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
11 Ocak, 2026 12:20 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BU ÇOCUKLAR BUNUN İÇİN Mİ ÜNİVERSİTE BİTİRDİ?

Bir ülkenin yetişmiş insan kaynakları ancak bu kadar heba edilir. Gençlerimiz hayalini kurdukları, bin bir zorlukla eğitimini aldıkları meslekleri yapmak yerine, akıllarından dahi geçirmedikleri işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Üniversite mezunu kasiyerler, kuryeler, garsonlar, tezgahtarlar, güvenlikçiler…
Bu işleri bulamayanlar ise üniversiteli işsizler ordusuna katılıp mutsuz ve perişan bir yaşam mücadelesi veriyor.
Geçtiğimiz Aralık ayında İşKur aracılığıyla 49 bin 826 si erkek, 32 bin 166 si kadın olmak üzere 81 bin 892 işe yerleştirme gerçekleşmiş. 2025 yılı tamamında 1 milyon 878 bin 405 kişi İşkur aracılığıyla iş bulmuş.

İşkur tarafından işe yerleştirilenlerin 296 bin 926 si üniversite mezunu. En fazla işe yerleştirme sanayi sektöründe imalat alanında olmuş. En fazla istihdam sırasıyla Güvenlik, Turizm Otelcilik elemanı ve Reyon Görevlisi mesleklerine olmuş.
Kendi çabalarıyla Kuryelik, Garsonluk ve Kasiyerlik gibi işlere yerleşenlerin sayısı ise çok daha fazla.

Geçtiğimiz yıl basına yansıyan bir haber vardı. Ankara Büyük Şehir Belediyesi sınavla 133 zabıta alacağını duyurmuştu. Zabıtalık için başvuranlar arasında; Hukuk, Siyasal Bilgiler, Uluslararası ilişkiler, Kamu Yönetimi, Bilişim Sistemleri mezunları, Mühendisler, Öğretmenler, Fizyoterapistler vardı. Daha ilk gün, 26 gazeteci, 1464 öğretmen, 48 mimar, 3 uçak motor uzmanı, 796 mühendis, 179 maliyeci, 100 hukukçu, 78 psikolog, 10 kimyager, 6 fizikçi 30 veteriner, 37 hemşire, zabıta olmak için başvurmuştu.

Bu tablo, insan kaynaklarımızın nasıl heba edildiğini, durumun vahametini gösteriyor. Her ile bir üniversite politikası ile geldiğimiz nokta budur. Plansız, programsız bir şekilde; ülke ihtiyaçlarını gözetmeden, nitelik yerine niceliği önceliklemenin sonucu budur. Türkiye'de her yıl yaklaşık 1 milyon genç üniversiteden mezun oluyor. Ancak üniversite mezunlarına istihdam yaratmakta zorlanıyoruz. OECD'nin verilerine göre, ülkemizde 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 31.1'i ne eğitimde nede istihdamda yer alıyor. Üniversite mezunlarının işsizlik oranında Türkiye yüzde 33.1 ile Avrupa'da sonuncu oldu.

Üniversite açmaktan daha önemlisi üniversite mezunlarını istihdam edebilmektir. Ülkenin ihtiyacı kadar mezun vermek yerine, plansız, programsız bir şekilde mezun verildiğinde sokaklar üniversite mezunu mutsuz insanlar ile doluyor. Gençlerimiz meslek sahibi olabilmek umuduyla büyük hayallerle yüksek öğrenim görüyor. Aileleri onları okutabilmek için çok büyük maddi sıkıntıların içine giriyor. Sonuç ise tam bir hüsran. Garsonluk yapan mühendisler, kuryelik yapan öğretmenler, asgari ücrete razı olan milyonlarca üniversite mezunu genç…

Eserinizle ne kadar övunseniz azdır!
Sorumluluk makamında olan zat-ı muhteremler, sizleri ayakta alkışlıyorum!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.